
KAZANAN HERŞEYİ ALIR MANTIĞI !
13 Ekim 2026 00:42:19
Kazanan herşeyi alın çizgisi, her ne olursa olsun kazanmak gibi bir koşullama koşullama. Bu da her iktidarda olan ya da olması gereken tahammül kültürürün dip yapmasına yolaçar. Toplumda gergin. Gerginlik öfke patlamalarına, mantıksız kararlar alınmasına, gözlere perde inmesine yolaçıyor.
Bu ortam de seçilmişlerin, seçilmiş olma haklarını yanlış kullanmalarına neden oluyor.
Kazanan herşeyi alır mantığı, bu kez kazanmayı zorunlu kılan bir koşullama yaratıyor. Kaybetme olasılğı şiddetle reddedilirken onun yerini her ne olursa olsun kazanma mantığı alıyor.
Bu tabloda demokrasiye yer yoktur. Her şeyi kazanmak için her şeyin yapılabileceği anlayışı toplumsal yönetimi otokratizme sürükleyecektir.
Böyle bir savrulma yaşıyor muyuz bugün, emin değilim. Ama, her ne olursa olsun kazanma koşullaması insanı herhalde demokrasiye götürmez !
Bir kavşakta gibiyiz !
Kazanan her şeyi alır psikozu bir yandan her ne olursa olsun kazanma koşullanmasını beslerken, öte yandan da kaybetme fobisini de derinleştiriyor. Acaba diyorum şu anki bir takım tuhaflıkların nedeni içten içe duyulan kaybetme fobisinden kaynaklanıyor olabilir mi ?
Fon vurgunu, daha çok kazanma hırsından çok herşeyi kaybetme fobisinin dışavurumu da olabilir mi ? Bir başka deyişle gelecek fobisi !
Fon vurgununun sorumluları kabul edilen 147 kişinin hesaplarına el korundu. Ancak bunları kimler olduğu gizleniyor. Gizlilik, kaçınılmaz olarak çeşitli spekülasyonlara yolaçıyor. Fon vurguncuları içinde iktidara yakın isimlerin de olduğu iddiaları dilden dile dolaşıyor. Gizlilik, her zaman olduğu gibi, suçluları korumaktan çok suçsuz insanların adlarının lekelenmesine yolaçıyor.
Bunu önlemenin yolu listeyi açıklamaktır.
Yeni Parti izmir milletvekili Özlâle, AKP’nin listeyi açıklamaması halinde kendilerinin açıklayacağını söylemişti.
Bu satırların yazıldığı saatlere kadar liste açıklanmadı. Listenin açıklanması öncelikle iktidarın işine gelir. Eğer söylendiği gibi listede isim yapmış iktidarın politikacıları varsa, AKP onları kenara koyar böylece devam etme şansını yakalamış olur. El yıkamak gibi bir şey olur bu. Sonuçta her siyasi toplulukta, yapmış topluluğun ilkelerine, teamüllerine, genel etik kurallarına cuk oturmayan kişiler bulunabilir.
Sonuçta herşeyi kazanmak isterken her şeyi yitirenler, onları kenara koyanlara da bir enerji yüklemesi olur bu.
Bu köşede listenin açıklanmasını ben de istedim. Kazanan her şeyi alır mantığının öteki yüzünün de görülmesi için ! Türkiye penceresi bunu gerektiriyor. Kazanma kültürü, tersini eleyen bir koşullanmaya uğrarsa, dedim ya, orada otokratizm tehlikesi başgösterir.
Şu an ülkemizde böyle bir şey yok. Demokrasi kültürü ve onun ayrılmaz bir parçası olan seçim kültürü hâle yönetime yön veriyor. Özel’in iktidarın halkı sandıktan uzaklaştırmaya çalıştığı iddiası tam doğru değil. ama iktidarı kaybetme fobisinin demokratizme ters adımlar attırabileceği düşüncesi de bir olasılık elbette, ama güçlü bir olasılık değil henüz.
Kazanan herşeyi alır mantığı ilkel bir mantıktır. Eğer kazanmayı seçim kazanmak şeklinde algılıyorsak, hikayenin bir de tersi vardır ! Yok, sandık yoksa ortada, kazananı olmayan bir oyuna döner ülke.
Buna öncelikle Erdoğan karşıdır eminim.
Özel rahat olmalı bence. Şu zaman bu zaman güzelim ülkemizde bir kez daha sandıklar konulacaktır ortaya. Burada önemli olan, sandıkların olması gereken demokratik bir zemine yerleştirilmesidir.
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








