
GENÇLİK ve YAŞLILIK ÜZERİNE... ()
12 Mart 2013 13:20:51
İnsan ömrünü dört mevsime benzetebiliriz: Doğuşu Bahar’a, Gençlik’i Yaz’a, Yaşlılığı sonbahar’a, sonsuzluğua göçü ise Kış gibi. Koca bir ömürdür bu yaşanan. Ne var ki, bebeklerin, gençlerin ölümleri de var arada: Bu yüzden Zongul-dak’ta söylenen bir söz vardır: “Gençler ara sıra, ihtiyarlar sora sıra ölür”, der. Kısacası, Yahya Kemal’in dediği gibi: ”Ölmek kaderde var, yaşayıp köhnemek hazin/Yok mudur buna bir çare Yarabbelalemin”dir bu dünya yaşamı.
***
Lise Edebiyat kitabında, bir kompozisyon konusuna örnek olarak konulan bir sempozyum hatırlıyorum.Konu şöyle : Gençlik üzerineydi. Salonda katılımcılar ve izleyiciler çoğunlukla yaşlılardı. Gençler pek ilgi göstermemişti. Ne zaman bir gençlik sözü geçse, salon alkıştan inliyordu. Bu hem komik, hem de trajik bir durumdu. Gençlişğin kıymetini anla-dıkları için. Benim buna ekleyeceğim tek şey, gençlik elden gittikten sonra anılara dönmektir ya da eyvah diye yazık-lanmaktır.
***
Yaşlılar Günü kutlamalarının düzenlenmeye başladığı yıllardan birinde, Aileden Sorumlu Devlet Bakanlığı şöyle bir afiş hazırlamıştı. Bu Devrek’te de asıldı: “Çatısının altında yaşlı bulunan ev mutludur”. Bu bende kuşak çatışmasını ve yaşlılara verilen önemi olduğu kadar; bireyleşen bir toplumda, Ataerkil aileden kopmaya başladığımızın resmiydi…
Yaşlı evleri, Darülaceze, yaşlı bakım evleri, huzur evleri gibi örgütlenmelerin de başlangıcıydı bu. Buna şu soruyla ya-nıt aramalıyız: Ev Huzuru muydu bunların nedeni. Galiba öyle olmalı ki, anne babalarını, kardeşlerini bu evlere bıra-kanlar giderek çoğaşıyor. Her yaşlılar gününde TV kanallarında röporjlara dikkat edin: yaşlılar evletlerindan, gelinle-rinden yakınıyorlar, ama o insanlara niye diye sorulmuyor…
Burada çunu söylemem gerekiyor: Yaşlılar da hiç masum değiller. En basiti “bizim zamanımızda diye başlayan ve kendi hayatları gibi oğul-gelin-kaynana-kayınpeder olmaya koşullandırıyorlar da ondan oluyor bütün olanlar.
Yaşlı evleri, Darülaceze, yaşlı bakım evleri, huzur evleri gibi örgütlenmelerin de başlangıcıydı bu. Buna şu soruyla ya-nıt aramalıyız: Ev Huzuru muydu bunların nedeni. Galiba öyle olmalı ki, anne babalarını, kardeşlerini bu evlere bıra-kanlar giderek çoğaşıyor. Her yaşlılar gününde TV kanallarında röporjlara dikkat edin: yaşlılar evletlerindan, gelinle-rinden yakınıyorlar, ama o insanlara niye diye sorulmuyor…
Burada çunu söylemem gerekiyor: Yaşlılar da hiç masum değiller. En basiti “bizim zamanımızda diye başlayan ve kendi hayatları gibi oğul-gelin-kaynana-kayınpeder olmaya koşullandırıyorlar da ondan oluyor bütün olanlar.
***
Devrek Postası gazetesinde Mithat Yaban Dostum, 80 yaş üzeri yaşayan 35 dolayında erkekleri yazmıştı. O listede kadınların olmaması ve büyük eksilikler de vardı. Devrek dışında yaşayanlar yoktu listede. Hele kadın Devreklilerin olmayışı büyük eksiklikti. O, kadınların yaşları belli olr gibi bir yaklaşımla listesine almamıştı onları.Belki de haklıydı: Çünkü, yaşlı kadın sayısı erkeklerden çok fazla sayıdadır. Yani erkekler genç ölüyorlar. Benim çocukluğumda da ( yani ortalama 50 yıl önce de durum aynıydı. Benim çocukluğumda da( yani ortalama 50 yıl önce de) durum aynıydı.Bu du-rum sosyolojik bir imceleme konusu yapılabilirdi…
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz bir yorum yapılmamış
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








