
ERDOĞAN ADAY OLMALI
27 Ocak 2025 00:15:23
Demokrasiyle yönetilen bir ülkede erken seçim kararı alınması için derinleşme eğrisi içinde ki bir siyasi krizin varlığı gerekir.
Ama istisnalar da yok değildir. Muhalefetin gerilediği ve iç uyumunu yitirdiği dönemlerde de iktidar partisi normal seçim takvimini beklemeden erken seçim kararı alabilir. Bunu kendisini yenilemek ve ek-zaman kazanmak için yapar.
Ama genelde erken seçim kararı, derinleşme trendine girmiş bir siyasi krızın dayatmasıyla alınır.
Soru açacağım:
Türkiye’de bugün bir erken seçim ortamı var mı ?
Teorik olarak epeydir var; pratik olarak da hızla olgunlaşıyor...
Siyasi krizler ekonomik ve sosyal krizlerin iç-içe geçip derinleşmesi sonucu ortaya çıkar.
Bu durum güzelim ülkemizde epeydir var. NAS’la yoğunlaşan ekonomik kriz geniş kitlelerin yoksullaşmasına neden oldu; bu da kaçınılmaz olarak kitle memnuniyetsizliğini büyüttü. Bu sürece denk gelen 31 Mart yerel seçimlerinde memnuniyetsiz kitleler, tepkilerini anamuhalefet partisini destekleyecek gösterdiler.
CHP uzun yıllardır ilk kez büyük bir farkla seçim kazanmış oldu. Bu beklenmedik olay geleneksel sekülerizm fobisinin aşılmasına da yolaçtı.
Spontane bir olaydı gerçi. Ama CHP’nin bunu akıllıca kullanması koşuluyla ona iktidar kapısını da açabilirdi.
CHP bu fırsatı kullanamadı. Normalde yerel seçim zaferini genel seçimin ateşleyici gücü olarak kullanması gerekirken geriye çekildi.
Şu var ki Erdoğan yönetimi radikal bir model değişikliğine de gitmesine rağmen ekonomiyi derleyip toparlamakta başarılı olamadı. Ekonomik verilerde görece düzelmeler görülmesine karşı bunun sonuçları kitle memnuniyetsizliğini ortadan kaldıracak sonuçlar vermediği için sosyal kriz sürüyor. Kitle hareketleri bunun başlıca göstergesi...
İktidarın “yumuşama” politikası altyapısı olmayan yapay bir polikaydı; muhalefet için de bir tuzaktı. Nitekim aradan daha bir yıl geçmeden süreç tersine döndü...
Sanıyorum iktidar gidişin farkında, siyasi krizin olağan yöntemlerle aşılamayacağını görüyor. Sanıyorum bu yüzden erken seçimi gündemine aldı. İktidarın normalleşme politikasını terkedip sertleşmesi, kendisi için en elverişli koşularda seçime gidilmesini sağlayacak zemini yaratma taktiğinden başka bir şey değil.
Bahçeli’nin DEM’le el sıkışması ve Öcalan’ı devreye sokmasının nedeni de, son analizde, olası bir erken seçimle ilgiliydi. Amaç Erdoğan’ın adaylığının önünü açacak koşulların yaratılmasıydı...
Hukuki bir formül bulunur-bulunmaz bilemem. Ben Erdoğan’ın yeniden aday olmasını istiyorum. Zaten bu doğrultuda daha önce de bir yazı yazmıştım...
Peki niçin aday olmalı Erdoğan ?
Çünkü Erdoğan’ı sandıkta yenmeden O’nun sembolize ettiği ve liderliğini yaptığı muhafazakar sağı yenmiş olmazsınız. Muhafazakar sağ bugün Türkiye’deki en önemli siyasi harekettir. Bu hareketi çeyrekyüzyıla yakın bir zamandır Erdoğan sembolize ediyor ve fiilen yönetiyor.
CHP, Erdoğan’sız bir AKP’yi sandıkta yenebilir; ama bu, içinde klasık İslamcılıktan Yeni-Osmanlıcılığa ve bu bağlamda radikal milliyetçiliği de sentezleyen bize özgü muhafazakar sağı yenmiş olmaz. AKP+MHP ittifakı Erdoğan’ın adaylığında yenilebilirse eğer, ancak bu durumda, yeni süreç demokratize olabilir. Bu elbette Erdoğan’ın temsil ettiği, hareketin yok alacağı anlamına gelmez; ama Erdoğanizmin etkisini yitireceği anlamına gelir. Erdoğan’ı sandıkta yenmeden Türkiye’ye özgü bir muhafazakar hareket olan Erdoğanizmi yenemezsiniz.
İşte bu yüzden Erdoğan aday olmalıdır yeniden. Yenilirse temsil ettiği hareket uzunca bir süre kendisini toparlayamaz. Yenerse daha otoriter bir sürecin kapısı aralanır...
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








