
NEDİR BU BAŞIMIZA GELENLER ve NEDENDİR ACEP ?
02 Kasim 2011 14:04:44
Soruya kestirme yanıt vermeden önce şu birkaç günden yansıyanları aktararayım :
Arınç, Makedonya’da, Atatürk için:””Devrimci lider” demiş. Yani malumu ilan etmiş. Eksiği var: Darbeci de diyebilirdi…Hangi dağda kurt öldü acaba ?
Asgari ücretle çalışan kadınları konu edinen Bakan Fatma Şahin: “Kadından süpermenlik bekleyemeyiz” demiş. Doğru söylemiş. Sayelerinde ne yazık ki, kadınlarımız süpermen de oldular…
Sivas Davası’nın Avukat Şenal Sarıhan,” Gerçek suçluları bulun” çağrısı yapmış. Kimileri kaçak, kimileri vekil, kimileri hâlâ içimizde. Himaye altındalar, bulmaya gerek var mı?
AKP’nin yeni titrini Cüneyt Arcayürek nitelemiş: “Zamların efendisi”.
Bütçeyi sunan Maliye Bakanı: “Bütçe harcamalarını sağlıklı vergi gelirleriyle finanse etmeliyiz” diyerek zam kapısını aralık bırakmış. Bu bir itirafsa,” vergi toplayamıyoruz, ne yapsaydık yani” demek istiyor özcesi…
OECD raporuna göre, Türkiye 40 küsur ülke içinde en mutsuz 1o ülke arasında yer alıyormuş. Sokağa, halkının arasına çıkamayan bir iktidardır bunun nedeni. Çünkü,”OECD’de büyümede birinci olduğumuzu, herkesin bize gıpta ettiğini” açıkladılar. Olur da, bu kadar olamz…
Bütçede en az payın hangi kuruma ayrıldığını da yazmalıyım: “ Atatürk Araştırma Merkezi. Atatürk’e bu kurumuyla bile karşıtlı, iktidarın,nasıl bir hasmane tutum içinde olduğunu kanıtlamaya yetiyor…
Uğpraştığımız şeye bakın: İsrail’in serbest bıraktığı Hamas militanlarını10’nu almak için Mısır’a özel uçak
Göndermişiz. Bu cömertlik acaba niye kendi insanımıza gösterilmez, alka zarar bir durumdur. Amaç nedir?
Star TV satıldı: İki korkusuz kalem daha susturuldu. Onlara kucak açacak kanal kaldı mı acaba ?
Dün Meclis kavgalarla gündemdeydi. 12 Mart, 12 Eylül darbeleri’yle 12 Eylül 2019 referandum, 12 Haziran 2011 seçimleri de sivil darbe olarak nitelenince, hemen millet işradesi oturtuldu Eksene. AKP sıraları kükredi: Milli iradeyi nasıl darbe olarak nitelersiniz dercesine. İktidarın kusuru şurada: Kendileri her türlü hakaret ve şiddeti halkına reva görürken, haklı eleştirileri milliirade kılıfıyla örtmeeye çalışrken, bu kafalarla ne uzlaşma olur, ne de yasa. Meclis açılmışken hâlâ kanun hükmünde kararnamelerlew Meclisi devre dışı bırakmak hakkını da verdiler diye AKP milletvekilleri soramıyor; ama muhalefet soruyor. Ne yazık ki yanıtı yok hiçbirinin…
Aslında bu sorunun yanıtını Yüce Atatürk vermişti : “Felaketler, aklı başında milletleri daima daha dinç ve daha azimli hamlelere sevkeder”Ama, biz felaketlerden ders almadık hiçbir zaman. Hep erteledik sorunları. Suçu muhalefete, sisteme, dış odaklara yükledik. Salt bu nedenle darbeler yapıldı. Hiçbir iktidara hesap sorulmadı. Milletvekilliği babadan oğula kalıt gibi aynı yapısını koruyarak Meclis’e egemen oldu. Parti değiştirmek hafife alındı, kapatılan partinin yerine adları değişik partiler kurdurduk. Devleti çiftlik, ekonomiyi rant alanı, çağdaş eğitimi, laikliği tehlike gördük. Bugün elbette laiklik yıkılacak diyenler iktidara geldi. Yaşananları değişim, dönüşüm ve gelişim diye yutturp bize gerilere götürmeyi sürdürüyorlar…
Dün 8, bugün 26 şehit verdik teröre. Muhalefeti kandan beslenen olarak gören iktidar, kendisi nereden besleniyor diye düşündük mü hiç ? Kuvvetler ayrılığını eline geçiren iktidara dayanak direnecek güç kaldı mı? Yargıuyı ve hukuku hukuksuzluğun aracı haline getiren düzene istifa eden hakim ve savcıları; Meclis kürsüsünden suçlayıp CHP öldü diye istifa ediyorlar mantığıyla yaklaşan adalet kafasına ne diyeceğiz?
Bu oyun böyle sürmez. Şimdiye kadar denenen yollarla, yöntemlerle bu terör önlenmez. Hepimiz suçluyuz. Suçu kimse başkasında aramasın. Hepimiz suçluyuz. Bu badireden ancak ulusal birlik, uzlaşma, özveri ve vatan sevgisiyle çözemezsek hepimiz batacağız. Benim milletim diye nutuk atan hamaset, işi Allaha bırakan siyaset anlayışıyla hiçbir şeyi çözemedik….
Anaları ağlatarak, askerimizi şehit diye uğurlayarak, şehitler ölmez-vatan bölünmez diyerek neyi çözdük bugüne kadar? 1954’te başlayan Kıbrıs mitinglerini anımsayın: N’oldu? Johanson İnönü’ye mektup yazdı; cevabını aldı: “ Dünya yeniden kurulur, Türkiye o dünyada yerini bulur” dedi. Ecevit Kıbrıs’a çıktı: ABD bir şey yapabildi mi ? Bu işler imam kafalılarla çözülmez…
Günü kurtaran siyasetle, dünyayı gezmekle, araplara hamilik yapmakla, afrikayı doyurmakla uğraşacağımıza kendimize, içimize dönelim. Elbirliğiyle bu ülkeye kötülük etmeyelim. Gelecek kuşakların yüzüne bakamyız. En kötüsü onlar bu ülkeye sahip çıkamayacaklar o zaman…
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








