
ABD-İSRAİL’E SUNULAN ESSİZ FIRSAT !
11 Ekim 2023 00:31:54
İlkten yanlış bilinen bir doğrunun altını çizeceğim:
Filistin sadece Arapların değil, İsrailoğullarının/Yahudilerin de anayurdudur. İsrail’in kurulduğu topraklar gelişigüzel seçilmiş topraklar değildir.İlk semavi din olan Musevilik de o coğrafyadan çıktı.
Yahudilerin anayurda dönme hareketi 19. yüzyılın ikinci yarısında Doğu ve Batı avrupada başladı. Hareket, başlarda, siyanonizm olarak adlandırılan milliyetçi bir hareketti. Daha sonraları şiddete dayalı yayılmacı ve ırkçı bir harekete dönüştü., faşizanlaştı. Siyonizm, aynı zamanda, Yahudi emperyalizmi anlamına da gelir.
Çokça sanıldığının aksine hareketin ilk destekçisi ABD değil, İngiltere’ydi. Osmanlının birinci dünya savaşından yenilgiyle çıkması sonucu onun egemenliği altındaki arap vilâyetlerinin yönetimi İngilizlere geçti. Bu dönemde Filistin’e yoğun Yahudi yerleşimleri oldu. Başlarda Batı avrupadaki zengin Yahudilerin toprak satın almalarıyla başlayan göç hareketi özellikle ikinci dünya savaşı sırasında Hitler’in Yahudilere yönelik soykırımı ile hız kazandı. Şöyle böyle 50 yıl süren bir süreç sonunda, Batı’nın da yoğun desteğiyle, Filistin’de, 1948’de bir Yahudi devleti ya da İsrail kuruldu. Bu süreçte İsrail İngiliz yönlendirmesinden ABD yönlendirmesine/desteğine geçti. İsrail, ikinci dünya savaşından sonra ABD’nin Ortadoğu’’daki ileri karakoluna ya da jandarmasına dönüştü. Demografik yapı içinde araplar çoğunlukta olduğu halde, Filistin topraklarının yüzde 50’inden çoğu İsrail’e verildi. İsrail, militarist yöntemlerle topraklarını sürekli olarak çoğalttı
Günümüzün İsrail’i ABD’nin Ortadoğudaki ekonomik, siyasi ve askeri çıkarlarının bekçisi konumunda ırkçı, yayılmacı ve faşist bir devlettir.
**
Buradan bakıldığında, İran’ın denetimindeki şeriatçı bir örgüt olan HAMAS’ın İsrail’e saldırısının, ortadoğu’yu yeniden biçimlemeye çalışan, bu amaçla Irak’ı bölen, peşinden Suriye’ye yönelen ABD’ye ve onun vurucu gücü olan İsrail’e sunulan eşsiz bir fırsat olduğu görülüyor.
İsrail’in başbakanı Netanyahu’nun, HAMAS’ın saldırısından sonra yaptığı, “ortadoğu’yu yeniden biçimleyeceğiz” şeklindeki açıklaması, aslında ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi’nin (BOP) ana hedefini de işaret ediyor.
Siyonistler ve ABD, bu eşsiz fırsatı dibine kadar kullanmaktan geri durmayacaklardır.
HAMAS’ın İsrail’e saldırısını coşkuyla destekleyenler, aslında bir Pirus zaferini alkışlıyorlar. Bunların içinde solcuların da olması, dargörüşlülüğün sadece şeriatçı sağa özgü bir özellik olmadığını da gösteriyor.
Burada şöyle bir soru çıkıyor ortaya:
İsrail’in Gazze saldırısının çapı büyür mü ? Örneğin Hizbullah’ın borusunun öttüğü Lübnan’ı da kapsar mı ? Dahası İran’a sıçrar mı ?
Bunlar teorikman gündemde. Ne kadarı yaşama geçer gelişmelere bağlı bu. Ama şurası kesindir ki HAMAS’ın saldırısından ABD ile İsrail kazançlı çıkacak. İran’ın HAMAS’ın arkasında olmadığını açıklaması bir taktik-siyaset değil sadece, ciddi bir korkunun da dışavurumu.
Bir soru daha var:
İran’ın bu sonuçları görememiş olması pek olası değil. Peki o halde niçin karıştırdı çarşıyı ?
Bunun yanıtı olmaya aday bir çok paranoyal teori var. Kafkasya demiryolu hattının Azerbaycan-Ermenistan koridorunda sıkışmasından İran’nın İsrail’i sorumlu tutmasına kadar neler…
Paranoyal teorilere pek itibar eden birisi değilimdir. Ama, şu sıralar sıkça dile getirilen, MOSSAD ve CIA’nın saldırılardan haberi vardı; belirli can-mal kayıplarını sineye çekip bunu bir fırsat olarak kullanmayı yeğlediler şeklindeki teori kafamı kurcalıyor.
Emperyalizm ve faşizm, ekonomik, siyasi ve askeri çıkarları için olası can kayıplarını rahatça
sineye çekecek sistem ve rejimlerdir çünkü.
Son olay niçin istisna olsun ?!..
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
ABD, İran ile iş birliği halinde Ortadoğu’da Sünni İslam'ı frenlemek; hatta iyice ezip, geriletmek adına bu olayı Lübnan’daki Hizbullah’ın tezgâhında hazırlattırdı.
Son zamanlarda Amerika ile İran arasındaki yakınlaşmalardan önemli bir detay olan ve bir ay önce ajanslara düşen şu haberi hatırlayalım:
“Tahran'daki Evin Cezaevi'nden çıkarılan İran-Amerikan çifte vatandaşları Siamak Namazi, Emad Şarki, Murad Tahbaz ile Beyaz Saray'ın henüz kimliklerini açıklamadığı iki kişinin ülkeden ayrılabilmesi karşılığında, İran'ın Güney Kore'de bloke edilen 6 milyar dolarlık varlığının, Katar Merkez Bankası'na transferi ... DEVAMI
- s.
- 1
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








