
MİLLETTEN MİLLETE
31 Agustos 2026 00:10:40
Millet sözcüğü 7. Yüzyıldan bu yana farklı anlamlarda kullanılan, zaman içinde içeriği farklılaşan bir sözcüktür.
Millet, arapça topluluk/kavim anlamına geliyor. Kuran’da, ilk peygamber kabul edilen Hz. İbrahim’in yaydığı dinin çevresinde toplananlar millet olarak anılıyor. Şu ayrımla ki, İslam inancına göre, dünyaya gelen her insan gibi Hz. İbrahim de “Müslüman” olduğu için Kuran’daki tanımlama, islam topluluğu/kavmi anlamına geliyor.
Osmanlı’da sözcük farklı anlamlarda kullanılmıştır. 18. yüzyılın sonlarına kadar Kuran’daki tanımına uygun olarak Müslümanlara “ehl’el-millet” deniliyordu. 19. Yüzyılın sonlarına doğru bu tanımlama değişmiş, Müslüman olmayan (Hristiyan-yahudi) topluluklar da millet olarak anılmaya başlanmıştır.Sözcük etnik değil, dinsel anlamda kullanılıyordu.
Örneğin Osmanlı Ermenileri mezhepsel ayrımlarla millet olarak anılıyorlardı. Müslümanlar ise tek millet kabul ediliyordu…
Batı’da 18.yüzyılda başgösteren burjuva devrimleri millet kavramının içeriği de farklılaştı. Batı terminolojisinde millet kavramı, etnik bir kimlik kazandı.
Bu bizde de böyle oldu. Osmanlı’nın enkazından çıkartılan Türkiye Cumhuriyeti Batı’daki gibi millet kavramına etnik bir anlam kazandırdı. Türk Milleti deyimi Cumhuriyet devrimiyle doğdu.
Dün, Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş sürecinin başlangıç noktası olan milli kurtuluş savaşımızın zafere ulaştığı 30 Ağustos’un 104.yılını kutladık.
Cumhuriyetin kuruluşu devrimci bir süreçti. Sürecin ilk adımı milli kurtuluş savaşıydı, yahut milli devrimdi.
Milli devrim bize Sevr sözleşmesiyle yitirdiğimiz tam bağımsızlığımızı yeniden kazandırdı. Sonraki süreç, Lozan’la noktalanan yeni bir bağımsızlık süreci oldu.
Bu sürece sosyolojik bir ayrımla milli demokratik devrim süreci diyebiliriz.
Şu var ki bu bir üstyapı devrimiydi; devrim, belirli bir toplumsal düzene ya da sisteme dayanıyordu. O temel 1923’teki İzmir İktisat Kongresinde “kapitalizm” şeklinde yaratıldı, daha doğrusu kabullenildi.
Sonrasını biliyoruz…1923-1929 arasındaki kapitalistleşme sürecinin iflası ile devletçiliğe yönelme…
Milli Kurtuluş Savaşımız zafere ulaşmasaydı 100.yılını birkaç yıl geride bıraktığımız Türkiye Cumhuriyeti de olmayacaktı ! Anadolu’nun küçük bir ilinde Osmanlı belki sembolik olarak yaşatılacaktı, ama Anadolu bir bütün olarak bizim olmaktan çıkacaktı.
Günümüz Türkiye’sine bakıyorum evet içerde epeyce sorunumuz var. Ama, buna rağmen caydırıcı bir gücümüz ve saygınlığımız da var dünyada.
Bu gerçeği Cumhuriyet Devrimine borçluyuz.
Başta Gazi Mustafa Kemal olmak üzere cumhuriyeti yoktan vareden, onun için canını veren, kanını akıtan o yiğit insanları 30 Ağustos’un 104.yılında da gönülden selamlıyorum. İyi ki vardınız !..
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








