
Köşelerden fiskeler
16 Ocak 2017 00:31:07
Bu sistem Erdoğandan başkasının eline geçerse
AK Parti taraftarlarına bunu soruyorum.
Aldığım cevaplar şöyle:
- Geçmez.
- Erdoğan hep kazanır.
- Erdoğan var oldukça sorun yok.
*
İyi ama ya Erdoğandan sonra? diye soruyorum.
Aldığım cevaplar şöyle:
- Yine başkasına geçmez.
- Yine biz kazanırız.
Ahmet Hakan
***
Ağzınızla kuş tutsanız, ülkeyi düzlüğe çıkartamazsınız...
Yok hayır, bu başlıktan kastım genel siyaset değil özel siyaset; eğitim meselesi. Ama ülkenin geleceği açısından da bir nolu konu!
Size, 3 yılda bir yapılan PISA sınavlarında ülke öğrencilerinin neden geriye doğru ilerlediğini de yazmayacağım. Öyle ki Milli Eğitim Bakanlığından yetkililer Sonuçlar devletin aleyhine kullanılmaya başlanıyor diye kızmaya başladılar. Yani eğitimin kötüye gittiğini yazmak, vatan hainliği suçlamasından önceki basamak haline dönüşüyor!
Derdim, bakanlığın açıkladığı yeni eğitim müfredatı taslağı ve burada yapılan değişiklikler.
Bir sürü şey, ama en dikkat çekici nokta derslerden evrim ünitesinin çıkarılmış olması
Orhan Bursalı
***
Mehmet Tezkan | Milliyet
Bu da geçer ya hu!...
Falın her türlüsüne meraklı bir hükümdar vardı. Karar almadan öne mutlaka fal baktırırdı.
Falcılara akla gelen her türlü soruyu sordu da yıllarca, asıl soruyu sormadı. O soru hep aklındaydı. Ama sormadı.
Ve bir gün sormaya karar verdi.
İlk falcıyı çağırdı: Bak bakalım, ben ne zaman, nasıl öleceğim?
Falcı baktı, bir şeyler söyledi ama tatmin edici cevap vermedi.
Hükümdar onu gönderdi, ikinci falcıyı çağırdı.. Sonra üçüncüsünü, dördüncüsünü..
Sonunda falcılardan biri; yıl söyledi, ay söyledi, gün söyledi. Ama birkaç gün şaşabilir dedi.
Hükümdar heyecanla sordu.
Peki, ölümden kurtulmak için çare var mı?
Ben görmüyorum dedi falcı, hatta benim gördüğüme göre, Azrail küçük bir delik bulsa bile o delikten geçip yanınıza gelecek ve canınızı alacak.
Hükümdar neredeyse her iktidar sahibinin yapacağı gibi önce falcının kafasını kestirdi, sonra oturup düşünmeye başladı.
***
Bugün darbenin altıncı ayındayız!..
Sevgili okurlarım, Türkiye 15 Temmuz gecesi bir darbe girişimine tanık oldu. Bugün aradan tam altı ay geçti ama pek çok husus halen karanlıkta. Bu gibi olaylar sonrasında ortalığa bir sürü bilgi kirliliği yayılır, kurunun yanında yaş da yakılmak istenir.
Bu yazımda darbe girişiminden hemen bir hafta sonra yazdığım 23 Temmuz 2016 tarihli yazımı, birkaç gün sonraki 28 Temmuz, üç ay sonraki 14 Ekim ve dört ay sonraki 17 Kasım 2016 tarihli yazılarımı harmanlıyorum.
Akıl ve mantıkla bağdaşmayan olayları hep birlikte anımsayalım ve bazı sorular sormayı sürdürelim.
Bu darbe olayında beni en çok şaşırtan ve üzen, ordumuzundüştüğü durum oldu. Karşımızda şöyle bir tablo var:
Genelkurmay Başkanı, Kara, Hava ve Jandarma komutanları darbecilerin eline geçiyor. Elleri ayakları bağlanıyor, kelepçe takılıyor ve makamlarından alınıp başka yerlere götürülüyor. Darbeciler daha sonra her nedense bunları bırakıyor!
Biz sıradan vatandaşlar gibi meğer hiçbiri darbe olacağını bilmiyormuş! MİT uyumuş
Ama o teşkilatın Müsteşarı halen görevde. (Önceki seçimde AKP'den aday adayı olmuştu!)
Bir düşünün ki cumhurbaşkanı bile Marmaris'te tatil yaparken darbe olduğunu eniştesinden öğreniyor! Çölaşan
Ne mi Diyorlar ?
MESELA DEDÜK diyorlarrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrr(M.K)
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz bir yorum yapılmamış
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








