
TÜYOYU BEN VERMEDİM !
27 Mayis 2026 00:04:52
Bu köşede iki gün önce sormuştum…
MahkemeMutlak Butlan kararı ile CHP’nin 2023 yılında yapılan Kurultayını “yok” saydı. Böylece o Kurultaya CHP Genel Başkanı olarak katılan Kılıçdaroğlu CHP Genel Başkanı olarak görevine iade edildi. O kongreye CHP Parti meclisi, Yüksek Disiplin Kurulu üyesi olarak katılan kişiler nerede peki ? Onların da görevlerine iadeiçin edilmeleri gerekmiyor mu ?
Dün öğle saatlerinde TV’de haberleri izlerken ekranın altında akan bir haber özeti dikkatimi çekti. Kılıçdaroğlu yönetimi Özel ve ekibinin kazandığı Kurultaya PM ve YDK üyesi olarak katılan partililerin görevlerine iade icra dairesine başvurmuş ve olur almış.
Kendimle şakalaştım bir an:
“Tüyoyu sen mi verdin Kılıçdaroğlu’na ey Sina Çıladır ? Ayıp değil mi bu senin yaptığın ?!”
İçindeki ses şöyle yanıtladı:
“Kaygılanma Sina ! Öyle çok önemli kişilerin ne Yeni Ufuk’u ve nede senin burada yazdığın mütevazi yazılarından haberlerinin olmaları sözkonusu olamaz ! Rastlandı olmalı…”
İçim rahatladı.
Şu sıralar CHP de onu yönetecek olan Kılıçdaroğlu ve ekibi de bana göre üç yıl öncesini ışınlanmış oluyorlar !
Şu da kafama takılıyor bu arada:
CHP’nin 2023 Kurultayı Mutlak Butlan’a göre “yok” sa eğer, hiç yapılmamışsa yeni Özel ve ekibinin kazandığı yerel seçimler ne olacak ? Bu durumda yerel seçimlerin de “yok ”sayılması gerekmez mi ? YSK’ya başvurdular reddetti !
Özgür Özel dünden beri CHP’nin seçilmişler ve Atanmışlar diye iki parçaya bölündüğünü söylüyor.
Soruna demokrasinin geniş penceresinden yaklaşacak olursak bu doğru değil. Demokrasi kavramı halkla ve seçimle özdeşleşmiş bir kavramdır. Bence seçilmişler bugün de CHP’yi temsil ediyorlar.
Bölünme yok. Olsa olsa bir yol kazası bu. Ne yapılırsa yapılsın çok da uzak olmayan bir gelecekte sandığın ortaya konulmasını önleyecek bir kaza ayrıca !..
Kamuoyu araştırmacıları CHP’nin geçici görev değişimi sürecinden güçlenerek çıkacağını düşünüyorlar.
Kılıçdaroğlu’nun mahkeme kararıyla CHP’nin başına getirilmesi anamuhalefet partisini kitleler nezdinde güçlendirdi. Bilmiyorum, Kılıçdaroğlu üstlenmek zorunda bırakıldığı rolün tarihsel ve toplumsal önemini geçte olsa kavrar mı,, yoksa egosantrik bir savrulmaya mı uğrar ? Şu anki yaklaşımı ilk olasılığı pek güçlendirmiyor, ama iktidara oynayan bir partinin dizginlerini çekmenin ağır vebalini kendisi duyumsamasa da halk kitleleri ona bu gerçeği bir şekilde duyumsatacaktır. Umuyorum içinde bulunduğu durumu kendisi idrak eder…
Kılıçdaroğlu şunu anlayamıyor:
CHP onun mülkü değil. CHP adı gibi halkın partisi. Ayrıca tarihsel kimliği olan, kuruluş felsefesi tam bağımsızlık ve gerçek demokrasi ilkelerine yaslanan devrimci bir parti. Orada tutuculara yer yok. Tarihsel ve toplumsal anlamda değişimcilere yer var ancak.
Kılıçdaroğlu, misyonunu tamamlamışken, yeniden CHP’nin başına getirilmesinin sırrını çözemeyecek birisi değil. Ben ondan hâlâ umudunu kesmedim, bir siyasi labirente sokulduğu bilincine çıkacaktır.
Biliyorum, belki saflık derecesinde abartılmış bir iyi niyet bu. Ama,şunu düşünüyorum. Sonuçta Kemal Bey, kariyer hırsının etkisi altında da olsa kirli bir siyasetçi değil demode bir siyasetçi. Uyarıları dikkate alıp itildiği konumu görebilir yine de !
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








