
İYİLİK AMA NASIL ? ya da ÇOK DUALI BİR ADAMIM BEN...
03 Subat 2017 01:14:11
Cumhuriyetin kitap ekinde böyle bir başlık taşıyan yazı gördüm. Hiç okumadan, ben de çağrışanları dökmek geçti içimden. O zamanlar nasıl gizliyse, şimdi de gizleyerek yazacağım. Sadece mekân belli. Zamanları bir ayrıntıdır ve doğru anımsamayabilirim diye belirtmeyeceğim
*
Mekekler köyünden Rıfat isimli bir okul arkadaşım. Üniversite -1deyim. Sirkecide Özemniyet yazıhanesi. Bilet almaya gitmiştim. Onu gördüm. Hayrola dedim. Ayağından sakatmış. Doktora gelmiş ama. Görememiş.
Ertesi gün onu aldım Şinasi Hakkı Erel (Ord.Prof.Dr.) Muayenehanesine götürdüm. Ameliyat dedi. Muayene ücretini ödedim. Ameliyat için hiç para istemedi. İyileşti. Zaman zaman görürdüm. Yaşıyor mu bilmiyorum. 0, belki bunu anlatmıştır. Ama ben hiç kimseye bunu anlatmadım...
*
Devrek Mal Müdürlüğünde çalışan biriydi. Eşi yardım istedi. İçkiden evine bakmıyordu. Her Pazar gelir Pazar parası verirdim. Nerde görse dua ederdi. Yıllar oldu görmeyeli. İş yerimi kapattığım zaman ve eşi emekli olduktan sonra hiç görmedim. Ama, belleğimde onun yuvasını kurtarmanın mutluluğu var, yetiyor bana.
Hükümet binasına girerken, bir kadın ellerime sarıldı.A yavrum ben seni göremeyon, sen nelledesin? Hani amcana kan lazım oldu da, sen Angaradan getirtmiştin. Ben onun eşiyin. Tuttuğun altın olsun, Allah sana uzun ömür versin dedi. Başlarkadı taraflarından olmalıydı
Arkadaşım rahmetli Kemal Aldıbaş aracı olmuştu. Onu saygı ve özlemle anıyorum.
*
Petrolcü bir ahbabım vardı. Babaannesi ölüm döşeğindeydi. Nasıl diye sordum geçerken: Gidici dedi. 0 gün Ankaradan gelmiştim. Yuvaköy Kavunu almıştım çocuklara. Ocak ayı olmalıydı. Canı kavun istemiş. Hemen çırağını ev göderdim, iki kavunu ulaştırdım. 0 da dua etmiş bana. Nur içinde yatsın. Üç gün sonra da hakkın rahmetine kavuşmuştu
*
İktisat Fakültesinde öğrenciyim. Sultan Ahmet Meydanıyla Cağaloğlu kavşağına yakın yerde GARAN ÇOCUK YUVASI vardı. Özellikle yetim çocuklar barınırdı. Her şeker Bayramında rahmetli babamın da isteğiydi- çocuklara giysiler alır, şeker paketleri yaptırır onlarla birkaç saat geçirirdim. Bu benim anılarımda ve belleğimde hiç unutamadığım 4-5 bayramdı. Çocukların adımı bilmeseler de beni görünce attıkları sevinç çığlıkları kulağımdadır hâlâ
*
Hayatta unutamadığım iki üzüntüm vardır. Biri Yeniceli bir Almanyalıydı. 175 bin liraya ( Ekim ayı-1973) bir Dodge kamyon vermek üzere sözleşme yaptım. 1974 Şubatında geldi. Kamyonu getirdim. Telefon ettim, geldi. Aramızda şöyle bir konuşma geçti. Bak bu kamyonun bugünkü fiyatı 195 bin lira. Sen bana 10 bin lira ver; hayır dersen ben sana 10 bin lira vereyim, sen de mağdur olma, ben de mağdur olsam da helal olsun dedim. Kalsın dedi kalktı gitti. Buna hâlâ üzülürüm. Ziraat Bankasından hesabına 185 bin lira havale ettim
***
Ben çok dualı bir adamım. Bu ve benzeri o kadar çok iyiliklerim var benim. Bunları düşündükçe 5 trafik kazasından kurtulmamı bu iyiliklere borçlu olduğumu düşünürüm. Bunları övünmek için yazmadım. Ruhumdaki huzur kırıntıları bunlar.
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz bir yorum yapılmamış
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








