
ERKEN SEÇİM İHTİYAÇ !
17 Temmuz 2026 00:33:19
Kitle hareketleri, insanlarımızın farklı nitelikte ve derinlikteki itiraz ve taleplerinin dışavurumudur.
Toplumsal itiraz da talepler üç kategoride toplanabilir:
Birinci kategoridekileri basit ekonomik itiraz ve talepler oluşturur. Patronun haksızlığına uğramış işçi eylemleri, maaşlarının yetersizliğinin giderilmesini isteyen emekli eylemleri, vb…
Bu tür eylemler, genelde ne siyasi iktidara karşıdır ve ne de kurulu toplumsal düzene…
Bu tür hareketlere siyasal terminolojide ekonomik içerikli spontane eylemler olarak adlandırılır.
İkinci kategoridekileri siyasal iktidar ile onun kurulu düzenine yapılan itiraz ve talepleri içine alır. Kurulu düzenin antidemokratik yapısı ile iktidarın yönetim üslubuna itirazlar bu kategori içindedir. İtiraz ve talepler iktidarın ve kurulu düzenin değişmesi şeklinde hedeflenir.
Bunlar siyasal/iradeci eylemlerdir.
Üçüncü kategorideki kitle hareketlerini, sosyalist/komünistlerin kapitalist toplumsal düzenin değişmesine yönelik radikal itiraz ve talepleri oluşturur.
Anarşik savrulmalara yolaçmamaları koşuluyla bunların tümü demokratik eylemlerdir. Demokrasilerde halkın itiraz hakkını değişik formlarda kullanmaları esastır. Bunun medyadaki sözel ifadesi düşünce ve ifade özgürlüğüdür.
Kitle hareketlerinin ya da toplumsal itiraz ve taleplerin çoğalması genel bir sıkıntının varlığını işaret eder.
Ortaya çıkan mesaj şu olur:
Halk kitleleri eskisi gibi yönetilmek istememektedir.
Bu alttan gelen toplumsal baskı iktidarları kaçınılmaz olarak etkiler; onlar da zaman içinde eskisi gibi yönetemez hale gelirler.
Bu sıkıntılı tablonun görece normalleşmesi için halkın hakemliğine başvurmak gerekir. Bunun adı da sandıktır/seçimdir.
Seçimin koşulları olduğu halde buna karşı çıkılırsa doğal olarak sıkıntı büyür.
Kitle hareketlerinin yoğunlaşması her iktidar için bir uyarıdır ve öyle algılanmalıdır.
Kitle hareketlerini kolluk güçleriyle bastırmaya çalışmak antidemokratik sapmalara davetiye çıkartmak anlamına gelir.
Bize geliyorum…
Türkiye’de bir erken seçimin hem objektif ve hem de sübjektif koşulları var. Bu gerçeği AKP+MHP iktidarı da net şekilde görüyor. Ancak zamanlama konusunda tereddütleri var. Çünkü olası bir seçimdeki kazanma şansları, anketlere göre, çok yüksek değil.
Bence Erdoğan aday olabilirse (ki bence olmalıdır) başkanlık seçiminde rakiplerini zorlayabilir; ama, AKP’nin milletvekili seçimlerini zorlaması olasılığı Erdoğan kadar yüksek değil.
Soru açacağım:
Peki koşullar normal seçim takvimine kadar iktidar lehine değişebilir mi ?
Bu olasılık bence zayıf bir olasılık. Buradan bakıldığında şöyle bir soru çıkıyor ortaya:
O zaman iktidar niçin erken seçim yolunu açmıyor ?
Hele hele muhalefetin, özellikle de anamuhalefetin böylesine köşeye sıkıştırıldığı koşullarda ?
Çok çok 2027 ilkbaharında gidilecek bir erken seçim hem sokağı sakinleştirir ve hem de normal seçim takvimine göre iktidarın seçim şansını yükseltebilir. Buna son şans da diyebiliriz. Zaman iktidarın lehine değil, aleyhine çalışıyor…
Muhalefete gelince…
Özellerin dışında ciddi bir muhalefet yok. Küçük partiler her zamanki gibi mecliste kalabilmek için elverişli taşıyıcılar peşinde. Kürt oyları hâlâ genel dengeyi değiştirebilecek bir konumda…
Özel’lerin kuracağı söylenen Yeni Parti Ecevit’in DSP’sinden sonra ilginç
bir deney olacak bence. Türkiye siyasetinin değişime ihtiyacı var…
Diyebilirsiniz ki peki CHP ne olacak ?
CHP, Kılıçdaroğlu gibilerin sürgit taşıyamayacağı kadar tarihsel, toplumsal ve siyasi ağırlığı olan bir partidir. Zaman içinde aslına dönecektir.
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








