
DÜNYA SAVAŞI OLUR MU ?
23 Eylül 2026 00:03:47
Birkaç kez yazdım…
Dünyamızın şöyle böyle yarımyüzyılı aşkın bir süredir yeni bir dünya savaşının koşulları içinde, koşullar eni-konu olgunlaştı artık…
Dünya savaşları tekelci/emperyalist kapitalizmin ürünüdür, temelinde de eşitsiz gelişme yasası yatar.
Dünya savaşları bir önceki paylaşımın yenilenmesi olayıdır. Bu yüzden dünya savaşlarına yeniden paylaşım savaşı denilir.
İlk dünya savaşı, dünyanın feodalizm evresindeki paylaşımın yeniden paylaşımıydı.
İki savaş arasında değişen güçler denesi bir yeniden paylaşımı zorunlu hale getirdi.
İkinci savaştan sonraki uzun evrede ülkeler eşitsiz geliştiler, böylece büyük devletlerin gücü ile kontrol ettikleri /zenginliklerin oransal bütünlüğü bozuldu. Artık dünya bir yeniden paylaşım savaşının koşullarını yaşıyor.
Sürüyle bölgesel savaşlar yeni bir dünya savaşına alıştırmaları bir bakıma.
Şu sorulabilir belki:
İlk iki savaş arasında çeyrek yüzyıl varken, ikinci savaştan bu yana üç çeyrek yüzyıl geçtiği halde niçin bir yeniden paylaşım savaşı yaşanmadı ?
Bunu uzmanlar nükleer silahların varlığına bağlıyorlar. ABD’nin ikinci büyük savaşta Hiroşima’ya attığı atom bombasının yarattığı büyük kıyım ve yıkım bir nükleer savaşın nelere yolaçacağını öğreten büyük bir ders oldu.
Ama bu en azından teorikman, yeni bir dünya savaşının olmayacağı anlamına gelmiyor. Eksenini kapitalizmin oluşturduğu emperyalizm varoldukça bir üçüncü dünya savaşı tehlikesi de varlığını koruyacaktır.
Görüyorsunuz…
Çin ve Rusya ile birlikte dünyanın en güçlü ülkelerinden birisi kabul edilen ABD’nin başkanı Trump, savaş ve tehditlerle dünyayı yeniden paylaşma yolunda ciddi adımlar atıyor. Dünyanın gözleri önünde Venezuella petrollerine el koydu. Danimarka’nın elindeki Grönland’ı ilhak etti. Kanada’ya el uzattı. İran’a saldırdı. Ortadoğu’yu yeniden biçimlendirmeye çalışıyor ! Gazze’yi de ele geçirdi…
Rusya’nın gözü Ukrayna’dan sonra Avrupa ülkelerinde. Çin’in gözü Tayland’ta...Üç büyükler dünyayı “çaktırmadan” yeniden paylaşıyorlar.
Trump’ın derdi paylaşımın tehdit ve lokal savaşlarla sınırlı kalması. Bu yüzden üç kutuplu ya da çekim alanlı bir dünya düşlüyor. Çin ve Rusya arasında mekik dokumasının anlamı bu.
Şu an dünya iki kutuplu yapılanmanın/mevzilenmenin büyük ölçüde dağıtılmasının şaşkınlığı içinde.
İki kutuplu dünyanın kurumları da çöktü/çöküyor. ABD’nin Avrupa’dan gitgide uzaklaşması dünyanın en eski sömürgecileri olan Fransa, İngiltere, İtalya gibi ülkelerde panik havası yarattı.
İngiltere’nin çekim alanı içindeki ülkelerin bağımsızlıklarını ilan etmek için birleşmeleri birleşik krallığın sonunun gelişini gösteriyor.
Dünya, barış (!) içinde yeniden paylaşılamazsa bir nükleer savaşın kapısı açılacak demektir.
Mazlum ülkelerin büyük emperyalist ülkelere direnmeleri yeniden paylaşım savaşının bir yanıyla kıvılcımları, öte ir yanıyla da caydırıcı unsurları oluyor. Örneğin İran’ı ABD/İsrail’e buyun eğmeyip direnmesi ABD’nin bir ölçüde kendisine gelmesine yolaçtı.
Emperyalizme karşı tek tek direnişlerin senkronize hale gelmesi gerekiyor aslında. Gelişmekte ülkeler ve yarı-sömürgeler, büyük devletlerin yörüngesinde kalmanın hiçbir faydasının olmadığını acı deneylerle gördüler/yaşadılar ve yaşıyorlar.
Emperyalizme karşı yürütülecek çok uluslu senkronize bir mücadele, dünyanın yarısını yokedecek bir yeniden paylaşım savaşını önleyebilir. Emperyalizme bağımlı durumdaki ülkelerin el-ele verip başlarını dikmeleri gerekiyor. İran, Ortadoğu için hoş bir örnek oldu !..
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








