
YAŞASIN CUMHURİYET !
29 Ekim 2026 00:26:04
Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşunun 103. yılındayız.
Bizim cumhuriyetimizin benzerlerinden çok önemli bir farkı vardır. Bizim cumhuriyetimiz, tarihin zafere ulaşmış ilk milli kurtuluş savaşı sonrası, onu temel alarak kuruldu. Bir başka deyişle milli devrimi…
Milli devrim yıkılıp parçalanan Osmanlı’nın enkazından çıktı. Feodal Osmanlı gitti, yerine milli demokratik cumhuriyet geldi.
Feodalizmden bir sonraki tarihsel ve toplumsal aşama demokrasidir. Demokrasi derken çok partili rejimi değil onu da yaratan kapitalizmi kastediyorum.
Milli kurtuluş savaşının cumhuriyetle taçlanması, Türklerin tarihlerinde kurdukları son devlet ile millet haline gelmelerinin de tarihsel dönemecidir. Türkiye cumhuriyetini Türk çoğunluk kurdu. Bu yüzden de cumhuriyetimiz Türkiye adını taşıyor. Türkiye cumhuriyeti bir milli/ulus devlettir.
Millet, tarihsel bir kategoridir. Toplumların gelişim-değişim tarihinin dördüncü aşamasıdır. Bu toplumsal sistemin adı da kapitalizmdir.
Osmanlı feodal bir devletti, ulus-devlet değildi. Yani millet olmanın beş temel şartı olan toprak, dil, kültür, bütünleşmiş pazar ve ruhi şekillerimize dayanıyordu.
Milliyetçi fanatizmin Türkiye cumhuriyetini Osmanlı’dan bağımsız bir olay olarak değerlendirmesi yanlıştır. Tarih, toplumsal anlamda bir kategoriler zincirinin halkalarından oluşur. Osmanlı olmasıydı, Türkiye cumhuriyeti gökten zembille düşmezdi. Cumhuriyet, Osmanlı’nın içinden Osmanlı Türklerinin demokratik karakterdeki devrimi olarak çıktı. Osmanlı da bizimdir Selçuklular da bizimdir, ondan önceki Türk devletleri de…
Her toplumsal sistem bir öncekini yadsıyarak varolur. Bu, Türk devrimi için de doğrudur. Cumhuriyet, Osmanlı toplumsal sistemini ya da feodalizmi yadsıyarak varoldu. Ama bu tarihimizi de yadsımak anlamına gelmez. Tarih, toplumsal sistemlerin tümünü içine alır çünkü.
“Tarihten önce vardık tarihten sonra varız” dizeleri milliyetçi romantizmin ürünüdür, ama bilimsel değildir.
Kısaca, cumhuriyeti Osmanlı’nın karşısına koymak ne kadar yanlışsa, Osmanlı’yı idealize edip cumhuriyeti karşıya almak o kadar yanlış ve bilim dışıdır.
Tarih nehrini geriye akıtamazsınız. Kapitalist üretim ilişkilerinin egemen olduğu bir toplumu bir önceki toplumsal sisteme döndürmek imkansızdır. Yani Ormanlıyı yeniden kurmak bir hayaldir. Rejimler geçici süreler için geriye doğru dönüştürülebilir, ama toplumsal sistemler dönüştürülemez.
Aslında cumhuriyetimiz 103. yılında tartışılan bu değil artık. Tartışılan ulus-devleti düal/ikli bir yapıya dönüştürmek isteyenlerin dayatmalarıdır bugün.
Böyle bir çaba var. Ulus-devletin bölünmesi çabası yahut ! Bugünkü temel sorunumuz bu ! Kürtlerimizin iki toplumlu Türkiye dayatmaları ve bunu anayasaya da sokmak istemeleri, gerçekleşmesi halinde ulus-devletin ve Türkiye cumhuriyetinin geleceğini karartır.
Şöyle bağlayacağım:
Osmanlı-cumhuriyetçi ayrımcılığı, en az Türk-Kürt ayrımcılığı kadar yanlıştır. Ve yapay bir ayrımcılıktır. Türkiye cumhuriyeti, tüm etnik toplulukları ile bir bütündür ve bütün kalmalıdır.
Bu paradigmal yaklaşımla bilinen sloganı tekrarlayacağım:
Yaşasın cumhuriyet !..
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








