
SEÇİM VE İTTİFAKLAR…
18 Eylül 2026 00:09:14
Muhalefet, karşı/aykırı anlamına gelen Arapça bir sözcük.
Buradan bakıldığında siyasi muhalefet deyimi, iktidara karşı olanları anlatıyor.
Buna göre bizim siyasi iktidarın destekçisi MHP, muhalefet partisi değil.
Muhalefet partisi konumunda oldukları halde AKP’nin yanında saf tutan diğer partiler için de aynı söz söylenebilir.
Şu sıralar gündemin kıyısında-köşesinde seçimlerin yanısıra, ona koşut olarak kimin kiminle seçim ittifakı yapabileceği tartışılıyor.
Her hikayenin olduğu gibi ittifakların da iki tarafı vardır. Büyük olan, ya da iktidarı hedefleyen taraftır. diğerinin ise böyle bir iddiası yoktur. Onun derdi meclis çatısı altında temsil edilmektir. Bu yüzden ittifak yapanlar arasında ilkesel değil, bireysel talepler belirleyici olur. Büyük ile ittifak yapan diğer parti barajın üstünde görülen bir parti ise işin içine sosyo ekonomik ve politik talepler de girer. Ayrıca yönetimden pay istenir. Böyle şeyler için saklı protokoller imzalandığı da olur.
Eğer iktidara oynayan parti, etnik ağırlıklı bir parti ile ittifakyapıyorsa, talepler içinde etnik talepler de yeralabilir.
Şu sıralar gözler hem seçim tarihinde ve hem de olası ittifaklarda…
Cumhurbaşkanlığı başdanışmanı Uçum dün bir açıklama yaparak seçimlerin 2028 Nisan ayında olacağını söyledi. Ama 2027 bütçesinin de seçim yapmaya elverişli bir bütçe olacağının altını çizdi. Türkçesi, “uygun görürsek 2027 ilkbaharında da seçim yapabiliriz” dedi.
Bir yıldır ben de 2027 Nisan’ı üzerinde duruyorum. Ama seçimin hangi yıl yapılacağına bölgesel savaşların etkili olacağını düşünüyorum öte yandan. Savaşların yayılıp şiddetlenmesi bölgesel ekonomileri, o da siyasi pozisyonları belirler çünkü.
Seçim ittifaklarına doru yaklaşmak için şu sorulara yanıtlar aramamız gerekiyor:
AKP dışındaki İslamcı partiler seimde AKP’ye destek olurlar mı ?
Biliyorum, bu genel bir soru. Şöyle sormak daha gerçekçi olacak:
AKP dışındaki İslamcı partiler Başkanlık seçiminde Erdoğan’ı destekler mi ?
Teorikman öyle olması gerekiyor, ama öyle olmayabilir de. Bu partilerin ittifak içinde olmaları için milletvekilliği taleplerinden hükümet üyeliği taleplerine kadar birçok isteklerinin karşılanması gerekiyor.
Aynı şey başa oynayacağı tahmin edilen Yeni Parti için de sözkonusu olacak. Milliyetçiler ve kendi solu ile yapacağı itifak görüşmelerinde benzeri taleplerle karşılaşacak.
En önemli soru da şu:
Kürtlerimiz kime destek olacak ?
DEM’in baraj civarında (%7) bir oyu var, barajı yine geçmesi bekleniyor. Bu yüzden iktidara oynayanlardan en yüksek talep ondan gelecek. Büyük bir olasılıkla bu kez hükümette yer almak isteyecekler.
Peki DEM kime yakın ?
Teorik olarak PKK sürecini birlikte yürüttüğü Edoğan’a daha yakın. DEM, ilk urda ola ki kendi adayını çıkartacak, ikinci turda Erdoğan’ı destekleyecek. Diğer muhafazakar partilerin de katılımıyla Erdoğan bu seçimde de kazanabilecek bir konumda olacak.
Yeni Pari’nin adayı kim olur belli değil, ama bence Özel daha önde gibi. Ama Mansur Yavaş’ın şu sıralar alacağı bir karar durumu değiştirebilir de. Yeni Parti’nin şansı adayını belirledikten sonra netleşecek, bence yüksek olacak.
AKP ile MHP’nin tüm umudu, Erdoğan’ın yeniden aday olması. Uçum, dün yaptığı açıklamada, Erdoğan’ın siyasi adaylığının kesinleştiğini, sırada hukuki sürecin tamamlanması olduğunu söyledi. “Meclisteki hiçbir parti Erdoğan’ın adaylığına karış çıkamaz” diyerek gövde gösterisi de yaptı.
Erdoğan’ın adaylığı meclis kararıyla mı olur, anayasa değişikliğiyle mi yoksa seçim bir ay erkene alınıp görevin tamamlanmadığı gerekçesine sığınarak mı olur, bilemem.
Ama bu da ta baştan beri Erdoğan’ın aday olmasını istiyorum. Çünkü Erdoğan sandıkta yenilmeden temsil ettiği akım da yenilmiş olmaz, sadece bir seçim yitirmiş olur.
Güzelim ülkemizi özellikle jeopolitik kurumu nedeniyle riskli yıllar bekliyor. Ortadoğu’yu yangın yerine çevirecek koşullar hızla olgunlaşıyor. Körfezi içine alacak bir savaşın dışında kalma olasılığı da gitgide küçülüyor.
Bu gerçeği bütünüyle özümsemiş ve çıkış yollarını şimdiden düşünmüş bir iktidara ihtiyacımız var. Artık seçimler bir iç-sorun olmaktan çıktı bölgemiz için, bölgesel bir soruna da dönüştü.
Tam bağımsızlık ilkesine sımsıkı sarılmış, bunun için her şeyi yapabilecek cesur bir iktidara ihtiyacımız var. Önce bu ! Demokrasi de buna bağlı, ekonomi de buna bağlı…
Kendi göbeğini kendisi kesen bir Türkiye yaratmak zorundayız. Şöyle böyle 70 yıldır süren Batı sultasının bize bir şey vermediğini, tam tersi çok şey aldığını görmeliyiz artık !
Seçimlere bir de bu pencereden bakalım diyorum…
ÖZDAĞ’IN TABELA HASSASİYETİ !
Zafer Partisi lideri Özdağ, doğu illerinde ki Kürtçe tabelaların kaldırılması için suç duyurusunda bulunmuş…
Özdağ’ın hassasiyetini milliyetçi kimliğine veriyor, olabilir diyoruz.
İyi ama, benim oturduğum ilçede bile ticaretlerin tabelalarının yarıdan çoğu İngilizce veya İngilizce kırması Tarzanca !
Başta Özdağ olmak üzere milliyetçilerimiz buna niçin karşı değiller !..
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








