
ZONGULDAK'TA ÜÇ ŞAİR VE DEVREK TÜRKÜSÜ
24 Mart 2015 12:32:09
1940lı yılların başları, Çelikel Lisesinde üç şair buluşur.
Öğretmen Behçet Necatigil, Rüştü Onur, Muzaffer Tayyip...
Üçünün buluştuğu bir ortak mekan daha vardır. Zonğuldakta Tahir Karaoğuzun çıkardığı Yeni Zonguldak gazetesi şiirlerini, denemelerini, öykülerini yazıyorlar bu gazetede. Necatigili, Behçet Gönül imzasıyla görürüz yazdıklarında Bir Adamın Kuruntularında...
Zonguldakı, şairimizin iç dünyasını, yalnızlıklarını, Zonguldak üzerine düşüncelerini paylaşırız. Egemen Berköz (Hemşehrimizdir), Edebiyat Eleştiri dergisinin Kasım/Aralık 99 sayısında şunları yazar Necatigil için: Benim Çelikel Lisesi öğrenciliğimden yaklaşık 15 yıl önce, 1941de Zonguldaktaymış; benim doğduğum yıl. Ben Karadeniz kıyısında küçük bir kasabada (Kdz. Ereğli), ben daha yeni doğmuşken o yakınlarda bir yerde, belki de bunun için sevdim Necatigili, şiirlerini de...
Ben de, Kabataş Lisesinde öğrencisi oldum Necatigilin. 1959 Mayısında bana Arada kitabını şunları yazarak imzalamıştı.
Mustafa Kademoğluna arada bir lazım; ama ne? Bir de bana Zonguldaklı diye seslenmesini unutmadım. Ancak, bu nitelemesi nedeniyle benimle çok ilgilendiğini sanıyordum.
Oysa, bir gün olsun bize Zonguldakta öğretmenlik yaptığından, Rüştü ve Tayyipin öğrencileri olduğundan hiç söz etmemişti.
Necatigil, ilk şiir kitabını da Zonguldakta Yeldeğirmenleri adıyla çıkaracaktı. Ama olanağını bulamadı. Kitap, İstanbulda KAPALI ÇARŞI olarak yayımlandı. Şiirleri için. Vardır sekiz on kitabım içinde, beş on şiirim diyerek şairliğin de, şiirin de
ne kadar zor bir uğraş olduğunu imlemektedir.
Yaşasaydılar günümüzde Türk şiirinin ilk büyük adı olabilecek Rüştü ile Tayyip (çok kısacık ömürlerine birer kitap sığdırarak Necatigilin yukarıdaki nitelemesine uygun şairler olacaklardı.
Şiirler yazacaklardı... Rüştü Onur, Sen aziz şehrim, Ellerim, gözlerim kadar benimsin, derken, Muzaffer Tayyip Önce bütün şairlere selam / Hakkı varmış Oktayın / Hatıralar da dal istiyor / Kuşlar gibi konacak Necatigil için eşi Huriye Necatigil şöyle diyor: Şiirimizde bir Dervişti O. Ödüllü şair Refik Durbaş da, Şiirimizde kendi başına akan akarsulardan biriydi der... Gömütleri ışıklarla dolsun...
Devrek Türküsü
Oğuz Kazım Atok (1912-1980)
Devrekli yurt içinde fedakarlık heykeli,
Yok ilçesinden taşmış ihtirası, emeli,
Bu ormanlar şehrini böylece düşünmeli.
Erkeği urba giyer şanlı Mehmetçik olur,
Kayadan heybet gibi kıyalara doğrulur,
İnsanlığı, erliği arayan onda bulur.
İşitmesin bir kere sınırda top sesini,
Söndürür barışa dek dünyalık hevesini,
Karısı, kızı taşır ona cephanesini,
Memleket savaşında alsın bir yara ister,
Karşılık ne bir rütbe, ne şan, ne para ister,
Yalnız bırakabilsin mert bir hatıra ister.
Analık anıtıdır hele Devrek kadını,
Felekten başka kimse koparamaz kanadını,
Bilenler bilir onun eğilmez inadını.
Yaşayış zorluğuna atılır genç çağında,
Çocuğu arkasında, bir demet kucağında,
Çalışır görürsünüz köyünde, bucağında.
Ocaklarda ter döken erine hayat verir,
Bir yandan ekin toplar, bir yandan evlat verir.
Ülkenin özlediği varlığı kat kat verir.
Yollar nasırlaştırır bileği kalınları,
Gün yanığı yüzleri, kırışık alınları,
Ülkünün kendisidir Devrekin kadınları...
(Devrek Dergisi, Sayı:7, Devrek 1969)
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz bir yorum yapılmamış
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








