
NATO ÇÖKER Mİ ?
04 Temmuz 2026 00:20:20
Dünyanın eski güç dengeleri değişiyor, yeni bir dünya düzeni kuruluyor.
Bu çok doğal. Bu değişimin nedeni, değişimin kendisi ! Eşitsiz gelişme yasası yahut.
Değişen yeni güç dengeleri yeni mevzilenmeleri zorunlu kılıyor.
Aslında bir üçüncü yeniden paylaşım savaşının koşulları var. Ama nükleer silahların varlığı ve kullanımı olasılığının getireceği felaketler, yeniden paylaşımı anlamsız kılıyor.
Bu tablo, iki kutuplu bir dünyaya düzenlenmiş kurumsal yapıları da etkiliyor. BM’den NATO’ya ve AB’ye kadar uzanan eski yapının ekonomik, siyasi ve askeri aktörlerinin yerine yenilerinin getirilmesi gerekiyor.
Ankara’daki NATO zirvesi bu teorik yaklaşımın ne zaman ve nasıl yaşama geçeceği sorusunun ipuçlarını da verecek.
Daha önce de birkaç kez yazdım:
ABD artık NATO’nun yükünü çekmek istemiyor, en azından “Kurucu Baba” pozisyonunu terketmek ve yükün ağırlığını AB’ye devretmek istiyor.
Çünkü yeni dünya düzeninde NATO’ya ve BM’ye, giderek AB’ne de yer olmayacak. ABD NATO’yu tepe tepe kullandı, şimdi AB’nin patronlarına dönüp; “Alır kullanabilirseniz biraz da siz kullanın” diye dalgasını geçiyor...
ABD’nin/Trup’ın gözü Çin’de. Trump’ın NATO zirvesinden sonra yeniden Çin’e gideceğini açıklaması ticari rekabetle ilgili değil bence, çok çaplı işlerin peşindeler. Ola ki Rusya’yı içine alacak çok kutuplu bir dünya projesinin !..
ABD NATO’nun yükünü büyük ölçüde AB’nin sırtına yıkarsa, özünde provokatif bir saldırı örgütü olan NATO, bir anlamda Avrupa Ordusu’na dönüşecek.
Soru şu:
AB’nin patronları bu durumda NATO’nun ağır yükünü taşıyabilirler mi ? Taşırlarsa niçin ?
Asıl adı Kuzey Atlantik Anlaşması Teşkilatı olan NATO’nun niçin kurulduğu anlaşmanın 5. maddesinde açıklanır. Buna göre, NATO üyelerinden birine veya birkaçına yapılacak bir saldırı halinde tüm NATO üyesi ülkeler duruma müdahil olacaklardır. Bu madde, Birleşmiş Milletler Anlaşmasının 51. Maddesine de dayanır.
Güzelim ülkemiz de 1955’ten bu yana NATO üyesidir. Ama “Kurucu Babalar” içinde yeralmadığı için örgütün merkezi yönetiminde yeralmadı hiçbir zaman.
Aslında bu iyi bir şeydir. Çünkü bu aynı zamanda NATO’nun kirli işlerinden ülkemizin uzak kaldığı anlamına gelir.
NATO, açıkça belirtilmediği halde esas olarak Sovyetler Birliğine karşı, yani ikinci büyük savaşın hemen ertesinde 1949 Nisan ayında kurulmuştu. NATO’nun amacı olası bir Sovyet yayılmacılığına karşı Batı ülkelerinin çıkarlarını korumaktı…
1980’li yılların sonlarında Sovyetlerin dağılmasından sonra bu kez Rusya Federasyonu ana hedef haline geldi.
Ankara’daki NATO zirvesi şu açıdan önemli:
Eğer yeni bir dünya düzeni kurulacaksa, eski dünyadaki temel mevzilenmenin bence askeri gücü olan NATO’nun mevcut konumunu koruması sözkonusu olmayacaktır.
NATO zirvesinin sonuç bildirgesi dünyaya çok şey söyleyecek yani.
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








