
8 KASIM’A DOĞRU…
02 Kasim 2026 00:16:21
Milliyetçilik, millet olma bilincidir; ideoloji değildi, milli çıkarları herşeyin üstünde tutun bir duruştur.
“Önce millet” ya da “Önce Vatan” duruşu…
Biz Türkler tarihte bir sürü devlet kurduk, ama bunların hiç birisi milli devlet değildi. Tarihsel bir kategori olarak millete yaslanmıyordu çünkü.
Denilebilir ki biz Türkler, cumhuriyet devrimiyle tarihte ilk kez millet haline geldik.
Ne demekti millet olmak ?
Bağımsız bir toprak parçasında (vatan) diliyle, kültürüyle, iktisadi yaşantısıyla bir bütün oluşturmaktı. Türk milleti sözcüğün gerçek anlamıyla cumhuriyetle doğdu.
Cumhuriyetin özellikle ilk on yılı, her alanda Türk kavramını öne çıkartan bir arınma ve yeniden yapılanma dönemi oldu. İlk on yıl, yeni devletin Türk kimliğiyle ayakta kalma mücadelesine sahne oldu.
O dönemdeki soy vurgulu ona dayalı sloganların kimilerinin abartılı olması, yeniden varoluş penceresinden bakıldığında normaldir.türkiye cumhuriyeti, mili/antiemperyalist ve demokratik/antifeodal bir devrimdir.
Bizler bu en tipik örneklerini Zonguldak’ta yaşadık. Zonguldak, cumhuriyetin kuruluşundan on yıl sonraki dönemde de Fransız emperyalizminin klonileştikleri bir kent’ti.
1930’lu yıllarda da, kömür madenin 1880’li yıllarda bölgeye gelen Fransızlar ile sonradan İtalyanların elindeydi ekonomik yaşamı onlar kontrol ediyordu.
Fransız kolanisi liman üstünde kurdukları binalarda yaşıyorlardı. Yayla semtinde de bir kliseleri vardı. Kiliseye bağlı misyonerler köylerde ve madenciler arasında Hristiyan propagandası yapıyorlardı. Ayrıca kültürel etkinliklerde bulunuyorlardı. Her yıl Aralık ayında madenciliğin koruyucusu olarak bilinen Santa Barbara adına bir de maden yortusu kutlanıyordu.
Özetle, Fransız emperyalizmi cumhuriyetin 10. yılında Zonguldak’taydı hâlâ Kozlu’da da İtalyanlar…
1932 yılında kurulan ve başkanlığını H. Fehmi İmer’in yaptığı Zonguldak Halkevi, Hristiyanlıkla iç-içe geçen kültür emperyalizmine savaş açtılar. Zonguldak ve Ereğli’de uzun yıllar kutlanan Uzun Mehmet’i anma ve Kömür Bayramı, 1933’te, Santa Barbara Maden Yortusu’na kontr bir gün olarak yaratıldı.
Derken 2000’li yıllarda birileri ortaya çıktı, Uzun Mehmet’in Ereğli’de kömürü buluşu öyküsü uydurma olduğunu ileri sürdüler. Günü yaratan Halkevi komitesini “milliyetçi devletçilikle ( Faşizm şeklinde karaladılar) suçladılar. Bu antiemperyalist milli ritüelin ortadan kaldırılması için kampanya açtılar…
Zonguldak, bu “sol” görünümlü işbirlikçi retciliği göğüsleyemedi, törenleri kaldırdı. Ama Ereğli belediyesi büyük bir bilinç ışımasıyla 8 Kasım yerel bayramına sahip çıktı.
Zonguldak Halkevi, 1930’lu yıllarda 8 Kasım’ı kültür emperyalizmine karşı bir mücadele silahı olarak yaratmıştı.
Ama ne yazık ki bunu herkes göremedi !..Ağaca bakarken ormanı göremeyen çok bilmiş Doğrucu Davut’ların dargörüşlüğüne yenik düştüler !..
Yazıyı bitirirken bir not eklemek istiyorum:
Fransızların 1930’lu yıllarda Zonguldak’ta kutladığı Maden yortusuna adını veren Santa Barbara, varoluşunu kanıtlayan orijinal metinlere ulaşılamadığı için kilise takviminden çıkartıldı. Uzun Mehmet hâlâ yaşıyor ama !..
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








