
Makam İnsanı Değil, İnsan Makamı Değerli Kılar”
12 Agustos 2026 21:06:25
Makamdan güç alanlar, o makam ellerinden gittiğinde unutulup gider. Makama değer katanlar, makamın hakkını verenler ise koltuktan kalktıktan sonra bile saygıyla anılır.
Aslında mesele bu kadar basit.
Son yıllarda makamdan güç alanlara o kadar alıştık ki görevini hakkıyla yapan, oturduğu koltuğu kendi çıkarı için değil toplum için kullanan insanları gördüğümüzde şaşırır hale geldik.
Çünkü çevremizde gördüklerimiz ortada.
Daha düne kadar sıradan bir evde otururken makama geldikten sonra lüks dublekslere taşınan mı dersin…
Paçacı olup kısa sürede işletme sahibi olan mı dersin…
Dükkanında yorgan, battaniye satan siyasetçinin bir anda arsa zengini haline gelenini mi dersin…
Dersin de dersin.
İnsan ister istemez soruyor:
Bu değirmenin suyu nereden geliyor?
Makam insanın hayatını bu kadar hızlı değiştirebiliyorsa, vatandaşın da bunu sorgulaması en doğal hakkıdır.
Bir de bu düzenin etrafında kümelenenler var.
Gazetecisi, siyasetçisi, iş insanı…
Yanlış olduğunu bildiği halde susanlar, menfaati bozulmasın diye haksızlığa göz yumanlar, dün söylediğinin bugün tam tersini söyleyenler…
Sorsan hepsi ahlak timsali.
Sorsan hepsi memleket sevdalısı.
Sorsan hepsi halk için mücadele ediyor.
Ama iş kendi çıkarlarına dokunduğunda ne ahlak kalıyor ne memleket sevdası ne de hak hukuk.
İşte asıl çürüme burada başlıyor.
Haksızlığı yapan kadar, haksızlığı bildiği halde çıkarı için susan da bu düzenin bir parçasıdır.
Bugün makamınız olabilir.
Paranız olabilir.
Etrafınız kalabalık olabilir.
Kapınızdan insanlarda eksik olmayabilir.
Ama bunların hiçbirisi sonsuza kadar sürmez.
Makam gider.
Para gider.
Güç gider.
Menfaat ilişkileri biter.
O gün geldiğinde insanın geriye bıraktığı tek şey yaptığı işler ve insanların hafızasında bıraktığı izdir.
Ve o gün insanlar sizin hangi arabaya bindiğinizi, hangi evde oturduğunuzu ya da kaç arsanız olduğunu değil, o gücü elinizde tuttuğunuz günlerde ne yaptığınızı konuşacak.
Birileri bugün yaptıklarının hiçbir zaman karşılarına çıkmayacağını düşünüyor olabilir.
Ama hayatın değişmeyen bir kuralı var:
Eden bulur.
Bazen geç olur, bazen erken…
Ama yapılan hiçbir haksızlık sonsuza kadar gizli kalmaz.
Rabbim de kimsenin yaptığını yanına bırakmaz.
Gün gelir, bugün hesap sorulamaz denilenlerden hesap sorulur.
Gün gelir, kendisini vazgeçilmez görenlerin telefonları bile çalmaz.
İşte o zaman makamın mı insana değer kattığı, insanın mı makama değer kattığı ortaya çıkar.
Bu yüzden mesele makam sahibi olmak değil, o makamın hakkını verebilmektir.
Çünkü makamlar geçicidir.
Ama insanın bıraktığı iz kalıcıdır.
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








