
ATEŞNEFES
26 Ekim 2026 00:07:13
Babam Ahmet Naim ile ilk kez kömür ocağına girişimi anımsıyorum. 7-8 yaşlarındaydım.
Yanımızda bize rerberlik yapan bir maden mühendisi vardı. Gelik’teki tepelere at sırtında çıkmıştık, başka yol yoktu.
Daha sonraki yıllarda da ocaklara girdiğim olmuştu, ama o ilk girişim, iki olay nedeniyle bende iz bıraktı. Birinci olay, süvarisinin hafif olduğunu duyumsayan atımın şaha kalkarak beni üzerinden atmak istemesiydi, düşmekten zor kurtulmuştum.
İkinci sürpriz ise tam ocağa girerken grizu alarmı verilmesi olmuştu. Ama yine de ana galeride epeyce yürümüştük.
Babamın Ateşnefes ismindeki hikaye kitabına adını veren hikaye bir maden ocağındaki grizu patlamasını anlatır. Hikaye o tarihlerde yazılmıştı sanıyorum. Hikayenin ana teması candost iki ocak çavuşoğlundan birisinin bir grizu kazasında ölümünü ve bu acının hayatta kalan dostunda yarattığı travmatik etkileri anlatılır…
**
Dünkü yazımda Kilimli’deki grizu patlaması için görünür kaza demiştim. Bugün bunu biraz açacağım:
Grizu gazı,. Metan gazının öteki adıdır. Renksiz ve kokusuz bir gazdır, havadan hafif olduğu için kömür kazılan “ayak” ve “baca” ların tavanlarında toplanır. Gaz, kazmayla kömür kazılırken ortaya çıkar. Havalandırma tesisatı çıkan gazı ocak dışına atar. Eğer havalandırmada sorun varsa gaz birikmeye başlar. Ancak gazölçerler bunu saptayıp alarm verir. Yani bir ocakta havalandırma iyi, uyarıcı sistem de varsa gizu patlamaları yaşanmaz. Eğer patlama olursa, görünmez değil görünen kaza olur bu.
Kilimli kazası için bu nedenle görünür dedim dünkü yazımda.
Osmanlı döneminde ocaklarda havalandırma ve uyarıcı sistemler olmadığı için grizuya önlem olarak kanaryalar kullanılırmış. Kanarya kafesleri tavan bağlarına asılır ve zaman zaman içlerindeki kanaryalar kontrol edilirmiş. Kanaryalarda tuhaf hareketler, bayılma veya ölüm olursa tavanda grizu gazının biriktiği anlaşılırmış.
Osmanlı döneminde ocaklarda” grizu kovucular” varmış. Bunlar uçlarında yağlı paçavralar yanan uzun sırıklarla grizu biriktiği tahmin edilen ocaklara gider, gazı çok fazla birikmeden yerinde yakarlarmış. Gaz birikimi fazlaysa “fedai” denilen gaz kovucularından ölenler/yaralananlar olurmuş.
Kilimli kazasının sorumlusu olarak üç kişi tutuklandı. Patlamanın neden meydana geldiği bilirkişi raporuyla ortaya çıkacak. İhmal varsa sorumlular cezalandırılacak…
Neye yarar ! Üç can gitti, üç hane söndü, çoluk-çocuk ortada kaldı. Beş yaralının ikisi entübe edildi, çalışma yaşamları sonlandı…
Kazalara karşı önlemler, bir devlet işletmesi olan TTK’da daha geniştir. Nitekim çok uzun yıllardır TTK ocaklarında grizu faciası yaşanmıyor…
Bir kez daha aynı şeyi söyleyeceğim: Özel ocaklar TTK’ya entegre edilmelidir. En azından görünen kazalar yaşanmaz…
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








