
ŞEFFAFLIĞIN KÖTÜSÜ OLMAZ !
07 Kasim 2026 00:07:07
Fon dolandırıcılığının patlak vermesinden hemen sonra bu köşede yazdığım iki yazıda, vurguna adı karışanların kamuoyuna açıklanmasını istemiştim.
Çünkü hem devlet ve hem de iktidar töhmet altındaydı. Toplumun merak duygusu da değişik şekillerde enfekte olmaya açıktı.
Fon dolandırıcılığına iktidara yakın isimler de karışmış olabilirdi, devlet görevlileri de! Listeler/şaibeliler açıklanıp olay yargı sürecine kanalize edilerek gitgide yoğunlaşan dezenformasyonun önüne geçilebilirdi.
Bu konuda erken davranmak hayali senaryoların üretilmesini engellerdi.
İktidar tereddüt içindeydi. Listenin açıklanmasının oylarında erozyona yol açıp açmayacağının hesabını yapıyordu adeta.
Ama kısa süre içinde görüldü ki bu böyle sürüp gidemez. Çünkü olay, üstü örtülemeyecek kadar büyük ve derin.
Erdoğan’ın son yaptığı ve suçluların üzerine gidilmesini isteyen açıklaması, gerçeği iktidarın da kabul ettiğini gösteriyor.
Peşinden Maliye Bakanı Şimşek’in açıklaması geldi. Şimşek, tıpkı muhalefet gibi, listenin açıklanmanı istiyordu.
Onun peşinden gelen Adalet Bakanı Gürlek’in açıklaması, fon dolandırıcılığının organize bir olay olduğu şeklindeydi. Dolandırıcılık, bir suç örgütü tarafından organize ve manipüle edilmişti.
Eski AKP’li Bakan Sayan’ın bu açıklamalardan sonra tutuklanması. İktidarın, kirlilerden arınma yolunu tutacağını gösteriyor. Nitekim Adalet Bakanı Gürlek’in; “Yanlış yapanlarla vedalaşıp güçlenmiş şekilde yolumuza devam ederiz” şeklindeki açıklaması da bunu işaret ediyor.
Fon vurgununu organize eden örgüt ile onun manipülasyonundan yararlanan dolandıranların afişe edilmesinin önünde bir engel kalmadı artık.
Bu konuyu daha fazla geciktirmek provokatif teorilerin, genelde dezenformasyonun ekmeğine yağ sürmek anlamına gelecektir.
Halk siyasetten uzaklaşıyor !
Son yapılan anketler AKP ile Yeni Parti’yi kafa kafaya gösteriyor. Anketlerin ortaya koyduğu en çarpıcı gerçek, kararsızların oranının yüzde 30’un üzerinde olması ! Çok görülmüş bir olay değildir bu. Kararsızların oranının yükselmesinin nedeni nedir peki ?
Bu sorunun bendeki yanıtı şöyle:
Siyaset kurumu çürüyor ! Halkın bir kısmı bu yüzden siyasetten uzaklaşmaya başladı. Aslında bunlar kararsız filan değil, umarsız ! Kararsızların çoğu siyaset kurumundan bir şey ummayan motta.
Bu yanlış ve tehlikeli bir gelişmedir. Çünkü bu yaklaşım demokrasi bilincinin de yozlaştığını gösterir.
Bu yanlışta siyaset kurumunun aktörlerinin de hatası var. Siyasetin bir sen-ben kavgasına dönüşmesi, düzeysiz bıktırıcı suçlama ve polemikler, toplumsal olaylara çoğu kez dar parti penceresinden bakılması ile geleceğe ilişkin inandırıcı çözümler üretilememesi, halkı siyaseten soğutmaya başladı.
Siyasetçiler bu gerçeği görmeli ! Siyasetten uzaklaşan kitlelere yeniden oyuna dahil etmek için siyaset yapma düzeylerini yükseltmeliler.
Bu tabloyu dünya demokrasi liginin alt sıralarında olmamız mı yaratıyor, yoksa halkın siyasein dışına itilmesi mi, ikincisi bence !
Sandık her şey değildir ama, ondan da uzaklaşırsak geriye kaos kalır. Halk kitlelerini siyasetle barıştırmak zorundayız !.. Bunun yolu da yüzlerin yeniden demokrasiye dönülmesidir.
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








