
ULUS-DEVLET VE SOL
18 Agustos 2026 00:08:52
Bizim sosyalist solun kafası zaman zaman karışır; kafa karışıklığının odağında ise “milliyetçi sapma”, “bölünmeye karşı tavır” vb. daha çok etnik sorunlar olur.
Şu sıralar solun ulus-devlete bakışı tartışılıyor. Bir baskı deyişle Kemalist milliyetçiliğe ve devlet yapısına… Şöyle bir soru açılıyor:
Kemalistler ulus-devleti idealize ederler. Solun bakış açısı ise farklıdır. Sol, ulus-devlete, onun eksenini oluşturan millete, tarihsel bir kategori olarak bakarlar. Yani tarihsel ve toplumsal gelişim ve değişimin belirli bir aşaması olarak… Teoriye göre ulus-devletler belirli bir tarihsel aşamada yerlerini sol yönetimlere bırakacaklardır. Toplumsal yeni bir yapıya…
Buradan bakıldığında ulus-devleti dış dinamiklerin tasallutundan korumak, bir şekilde bölünüp parçalanmasına engel olmak solun da görevidir.
Kaldı ki bizim ulus-devletimiz bağımsızlık savaşının zaferi üzerine oturuyor. Ona sahip çıkmak, tam bağımsızlık ilkesine sahip çıkmak anlamına da gelir.
İki toplumlu bir Türkiye’yi veya azınlıkların ayrılma hakkının savunmak sol demokratizmin olmazsa olmazları gibi görünür, ama öyle değildir.
Bölünme bir hak, ayrılma da mutlak bir hak değildir.. Emekçi hareketini zaafa uğratacak ise, bölünmeye karşı çıkılır.
Şunu da unutmamak gerekiyor: kapitalizmin ve onun siyasi vitrinlerinin ömrünü uzatacak her türlü reformist hareketler gerçekte gerici hareketlerdir.
Ben milliyetçi bir yazar değilim, sosyalist bir yazarım, ama anlattığım nedenlerle ulus-devleti savunuyorum bugün. Her türlü bölünmeye de karşıyım.
Kaldı ki milliyetçilik bir ideoloji de değildir, bir siyasi duruştur. Kapitalizmin ideolojisi liberalizmdir, tekelci kapitalizmin ideolojisi de neo/yeni liberalizmdir.
Solcular liberal değildirler. Neo liberalizme de karşıdırlar.
**
Millet kavramı Osmanlı’da da vardı ve “topluluk” anlamına geliyordu. Topluluktan kasıt ise “islam topluluğu” idi.
- yüzyıl kökenli olan burjuva milliyetçiliği ise kapitalizmin eseridir, demokrasi kavramı da kapitalizmin siyasi vitrinidir.
Şöyle toparlayacağım:
Burjuva milliyetçileri ulus-devleti idealize ederken solcular ise ona tarihsel ve toplumsal gelişim ve değişimin belirli bir aşaması olarak bakarlar. Ulus-devletin ve onun üzerine bastığı toplumsal sistemin ömrünü uzatacak her türlü bölücü formüller, sosyaldemokrasi dahil, gericilik tuzaklarıdır.
Buradan bakıldığında, bölücülüğe karşı çıkmak, ulus-devleti savunmak solculuğa hâlel getirmez; tam tersi !..
PKK ve DEM, olanca solculuk savlarına rağmen gerçekte milliyetçi örgütlendir. Dahası, izledikleri çizgi anları İslamcıların millet/milliyetçilik anlayışına gitgide daha çok yaklaştırıyor bence.
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








