
MOLA NOTLARI
19 Ekim 2026 00:08:47
Mevsim değişiminin yolaçtığı ısı dalgalanmaları beni de vurdu. Ayın 13’ünden bu yana yorgan-döşek yatıyorum.
Bugün biraz düzelir gibi oldum. Köşemiz bir gün daha boş kalmasın diye masanın başına oturdum. Bugün böyle yarın ne olur bilemem artık…
Son dört-beş günlük boşluktaki konulara değinmeden önce söyleyeceğim bir şey daha var:
Hastalığımın ilk günü Sağlık Bakanlığından bir telefon mesajı aldım. Mesaj aslında bir “davet”ti. Bakanlık, sağlığımla ilgili “kapsamlı değerlendirme yapmak” için beni Aile sağlığı merkezine davet ediyordu.
Bu uygulama rutin midir, bilmiyorum. Öyle de olsa, Sağlık Bakanlığına teşekkür ediyorum. Çok duygulandım…
**
Dünyamız, yeniden yapılanma sancıları çekiyor. İki kutuplu dünya düzeni eskidi, ona bağlı değişik kurumlar yarı-âtıl hale geldi. Eski siyasi ve askeri mevzilenmeler değişim sancıları içinde…
Üç kutuplu yeni bir dünya düzenine yolalıyoruz. Yeni İttifaklar/mevzilenmeler ve yeni kurumların inşaa süreci teorikman başladı.
Bu nasıl olacak peki ?
Bunun “normal” yolu, bir üçüncü dünya savaşıdır. dreğişen güç dengelerinin yerine yeni dengeler kurulmasının başka yolu yok. Ama bu, kesinlikle bir üçüncü dünya savaşı çıkacak anlamına da gelmiyor. Nükleer silahların varlığı yeni bir paylaşım savaşının en büyük engeli çünkü.
Büyüklerin/emperyal ülkelerin mazlum ülkelere yönelik ekonomik ve diplomatik baskıları ile lokal savaşlar, ülkeleri bölen iç kavgalar vb, yeniden paylaşımın göstergeleridir. Bunların kimisinin “barış” temalı olması yüzyılımızın en aşağılık yalanıdır !
Bu işin başını Trump’ın ABD’si çekiyor bugün, vurucu gücü ise faşist-terörist bir devlet olan İsrail ! Fransa ve Belçika’daki halk eylemleri sanıyorum İngiltere’yi de etkiyecek. Monarşiler can çekişiyor. Kapitalizm ölüyor ve kendisiyle birlikte birlikte dünyamızı da yok etmek istiyor. Avrupa’daki halk hareketleri buna tepkidir..
Yeni bir dünya düzeni kurulması umarım savaşsız olur. Bunun için barışı savunmak zorundayız. Emperyalist savaş ağalarıyla mücadelenin tetiği burada.
**
Güzelim ülkemiz bir kaotik süreçten elbette etkileniyor. Son ABD/İsrail-İran savaşı, başta Körfez ülkeleri olmak üzere tüm Ortadoğu ülkelerine ABD’nin ipiyle kuyuya inilemeyeceğini bir kez daha gösterdi/duyumsattı.
Mekke İttifakı bunun somut bir göstergesidir. Petrol bölgeleri olan Ortadoğu ve Kuzey Afrika’nın mazlum ulusları emperyal-siyonist baskılara karşı birleşmeli, bu yolla bağımsızlıklarını yeniden elde etme ve/veya koruma yolunu tutmalıdır. Bu ittifak içinde Mısır da olmalıdır, İran da ve öteki Körfez ülkeleri de… Emperyalist-Siyonist ittifakına karşı Ortadoğu ve kuzey Afrika ülkelerinin el-ele tutuşması bölgedeki çok şeyi değiştirir.
Bu yolun iyice açılması için İran’ın Husi olayında özeleştiri yapması gerekiyor. Suudileri ABD sultasından kurtarmak esas politika olmalıdır. İran, Husileri yanlış manipüle ediyor. Esas hedef, ABD üsleri olmalıydı...
**
Peki güzelim ülkemizde neler olup bitiyor?
Bir sonraki yazımın ana teması bu olacak…
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








