
ÖZEL NE DEMEK İSTEDİ?
02 Agustos 2023 00:25:01
CHP Grup Başkanı Özgür Özel son yaptığı açıklamasında CHP’de devrim istedi; aynı konuşmada, eğer bu olmazsa, yolların ayrılabileceğini de ima etti. Ayrıca lafı İmamoğlu’na getirip, “o belediyenin başında kalsın” demeye getirdi…
Ben varım dedi kısaca…
Açıklamada benim dikkatimi çeken “ayrılık” iması oldu.
Diyelim ki beklenen/istenen olmadı, muhalefet tası-tarağı toplayıp bir başka parti kurdu…
Peki bu CHP’nin bölündüğü anlamına gelir mi ? Şeklen gelir. Ayrılmalar partiyi de sarsar. Ama gerçekte CHP’nin bölündüğü anlamına gelmez.
Bu daha önce de oldu: SHP ve DSP böyle doğdu. Ama ikisi de birer fraksiyon partisi olmaktan öteye gidemediler. Gerçi DSP önemli başarılara imza koydu, ama bu başarılar Ecevit’in kişiliği etrafında halkalanan başarılardı. Ve kısa sürmüştü: İnönü’yü CHP’yi sağa çekmekle suçlayan Ecevit’in iktidar olmak için şeriatçı Erbakan ile ortaklık kurması, onun “devrimci” imajını silip süpürdüydü. Sonucu biliyoruz. Ecevit gitti, DSP tabela partisine döndü. Son seçimde genel başkanı AKP listesinden meclise girdi ! SHP’nin adını bile hatırlayan yok bugün…
CHP ayakta kaldı ama! Hep de kalacak. Cumhuriyeti kuran iradenin siyasal öncüsü olarak cumhuriyetle birlikte yaşayacak…
Çünkü belirli bir sosyal taban var. Yerleşik ilkeleri var. Bunun yanısıra uzunca süren bir iktidar deneyimi de var. Buradan bakıldığında CHP bir kutup. Onun karşı kutbunda olanlar var, çekim alanında olanlar var…Cumhuriyet varoldukca bu böyle sürecek…
Başka bir soru açacağım burada:
CHP’nin bölünmesini gerçekte kim ister ?
Karşı kutuptakiler ! Kim vardır onların arkasında peki ? “Böl-yönet” şiarının sahibi kimse, o : Batı ! Emperyalizm !..
Tarihe bakın:
Emperyalizm ulusları böler, halkları böler, partileri böler, tümünü birbirine düşman eder.
Eski kulağı kesiktir, şunu bilir: Bölünen her şey zayıflar, güçten düşer, yönlendirilmesi ve yönetilmesi kolaylaşır.
Emperyalist odaklar ile içerdeki işbirlikçilerinin şu sıralar CHP’nin bölünmesi için tırnak kaşıdıklarına kuşku yok. Bakın yandaş medyaya, dörtkol çengi !..
Bu elbette CHP içinde de muhalefet haraketinin olmayacağı ya da olmaması gerektiği anlamına gelmiyor. Kılıçdaroğlu’nun çekilmesi taleplerinin yanlış olduğu anlamına gelmiyor. Partinin bir iç-devrimden geçmesi şeklindeki açıklamalarının yanlış ve zamansız olduğu anlamına da gelmiyor…
Bunlar başka şey, “benim dediğim olmazsa çekip giderim” imalarında bulunmak başka şey ! Bu ikincisi provokasyondur !..
Ben şunu önermiştim:
Kılıçdaroğlu çekilmeyecekse ve Kurultay da bu doğrultuda karar alacaksa, muhalefetin yapması gereken partinin keyfi ve yanlış yönetimine karşı bir baskı gücü oluşturmaktır. Bunun ilk adımı da tüzük değişikliğinde atılmalıdır.
İkincisi, partinin temel ilkelerinin ısrarla gündeme getirilmesi, bu anlamda güncellenmesi muhalefetin stratejik rehberi olmalıdır.
Bu konuyu biraz açacağım:
CHP’nin temel ilkeleri altıokla simgelenir. Altıokungüncellenmesi, onların yeniden yorumlanması anlamına gelmez; o ilkeler temelinde günün koşullarına göre politikalar üretilmesi anlamına gelir. Hoş zaten ilkeler yeniden yorumlanırsa ilke olmaktan çıkar.
Muhalefet bunu yapabilir. Yapmaması gereken bir “üçüncü yol” önermeleridir. Bu, Özel’de de var, hatta İmamoğlu’nda da !
Tekrar edeceğim:
Provokasyondur !..
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








