
SELİM ALAN YENİDEN SAHNEYE ÇIKTI!.../ BOŞ TENEKENİN SESİ ÇOK ÇIKAR!
20 Eylül 2026 22:53:30
Seçim dönemi yaklaştıkça siyasetin uzun süredir ortalarda görünmeyen isimleri de birer birer sahneye çıkmaya başladı.
Paylaşımlar yapılıyor, protokol programlarına katılım sağlanıyor, her fırsatta fotoğraf veriliyor.
Bu isimlerin başında eski Zonguldak Belediye Başkanı Selim Alan geliyor.
Son günlerde hangi protokol programına baksak Selim Alan’ı görüyoruz. Anlaşılan o ki yeniden siyasetin merkezinde yer almak istiyor.
Peki, niyeti ne?
Yeniden belediye başkanlığına mı hazırlanıyor, yoksa hedefini büyütüp milletvekilliğini mi düşünüyor?
Bilemiyoruz…
Ancak siyaset kulislerinde birçok isim konuşuluyor. Adaylık hesabı yapanlar, şimdiden pozisyon almaya başlayanlar var.
Ben olsam bir dönem belediye başkanlığı yaptıktan sonra rakibim karşısında bu kadar büyük bir oy farkıyla seçimi kaybetsem, bir daha adaylığı aklımdan bile geçirmezdim.
Çünkü bu, sıradan bir seçim yenilgisi değildi.
Ortada tarihi bir fark vardı!
Fakat siyasette hafıza kısa, koltuk sevdası uzun oluyor.
Selim Alan’ın bir dönem en büyük destekçileri arasında bazı gazeteciler bulunuyordu. “Selim abimiz” diyerek yere göğe sığdıramadıkları Selim Alan seçimi kaybedince onların “abilik” dönemi de sona erdi.
Şimdi kendilerine yeni bir siyasi liman buldular.
Etrafında dolaştıkları bir milletvekili var. Onunla ilgili kamuoyuna yansıyan arsa tartışmaları da cabası…
Bu gazetecilerin desteklediği siyasetçilerin sonu nedense pek iyi olmuyor.
Kimin arkasında durdularsa kaybetti.
Kime “abimiz” dedilerse o isim siyaseten geriye düştü.
Bakalım bu kez kimi destekleyecekler?
Selim Alan’ı yeniden mi parlatacaklar, yoksa başka bir ismin siyasi yolculuğuna mı uğursuz gelecekler?
BOŞ TENEKENİN SESİ ÇOK ÇIKAR!
Boş teneke çok ses çıkarır” derler…
Son günlerde birilerinin çıkardığı gürültüye bakınca bu sözün neden söylendiğini daha iyi anlıyoruz.
Kendisini dürüstlük abidesi gibi göstermeye çalışanların; menfaat, çıkar ve kirli ilişkiler konuşulduğunda nasıl bir geçmişe sahip olduğunu bu şehir çok iyi biliyor.
Kimse kendisini öve öve “büyük gazeteci” olamaz!
Gazetecilik, telefonun arkasına saklanıp insanlara ayar vermek değildir.
Geçtiğimiz günlerde her fırsatta “Ben şöyle gazeteciyim, ben böyle gazeteciyim” diyerek kendisini pazarlayan biri, mesleğin büyüklerinden bir gazeteciyi aramış.
“Sen benim yanımda çalışan kadını nasıl yazarsın?” diyerek hesap sormuş.
Ardından vermiş veriştirmiş…
Bir de “Ben de seni yazarım” demiş.
Telefon elinde, karşısındaki uzakta olunca aslan kesiliyor. Klavyenin başına geçtiğinde ise mangalda kül bırakmıyor.
Peki, sokakta?
Orada aynı cesaretten eser yok!
Cesaret; telefondan bağırmak değil, sokakta tek başına yürüyebilmektir.
Onu sahilde tek başına oturup kahve içerken gören var mı?
Yok!
Onu sokakta arkasına bakmadan yürürken gören var mı?
Yok!
Ama sorsanız korkusuz!
Sorsanız cesur!
Sorsanız bu şehirde gazeteciliğin kitabını o yazmış!
İnsan bunları duyunca ne diyeceğini bilemiyor. Çünkü zamanında “Yengenizi koruyun” diyerek sağa solu aradığı günler hâlâ hafızalarda. O gün yaşananları bilenler, bugün bile gülerek anlatıyor.
Şimdi aynı kişi kalkmış, başkalarına cesaret dersi vermeye çalışıyor!
Önce aynaya bakacaksın.
Sonra gazetecilikten, cesaretten ve adamlıktan söz edeceksin.
Bir başka gerçek daha var…
Özellikle arsa iddialarıyla gündemden düşmeyen o siyasetçi hakkında iki kelime yazdığımızda nedense hemen hopluyor.
Neden bu kadar rahatsız oluyorsun?
Sana mı dokunduk?
Yoksa dokunduğumuz kişinin canı yanınca ilk olarak seni mi arıyor?
Aranızdaki bağ ne?
Bu telaşın, bu öfkenin ve sahiplenmenin sebebi ne?
Yaranız büyük anlaşılan…
O arsa zengini, dedikoducu siyasetçiye bizden selam söyle!
“Daha yeni başlıyorlar” de…
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








