
DÖKÜLDÜK !
15 Haziran 2026 00:35:52
İlkten şunun bir kez daha altını çizmem gerekiyor:
Milli futbol takımımızın 24 yıl aradan sonra Dünya Kupasına katılma hakkını elde etmesi rüya gibi ! Bize bu güzelliği yaşatan futbolcularımıza, “evlat”larımız Mondela’ya ve diğer yöneticilere ne kadar teşekkür etsek azdır.
İtalya gibi bir futbol devi şampiyonayı evimde izlerken “bizim çocuklar”ın Ayyıldızlı Albayrağ’ımızı oralarda dalgalandırmaları çok şeydir ! Umarım bir dahaki Dünya Kupasına da katılma başarısını gösteririz böylece, başarımızın rastlantı olmadığını dosta-düşmana gösteririz…
**
Ben geç yatan birisiyimdir, gece 2’den önce yatağa girmem. Maç sabahın 7’sindeydi. Maçı canlı izlemek için 6’da kalkmak gerekiyordu.
Zehra itiraz etti, 20 yaşında olmadığımı maçı tekrardan izleyebileceğimi söyledi. aldırmadım. Ertesi sabah tam 7’de kahvaltı tepsisiyle ekranın başına geçtim.
**
Futbol analistleri grubumuzun “Kolay” bir grup olduğu düşüncesinde birleşiyorlardı. “Kolay” derken bunun görecelik ayrıcı vardı. Grubumuz öteki birçok gruba göre daha kolay bir gruptu. Buradan hareket eden analistler peşinen Grup birinciliğimizi hedefliyorlardı.
Futbol sürprizlerle dolu bir oyundur. Bugüne kadar beş kez Dünya şampiyonu olmuş Brezilya’yı ilk oynadığı maçta gördük ! Paçayı zor kurtardılar !
Analistler, Avusturalya’nın fizik güce dayalı bir takım olduğunu, bize karşı kontratek oynayacaklarını yazmışlardı.
Öyle de oldu. Topu bize verdiler, kendi yarı sahalarına çekilip kontra-atak oynayacaklarını yazıp çizdiler.. Saydım sadece dört kez atak yaptılar onun ikisi golle sonuçlandı.
Kalecimiz Uğurcan’ın gollerde hatası yoktu. Ama diğer savunmacılarımız için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. – metre mesafede kaleye sut atılmasına izin verirken kalende gol görmemen şans olur ! Yediğimiz ikinci gol öyle bir goldü.
Kontra-atak futbolu oynayan takımlara karşı gol bulmak kolay değildir. Nerdeyse 11 kişiyle savunma yaparlar. Tümü ceza sahasında toplanır, kendi oyuncularınla birlikte ceza sahalarının çevresinde nerdeyse 16-17 oyuncu birikir. Bu kalabalıkta şut atmak, ver-kaç yapmak çok zordur.
Avusturalya savunmacıları 1.90 ve üstü yükseklikte oyunculardan oluşuyordu. Üst üste bulduğumuz kornerleri kolayca atlattılar bu yüzdün. Tek umudumuz duran toplardı. İki duran top yakaladık, ama başarılı olamadık. Oyunu büyük ölçüde domine ettiğimiz halde gol atmamız rastlantıya kaldı.
Yeri geldi şunun altını çizmem gerekiyor:
Takımızın teknik kapasitesiyle övünüyoruz, ama dünya yıldızı oyuncularımızın isabetli şut oranı çok düşüktü. Direkten dönen şutu da bir savunmacı olan Abdülkerim attı. Gerçekte kanat oyuncusu olduğu halde santrfor oynatılan Kerem’in iki metreden topu kalecinin göbeğine atması teknik kapasitemizin o kadar da övünülecek bir durumda olmadığını gösteriyordu.
Örneğin yere-göğe koyamadığımız Arda Güler sahada gezindi durdu. Attığı her şut göklere gitti. Çalım fantezileri hüsranla sonuçlandı…
İkinci yarıda oyuna giren Kerem’ın şık futbolu da olmasa, forvet hattı sıfıra sıfır çekti.
ABD de Avustralya tipi bir oyun düzeniyle karşımıza çıkarsa, kupa maceramızı ne yazık kısa sürebilir.
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








