
DEMOKRATİK ANAYASA ?
04 Ekim 2026 00:10:55
AKP iktidarı anayasayı değiştirmek istiyor. Yüzeydeki argümanı, anayasamızın bir askeri darbe anayasası olması. Bu yüzden, onların deyimiyle, sivil bir anayasa yapmak istiyorlar.(Anayasanın askeri-sivili olmaz, anayasa anayasadır ! AKP’liler sivil sözcüğü yerine demokratik terimini kullansalar daha çuk otururdu. Demokrasi kavramı seçilmişleri de vurgular çünkü ).
Neyse.
İktidarın tek derdi anayasayı sivilleştirmek değil elbette, onu değiştirmek de istiyorlar. İktidar ortağı MHP de aynı görüşte…
Anayasalar dokunulmazlığı olan kutsal metinler değildir, değiştirilebilirler.
Burada önemli olan böyle bir ihtiyacın olup olmadığıdır. Böyle bir ihtiyaç var. Zaten olmasa gündeme gelmezdi.
Değişiklik isteğinin arkasında AKP ve MHP’ye oy veren milyonlarca seçmen kitlesi de var teorik olarak. Yani ciddi bir halk desteği de var.
Zaten sonuçta anayasada yapılacak değişiklikler tüm seçmenlerin önüne gidecek. AKP, mecliste 400 oy bulunup anayasa değiştirilse bile yine de halkoylamasında ısrar ediyor çünkü.
Peki AKP bu konuda niçin ısrarcı ?
Anayasanın değiştirilecek maddeleri içinde Kürtlerimizin taleplerinin de bulunması olasılığı var. Eğer bu doğru ise, AKP Kürt taleplerinin de halk kitlelerinin onayına sunulmasını istiyor anlamına gelir bu. AKP anlaşılan bu konuda risk almak istemiyor.
AKP, bilindiği kadarıyla, Başkanlık sisteminin yeni anayasada da korunmasını istiyor. Onun sorunu, seçim sistemi daha çok, öncelikle de başkan seçimindeki dönem koşulunun kaldırılmasını istiyorlar. Bu kabul edilirse Erdoğan’ın yeniden aday olmasının önü açılmış olacak.
Aslında sadece seçim sisteminin değil, başkanlık sistemininde revize edilmesi gerekiyor. Çünkü mevcut durumda 600 üyeli meclisimizin özellikle icraat konusunda hiçbir ciddi yetkisi yok. Cumhurbaşkanı ile meclisin daha organik ilişkiler içinde olması, yetki paylaşımında denge kurulması, örneğin belli başlı bakanlıkların meclis içinden seçilmesi gibi icrayı demokratize etmek ve meclise denetim fonksiyonu kazandırmak gerekiyor.
Sorun sistemin kendisinde değil fonksiyonel yapısında bence. Daha demokratik bir yapı öngörülebilir diyorum…
Çünkü Anayasa sözcüğü tek başına demokratik bir çağrışım yaratmaz. Terimi/sözcüğü ilk kullanan düşünür Aristoteles’tir (İÖ 384-İÖ 322) Aristoteles, “Politika” ismindeki ünlü yapıtında devletleri monarşiler, aristokrasiler, diktatörlükler, oligarşiler ve demokrasiler diye sınıflandırıyordu. Aristoteles’e göre anayasa, güçleri düzenleyici bir otoriteydi. Bu elbette her devlet biçiminde değişiyor, her devlet biçimi farklı bir anayasa yaratıyordu.
Demokratik bir devletten sözediyorsak, buna göre, devletin yapısının da demokratik olması gerekir.
Anayasa değişikliği devleti daha da demokratize edecek nitelikte olacaksa buna kimse hayır demez.
Benim ve benim gibi düşünenlerin hassasiyeti devletin demokratize olması argümanıyla temel yapısının ya da ulusal yapısının değiştirilmesi olasılığı ! Daha net bir ifadeyle ulus devlete zarar verecek yapısal değişimler ! Çünkü bu tür değişiklikler, etnik soruları büyütüp yapının dağılmasına yolaçması olasılığını da içinde taşıyacaktır. Buna izin verilemez !
Tekli yapı düal/ikili bir yapıya dönüşürse bunun adı demokratikleşme olmaz; yapısal bir deformasyona kapı aralamak olur ! TC’nin kuruluş felsefesini reddetmek olur !..
Şöyle toparlayacağım:
Yeni anayasa değişikliğinde temel esası, mevcut yapıyı koruyarak demokratize etmek olmalıdır. Yahut yeni anayasa, vatandaşların etnik bütünlüğünü koruyarak onların temel haklarını daha da demokratize etmelidir.
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








