
3 YOL VE ŞİMŞEK’İN UYARIS
19 Agustos 2023 00:16:53
İyi Parti, MHP lideir Devlet Bahçeli’nin, “komşu olalım” çağrısını yanıtladı; “3.yol” önerdi.
İlkten öteki “yol”lara bakalım:
1.yol: Bahçeli, İyi Parti’ye “yuvaya dönün” çağrısı yaptı.
Türkçesi,”bize katılın”dı…
- yol: Bahçeli, olumlu yanıt alamayınca bu kez, “Gelin komşu olalım” çağrısı yaptı.
Türkçesi: “Cumhur ittifakına katılın”dı…
İyi Parit’nin “3.yıl”u ne peki ?
Kendi mahallemizde buluşalım !..
Bu, Milliyetçi İttifak kuralım anlamına da geliyor.
Bahçeli ve partisi epeydir Erdoğan’ın mahallesinde oturuyor. Bir tür konuk !
İyi Parti, “sen artık orada oturmayı bırak, gel kendi mahallemizde komşu olalım”diyor…
Peki Bahçeli buna “evet”der mi ?
Sanmıyorum. Çünkü kendi mahallesine taşınması, herşeyden önce, AKP’den desteğini çekmekle eşanlamlı ! Akşener, 3. Yol önerisi ile “İttifakı bitir” diyor Bahçeli’ye…
Tekrar edeceğim:
Bahçeli buna “evet”der mi ?
Hem, önerme kendisinden gelmediği için demez ve hem de, bir ucuna iliştiği iktidar koltuğundan kalkmak istemez. Hoş zaten istemesi için bir neden de yok. Gerçi Soylu’nun görevden uzaklaştırılması Bahçeli biraz sarstı; bazı önermelerine karşılık bulamaması da ayrıca. Ama, seçim öncesi kendi mahallesine dönmesi için ciddi bir neden de yok ortada.
İyi Parti 3. Yol önermesi ile milliyetçi cephede yeni bir mevzi elde etti…Çünkü ülkücü camia MHP’nin ısrarla AKP’nin yanında saf tutmasından rahatsız…
Milliyetçilerin aynı mahallede buluşması şu açıdan da zor:
MHP ve tabanı ile İyi Parti ve tabanı arasında kan uyuşmazlığı var. Türkiye’ye farklı pencerelerden bakıyorlar: MHP radikal milliyeçiliği temsil ederken, İyi Parit demokratik kulvarda…
Örneğin MHP’nin Başkanlık Sistemi ile sorunu yok; İyi Parti parlamentarizmi savunuyor…
Radikal milliyetçiliğin kimyası, her türlü otakratik ve hatta teokratik bir düzenle uyuşurken, İyi Partinin kimyası tam tersi…
İyi Partinin milliyetçiliği, CHP’nin milliyetçiliğine eni-konu yakın…
Hoş zaten öyle olmasa MHP içinde bir Akşener olayı ve peşinden İyi Parti olayı patlak vermezdi…
ŞİMŞEK NE İSTİYOR ?
Bizim bankalar, nass ekonomisinden bu yana büyük paralar kazanıyor. Normalde politika faizi (bankaların 14’den aldıkları borcun faizi) düşmesi ticari ve tüketici kredilerinin faizlerinin de düşmesini gerektirir. Öyle olmadıydı ama: Bankalar kendi kafalarına göre takılarak büyük kârlar elde ettiler.
Şimşek’le birlikte faizler yükselince, bankalar da kredi faizlerini daha da yükselttiler; ilerisini göremedikleri için özellikle ticari kredilerin de frenine bastılar. Özellikle reel sektör de şu sıralar krediyle kolay buluşamıyor…
Şimşek dayanamadı, bir açıklama yaparak bankalara seslendi; reel sektöre (siz sanayicilere şeklinde de okuyabilirsiniz) kredi musluklarının açılmasını istedi. Çünkü bu kesim de sıkıntılı şu sıralar. Hem dolar baskısı altındalar ve hem de ucuz kredilere ulaşma yolları dikenli hale geldi. Ayrıca ihracat sıkıntısı çekiyorlar…
Şimşek şunun farkında elbette: Reel (gerçek/üretken) sektör desteklenmezse istihdam daralır, sanayi ürünlerinin üretimi ve ihracatında gerileme olur. Bu da işsizlik ve döviz sıkıntısı ile bunun doğal sonucu olarak enflasyonu tetikler.
Peki Şimşek, bu anlaşılabilir önerisinin yanısıra sabit gelirli halkın sıkıntılarını giderecek herhangi bir önermede bulunuyor mu hükümete ? Bulunmuyor. Halk, onun için soyut bir kavram, bir sayılama/istatistik rakamı !
Oysa, enflasyonla mücadele içinde ücretlerin yükseltilmesi mi de vardır. Çünkü kitlelerin satınalma gücünün erimesi ekonomiye üretim ve ticari sıkıntı olarak faturalanır…
Bakalım Şimşek, emekçi halka yan gözle bakan mali/ekonomik politikasını seçim sürecinde de sürdürebilecek mi ?
Sürdürebilirse eğer, hakikaten bağımsızlığını kanıtlamış olur.
Tabii olan da her zamanki gibi ücret artışı bekleyen emekçi halka olur !..
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








