
BAŞIMIZI GÖMMEYELİM KUMA
04 Mart 2013 14:31:39
Kim kime dum duma-2 başlıklı bu yazım yarım çıktı. Kafam o kadar karışık ki, doğaldır bu hata. Ama okur affetmez bunu. Ne var ki, bu hataya düşmeseydim 3.yazyı yazmayacaktım elbet. Yine de isabetli olmuş. Yine de bağışlayın…
Devekuşu’nu anımsadınız değil mi ? Biz aynen onun gibi yapıyorduk, devam ediyoruz hâlâ…
Kimi kuşlar, kuş beyinli sözünü yalattıracak kadar akıllı iken; nasıl oldu da, şu iletişim çağında böyle bir duruma düşürüldük diye sorup sorgulamak varken; neden bunu yeğliyoruz acaba? Zonguldak’ ta partilere aday adaylığı için 76 kişi başvurmuş. İçlerinde halen vekil olanlar da var. En azı bir dönemdir, en fazlası 34 yıldan beri meclis’te olan da Köksal Toptan. Gelip geçen hepsine bakalım ve soralım? Ne yaptınız Zonguldak için? Kocaman bir hiç…
Öğrencilere yurt, hastalara doktor/hastahane, memur atamasına el at-mak, Zonguldak’tan gelenlere yatacak yer bulmak, askere gidenlere yardımcı olmak, hatta bazı memurları sürdürmek için milletvekili olmaya gerek var mı? Var ki, yeni adayların çapı da ancak buna müsait, listeye bakınca bunu görü-yoruz…
Peki neden hep böyle oldu? Çap sorunuydu bu. Zonguldak sevdası olsay-dı; bugünkü yokları “var” olurdu. Politika’nın, Zonguldak’tan çıkar sağlamak ve bu sanata sığınıp, tamamen duygusal nedenlere bağlı ve bağımlı bir meslek ola-rak görülmesi bu yoğun başvuruların gerçek nedenidir… Bu listelerden ne çıkar? Geçmiştekilerin aynıları. Niye mi ? Vizyon sahibi olmayışları. Onların da bir dezavantajı olacak: Zonguldak’ın Ankara’da bir lobi-sinin bulunmaması. Zonguldaklılar Derneği kanalıyla bu oluşturulabilirdi; ne var ki, ilgi görmedi dernek, yönetimlere-yöneticilere siyasilerden, ilim-bilim- yazın çevrelerin-den de ilgi gösterilmedi. Bu sözüm onların suçu yok anlamına gelmez. Ankara’daki ikinci adresleri olarak görülmelerinin de, ilgisizliğin de nedeni kendileriydi elbet.
***
Bu yazı 2011’de yeni ufuk’ta yayınlandı. Yaklaşık bir yıldır Rüştü Onur’la yatıp kalkıyorduk. Hafta başından beri film, mektup, kitap, şiir, fotoğraf derken unutulmuş bir şairi konu eden Yılmaz Erdoğan’ın sunuş yazısında “Turnalar birlikte uçar” diyor. Bir Rus atasözüne benziyor. Çünkü, sözün aslı şöyle: “ Her kuş kendi cinsiyle uçar”dır.
Örneğin, bun u en güzel anlatan sözcük de şöyledir: Meşrep…Ya da Âşık Veysel’ce söyleyeyim: “Koyun kurt ile gezerdi /
Fikir başka başka olmasa”…
Örneğin, bun u en güzel anlatan sözcük de şöyledir: Meşrep…Ya da Âşık Veysel’ce söyleyeyim: “Koyun kurt ile gezerdi /
Fikir başka başka olmasa”…
***
Buyrun: “Koyun dediysek, uysal koyun” olmayın. Kurt gibi olun her şeyden önce. Savunamayacağınız fikri kendinize bırakın. Koşullanmış adamla tartışmayın. İkna edemeyeceğiniz kişilerin uçuk kaçık fikirlerine saplanıp kalmayın. Boyunuzca bulursunuz da, huyunuzca bulamazsınız. Kimileri gözünden, kimileri ağzından tanınır. “Yahu bu ne biçim” yazı demeyin!Biçim’le değil, öz’le ilgilenelim.Benci, bencil,çıkarcı,ikiyüzlü, kıskanç olmayalım Paylaşmanın güzelliğini yaşayalım.
GÖRSELLERE BAKIN..




ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz bir yorum yapılmamış
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








