
ABD İLE DOSTLUK…
08 Temmuz 2026 00:03:28
Türkiye’nin ABD ile yeniden yakınlaşması hoş birşey değil; kendi adıma kaygıyla izliyorum…
ABD, emperyalist bir ülkedir. Öteki emperyalist ülkeler gibi hegemonyacıdır.
ABD’nin dış politikasına pragmatizm egemendir. Faydacıdır yani, işine geleni doğru gelmeyeni yanlış sayar…
Emperyalizm yayılmacı ve savaş yanlısıdır. Mazlum bir ülkeyi diplomasi yoluyla kendisine bağlayamazsa öteki seçeneği silah olur.
ABD-İran savaşı en son örnektir.
Diplomasi yolu kavramı aslında bölücülük, ırkçılık ve terördür…
ABD ta 1950’li yıllardan buyana NATO’yu bu amaçlar doğrultusunda kullandı. Ülkeleri böldü, zenginliklerine el koydu, rejimlerini değiştirdi, kendisine bağlamak için her şeyi yaptı.
ABD yakın zamana kadar petrol fıkarası bir ülkeydi. NATO’yu ve İsrail’i kullanarak Ortadoğu’ya sarktı, körfez ülkelerini boğdu, kimi petrol üreticisi (örneğin Venezuela ) Latin Amerika ülkelerini şantajla “yola” getirdi, sonuçta petrol zengini bir ülkeye dönüştü.
En son İran’a saldırmasının temel nedeni petrol değildi. İran’ın nükleer silahlara sahip olmasını engellemekti. İran nükleer silahlara sahip olsa Ortadoğu’da belirleyici bir mihrak haline gelirdi.
Trump’ın çok uzak olmayan bir zaman önce Erdoğan’a çirkin mektuplar yazarken bugün yalakalık yapmasını nasıl izah etmeliyiz ?
Ben bu satırları yazarken Erdoğan- Trump görüşmesi sona ermişti. TV’lerde şu mealde altyazılar dönüyordu:
Trump: “F-35 meselesini düşüneceğiz… Dostumu bir takım yaptırımlarla boğmak olmayacak…”
Erdoğan: “5 F-35’in sözünü aldık. Hayırlı olur inşallah…”
Neyin sözünü almıştık Trump’tan sonuçta ? “Düşüneceğiz” sözünü !
Bu da bir şeydir !..
Trump ne istiyor güzelim ülkemizden ? Bizim kullanamadığımız değerli elementleri. Ayrıca savunma sanayii yatırımlarına açmak ! istiyor ülkemizi NATO için bomba filan üreteceğiz…
Bu ilk bakışta güzel bir yatırım gibi gözüküyor, ama NATO için mühimmat üreten bir ülke, NATO dışındaki ülkelerin potansiyel hedefi haline gelir. Hoş zaten sürüyle NATO üssüyle bu konumdayız zaten.
Türkiye’yi 1950’li yıllarda NATO’ya zar-zor sokan Menderes yönetimiydi. NATO, Sovyetlere karşı etkin bir kalkan olarak görülüyordu o sıralar…
Peşinden NATO üsleri geldiydi… Bu, ABD’ye siyaseten bağımlı hale gelmememizin ilk adımıydı…
Güzelim ülkemizin petrolü değerli madenleri yok, ama stratejik bakımdan Ortadoğu’nun en önemli ülkesiyiz hâlâ.
ABD yeni dünya düzeninde Türkiye’nin yörüngesinde kalmasını istiyor bu yüzden… Sonuçta kendi çıkarını düşünüyor.
Türkiye Cumhuriyeti, tam bağımsızlık ilkesi temelinde varoldu. Bu ilkeden taviz verdiğiniz oranda bağımlı hale gelirsiniz. Bağımlı bir ülkenin’se hiçbir zaman başı dik olmaz !
Güzelim ülkemiz emperyal bir ülke olan ABD sultasından kurtulmalıdır. Savunma sanayiini kendisi kurmalıdır. Destek olacağı ülkeler emperyal ülkeler olmamalıdır. Başı dik bir ülke olmanın ön koşulu budur !
ABD’nin/Trump’ın yarın ne yapacağı hiç belli olmaz !..
Son söz:
ABD ile dostluk, timsahla dostluğa benzer !..
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








