
HELE ŞU BAYRAM BİR GEÇSİN (!)
09 Ekim 2014 15:52:50
Hemen hemen hepimiz bayram öncesi bir takım beklentiler içindeydik. Bayramın adı Kurban olunca; büyükler tedirginlik yaşar, küçüklere aman, kanlı ve kazalı bayram geliyor. Sakın yerinizden kımıldamayın tembihinde bulunurdu. İnsanın komşusuna, dostuna bir hacet ricası için gittiğinde de de, hele şu bayram bir geçsin yollu bir geçiştirmeyi âdet edindik
***
Bir bayram gününde rahmetli Dedem şu tembihte bulunmuştu: Sabahleyin bir misafir geldiyse, haceti ne imiş sor. Hemen izzet-i ikram edersen, derdini söyleyemez. Akşam gelene bu sorulmaz. Günümüzde hemen hemen kim olursak olalım, işimiz ne olursa olsun BUNGUNUZ;, SIKINTI VE GEÇİM DERDİ İÇİNDE BOĞULUYORUZ. Kimselerin ince şeyleri düşünmeye vakti yok diyordu şaire. Ne yazık ki, dert çok, hemdert yok. Ne diyordu atalarımız: Her evin bacası diktir, ama dumanı eğri çıkar
Çünkü rüzgârların ne taraftan eseceği belli olmaz.
***
Her bayram, geldi geçti; yaşadıklarımızdan ders almadık. Acı, kavga, dargınlıklar, üzüntüler yaşadık. Oysa bayram öncesinde bayramlar yaşamın ayrıcalıklı günleridir. Bayram günleri barış, hoşgörü, sevgi, dostluk günleridir.dedik durduk. Bu bayramda yaşadıklarımızdan sonra hiç de böyle olmayormuş dedirttiler. Şiddet, vahşet, katliam, cinayet, yağmalama, kan vardı eski bayramların ruhuna Fatiha dedirten
Peki , biz nasıl bu hale geldik? Bunun ekonomik, sosyal, politik, manevi değerlerin yerine maddi değerlerin yeğlenmesi, ideolojilerin istismarı, eğitimin yozlaştırılması, aydınların kabuğuna çekilmesi, hukukun iğdiş edilmesi vs.vs.vs gibi nedenleri var. Kısacası hiçbir şey birden bire olmadı
***
Rahmetli Kadir Amcam, Bayram geçtikten sonra kınayı burnuna yak derdi, olmaz işlerin olduğu, iş işten geçti durumlarında. Ne gibi mi diyorsunuz? Örneğin, Marmara ya da Van depreminden sonra; yaraları sardık mı? Örneğin, bayram içinde Vandan yansıyan görüntülerden sonra derin derin düşünmek zorundayız
Kabataş Lisesi btirme sınavında kompozisyon sorusu şuydu (1959): "Felaketler insanları ve akılları başında milletleri daima azimkar, dinç hamlelere sevk eder." Sözünü açıklayınız. On numaralı notu olan bir yazı yazmıştım. Bizdeki hastalıkların, yanlışlıkların temelinde yatan akıldışılıklar (akıl tutulması da deniyor), ihmaller, ihanete varan yönetimsel, eğitimsel , sosyal ve ekonomik sorunlar bugünkü tabloyu yaratmıştır.
Henüz vakit geçmiş değildir. Toparlanıp, Cumhuriyeti kuranlara olan minnet borcunu ödemenin, bırakılan emanetin korunması için, geçmişteki o ruhu yakalamanın tam zamanıdır.,
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz bir yorum yapılmamış
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








