
GS İYİ OYNAMIYOR !
25 Agustos 2023 00:04:41
Geçenlerde yazdığım bir yazıda futbol maçlarındaki yayın kargaşasından yakınmış, bu yüzden taraftarı olduğum GS’nın bir maçını kaçırdığımı söylemiştim. Kaçırdığım maç, lig maçı değildi, dünya şampiyonlar ligi eleme maçının ilkiydi…
Maçı kaçırmamın nedeni de evdeki TV’lerin teknik kapasitelerinin yetersizliğiydi (bana öyle söylenmişti). Ayrıca maçı izleyebilmem için gösterilen çabanın sonunda komediye döndüğünü de belirmiştim.
Sonradan anlaşıldı ki bunlar aşılabilirmiş aslında; maçı izleyebilmem için TV’ye takılan bir cihaz bu sorunu çözebiliyomuş, işin ilginç tarafı o cihaz bizim evde de varmış. Ancak cihazın kablo girişi bozuk olduğu için karışmış işler…Sonuçta basit bir teknik hatanın kurbanı olmuşuz…
Ama bütün bunlar “yayın” kargaşası” konusundaki yakınmamın doğru olmadığı anlamına gelmiyor. Futbol maçlarına olan tutkunun yaygınlaşmasına koşut olarak yayıncı kuruluşlar da çoğalmaya başladı. Lig maçları hâlâ tek platformdan yayınlanıyor, ama Avrupa maçları farklı ve karışık şekilde başka başka platformlardan…
Örneğin iki maçlık bir eleme turunun ilk maçını bir kanal, rövanşını bir başka kanal yayınlanıyor. Bu yüzden belli-başlı kanallara abone olmak zorunda kalınıyor; bazen o da yetmiyor, son zamanlarda maç başı yayın satan kuruluşların bile ortaya çıktığını görüyoruz.
1980’li yıllardan bu yana güzelim ülkemizi sultası altına alan neoliberalizm (tekelci vahşi kapitalizm) spora, özellikle futbola da el attı. Halkımızın geleneksel futbol tutkusu gitgide artan yayın paslaşmasıyla yaygın bir sömürüye dönüştü.
Daha önce de yazdım:
Futbol tutkunluğu ekonomik bir sömürü konusu da değil sadece, özellikle geri bırakılmış, çoğu otokratik yönetimlere sahip ülkelerde bir sosyo-politik adaptör de…Toplumsal uyanışın ve tepkilerin sisteme dokunmasını engellemek için kullanılıyor futbol….
Bu yöntem eskiden daha çok Latin Amerika ülkelerine özgü bir yöntemdi. Epeydir aydınlanma sıkıntısı (!) çeken körfez ülkeleri de çareyi futbol tutkusunu körüklemekte buldu. Çok büyük paralarla transfer edilen dünya yıldızları bunun için kullanılıyor. Selefi tutuculuğunun futboldan da medet umar hale gelmesi ayrıca çok ilginç…
Başka bir gelişme de var. Eskiden geri bırakılmış ülkelere Avrupa takımlarının yıldızları ancak emeklilik öncesi son bir gelir elde etmek için gelirlerdi. Bu da değişiyor yavaş yavaş. Futbol için olgunluk yaşı sayılan yaşlardaki oyuncular da örneğin bizim lige de gelmeye başladı…
Sanıyorum bu yıl Avrupa kupalarındaki başarılı sonuçlar almamızda bu da etkili oldu. Ülke puanı da bu şekilde yükseldi, milli takımımız ilk 10 içinde yer buluyor artık kendisine…
**
Futboldan bu kadar sözetmişken örneğin GS’nin son Norveç deplasmanın üzerine bir şey yazmamak olmayacak…
GS’nin oynadığı Molde, tipik bir soğuk iklim takımı. Yapay çimde oynamaya alışmış ve daha çok fizik güce dayalı bir futbol üslubuna sahipler. Teknik kapasitesi vasat, bitiriciliği zayıf bir takım Molde…
GS’nin teknik kapasitesinin altında bir takım.
Nitekim, bizden çok pozisyona girdikleri halde, ilk golü de bulmalarına rağmen, maçı kopartamadılar, tam ters
i…Maçı kopartan, teknik donanımı üstdüzey bir oyuncu olan İcardi oldu. O, nerdeyse tek başına maçı kopardı. Dünya çapında yıldızlara sahip olmanın avantajının altını da çizdi bir bakıma…
Sonuç olarak şunu söylemeden geçemeyeceğim:
GS, iyi oynamıyor: Yorgun, pas ve şut yüzdesi düşük bir oyun sergilediler. İçardi farkı olmasa, deplasmandan yenilgiyle de dönebilirlerdi…Bence GS bu değil !
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








