
SOHBET…
03 Temmuz 2026 00:03:40
Benim günlük gazetelerimi eskiden oturduğumuz apartmanın görevlisi getiriyordu…
Mahalledeki tek gazete bayii kapanınca gazete servisi durdu. Gerçi yakın semtlerde gazete bayii vardı, ama bizim görevlimizin çalışma alın dışında kaldığı için servisi kesti. Onun dediğine göre zaten bizden başka da gazete alan kimse yoktu semtimizde, bayi de o yüzden kapanmıştı…
Bu kez gazetelerimi büyük oğlum Ahmet Naim getirmeye başladı. Ben Sözcü gazetesi okuruyumdur. Ama hem ötekiler ne yazıyor merakımı gidermek ve hem de destek olsun diye düzgün “muhalif” gazeteleri ve bazen yandaş gazeteleri de okuduğum olur. Ahmet Naim özellikle futbolu sevdiğim için hafta başlarında splor gazeteleri de getirir…
Ben, günlük ihtiyaç listesinin en başında ekmekle birlikte gazetenin yeraldığı bir evde büyüdüm. Her gün birkaç gazete girerdi bizim eve. Babam tanınmış bir hikaye ve roman yazarıydı, Babiali’de yayınlanan ünlü Son Posta gazetesinin de Karadeniz temsilcisiydi. Kapıya birakılan gazete paketlerinden Fransızca gazete ve dergiler de çıkardı sık sık…
Evin en değerli eşyası, babamın çalışma odasındaki maun “kütüphane” siydi. Kitaplıktaki kitapların çoğu ciltliydi. Kitaplarına kimsenin el sürmesini istemezdi…
Uzun yıllar geçti, ben de mesleğe katıldım, babamla birlikte gazetecilik yaptım. Aynı evde yaşıyorduk ve bir ekmek-bir gazete geleneğimiz parasız kaldığımız dönemlerde bile sürmüştü. Bizim için ekmek ve gazete eşdeğer ihtiyaç oldu hep…
Bugün de geleneksel/basılı gazetesiz bir yaşam düşünemiyorum…
Önceki gündü… Ahmet Naim birkaç gazete getirip bıraktı. Tomarın içinden her zamanki gibi Sözcü gazetesini çektim, farklı bir kapak düzenlemesi/mizanpajı vardı gazetenin. Renkli kapak ikiye ayrılmıştı. Üstteki bölümde Sözcü’ye çökülmek istendiği şeklinde bir haber-yorum vardı, bir anlamda okura şikayet !
Sözcü’nün ülkenin ve halkın çıkarlarını gözeten cesur yayıncılığını hazmedemeyenlerin saldırısı altındaydı gazete ve çökertilmek isteniyordu…
Alttaki bölümde ise 25 lira olan Sözcü’ye 10 liralık bir artış yapmak zorunda kalındığı detaylı şekilde anlatılıyordu…
İki bölümün özeti şeyleydi:
Eğer Sözcü okuru 10 liralık fiyat artışını sineye çekmezse gazete devam edemeyecek, iktidar yandaşlarının eline geçecekti…
Bu işleri az-çok bilen birisi olarak Sözcü’nün anlattığı gerçeklere yabancı değilimdir.
Türkiye’de şunun-bunun çekim alanına girmeden adam gibi gazetecilik yapmak çok zordur.
Yandaş gazeteler zarar da etseler başka yollardan finansa edilirler. Ama, adam gibi gazetecilik yapanların bu şansı yoktur. Dayandıkları tek güç okurlarıdır…
Ben, bir ekmek-bir gazete kuşağından birisi olarak Sözcü okumaya devam edeceğim, öteki düzgün gazeteleri de unutmadan… Sözcü 10 değil, 20 lira zam yapsa yine de devam ederdim… Bıçak kemiğe dayanmasa kapımızı çalmazlardı, eminim.
Ancak okur olarak kapımızın o kapak mizanpajıyla çalınması yine de beni rahatsız etti; ok da zarif olmayan bir manipülasyonla karşı karşıya olduğum hissi doğdu içimde. Sözcü’ye yakışmadı !..
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








