
KRİTİK SÜREÇ !
25 Agustos 2026 00:09:41
Çerçeve yasanın yaşama geçmesi sürecine anayasa değişikliği ile gelecek seçimin temel ittifak politikaları da“konuk” (!) olur mu ?
Şöyle de söyleyebilirim:
Çerçeve yasasının yaşama geçmesi ve bazı yasalarla içinin doldurulması süreci, anayasa değişikliği ile seçim ittifaklarına da konu olur mu ?
Zaten öyle ! Çerçeve yasanın uygulanması süreci kendi içinde kaçınılmaz olarak bu tür hesapları da taşıyacak. Esas hedef 5-6 milyon arasında oynayan Kürt oylarının AKP’ye akısını sağlamak, olmazsa en azından nötrleştirmek, yahut Yeni Parti ile bir şekilde aynı kulvara girmesini önlemek…
Bu konuda iktidar teorikman daha şanslı. Çünkü PKK’nın tasfiyesi sürecini birlikte götürüyorlar; çerçevenin içini de birlikte dolduracaklar. Bu da yeni bir anayasa yapmakla gerçekleşecek.
Saygı Öztürk’ün kendi kitabından yaptığı alıntılarla Apo’yu anlattığı bir yazısını okudum Sözcü’de. O yazıda anlatıldığına göre, Apo, Marksizm’den koptuğu 1990’lı yılların başlarından bu yana adeta bir nedamet dönemi yaşıyormuş. Silahlı eylemlere, Kürtcülüğe, Türkiye’nin bir şekilde bölünmesine karşıymış. Her fırsatta Türk bayrağını öpüyormuş filân…
Apo’nın Kenya’da yakalanıp Türkiye’ye getirildiği günleri anımsıyorum. Türkleri sevdiğini, anasının Türk olduğunu, bir hizmet varsa yapacağını, mutlaka bir hizmetin olması gerektiğini ağlayarak söylüyordu… O zamanlar Türkiye’de idam cezası vardı, Apo acele bir yargılama ile tan-tuna gidebilirdi. Yalakalık yapıp kelleyi kurtarmaya çalışıyordu.
O tarihlerde Türkiye’yi yönetenler doğru bir karar alarak Apo’yu asmamışlardı. Apo, her zaman kullanılabilir bir kişilikti çünkü. Böyleleri her zaman işe yarardı… Hele ki bir terör örgütünün kurucu lideri ise…
Öyle de olmadı mıydı ?
Politika pragmatizmle iç-içe geçmiş bir terimdir. İçerde veya dışarda, ülkeler ve iktidarlar önemli kararlar alırken gerçekler değil, kısa vadede faydacılığı öne alırlar.
Şu sıralar Apo’nun yeniden sahneye çıkarılmasının esas nedeni bu. Apo, PKK tümüyle tasfiye edilinceye kadar bir şekilde kullanılacak…
Ben bu yüzden Apo’nın tasfiye sürecinde kurullarda görev almasına karşı değilim. O bir figüran. Sahnede bir şekilde yer alıp çekip gidecek sonunda…
Peki Apo ne kadar sahada kalacak ? Oyun içinde aldığı rol PKK’nın resmen tasfiyesinin yanısıra anayasa değişikliği ile seçim ittifaklarını da kapsayacak mı ?
Büyük bir olasılıkla öyle olacak. Bu süreçte Apo, büyük bir olasılıkla muhalefete karşı da kullanılacak.
Apo artık Marksist değil… Terörden yana değil… Kürtçü değil… Türkiye’nin bölünmesine şiddetle karşı…
Ama öte yandan Amerikancı “ekolojik Sol’dan aldığı feyz ile İmralı’da teorik çalışmalar yapıyor, köy komünleri ile güçlendirilip belediyelere dayalı yeni bir toplumsal model geliştirmeye çalışıyor. Bir tür federatif sistemi !
DEM yöneticileri yakayı Apo’ya kaptırmış görünüyorlar. Onun fantezilerini yaşama geçirmek için Türkiye gerçeğini ıskalayan avanturist bir çizgiye kayarlarsa kaş yapayım derken göz çıkartmış olurlar !
Güzelim ülkemizi bir şekilde bölecek her türlü değişikliği herkes karşısında almalıdır.
Türkiye askeri bakımdan güçlü bir Ortadoğu ülkesi olma yolunda… Onu DEM’in ve Apo’nun fantezilerine kurban etmeyelim !
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








