
DEĞİŞİMCİLER NE YAPMALI ?
25 Temmuz 2023 00:11:59
Daha önce de yazdım:
Kılıçdaroğlu gitmek istemiyorsa, gitmez. Çünkü onu gönderecek ne organize bir irade var ortada ve ne de çoğunluk.
İmamoğlu’na bakın bir:
Güya parti-içi muhalefetin lideri. “Değişim” diyor, toplantılar yapıyor, ikide bir “yakında” kamuoyu ile görüşlerini paylaşacağını söylüyor…
Ama, Kılıçdaroğlu ile yüzyüze geldiğinde söylediği şu:
“Değişim sizin başkanlığınızda da olabilir…”
Ben varım diyemiyor ! Adayım diyemiyor ! Programım şu diyemiyor: Değişimden somut olarak ne anladığını bile tane tane anlatamıyor. Utangaç, ikircikli bir profil sergiliyor…
Parti Meclisi (PM) yarın olağanüstü kurultay kararı alsa, ortada Kılıçdaroğlu’ndan başka aday yok !
Kılıçdaroğlu da bunu görüyor. “İlkeli ve geçmişi temiz birisi olsa çekilirim” demesinin nedeni bu !
Demagojiye sarkıp bu lafı şöyle çarpıtmak olasıdır:
Ne yani, koskoca CHP’de geçmişi temiz ilkeli birisi yok mu !
Var elbette. Kılıçdaroğlu onu söylemiyor. Bu niteliklere sahip olsa bile karşıma çıkacak birisi yok diyor…
Var mı ?!
Daha önce de yazdım.
CHP’nin sorunu Kılıçdaroğlu değil; CHP olma sorunu. Yahut, özüne dönme sorunu.
Peki kim çözecek bu sorunu ?
İmamoğlu nazlı. Yıllar yılı CHP’de ikinci üçüncü adam olanların genel başkanlık yapacak çapı yok. Bana göre İmamoğlu’nun da yok. Elde kala kala Kılıçdaroğlu kalıyor yine…
CHP’yi çekebildiği kadar sağa çeken Kılıçdaroğlu !
Ne olacak peki ?
Burada çok da elim gitmeyerek bir soru açacağım:
Kılıçdaroğlu CHP’yi kendine döndürebilir mi ?
Döndürmesine döndürdü de demem o değil: CHP’yi özüne döndürebilir mi ?
Şöyle olabilir belki:
Parti-içi muhalefet, eğer “değişim” tezlerini altıok’la doldurup onu aşağıdan yukarıya bir baskı gücü olarak kullanabilirse, kurultayda CHP’yi gelecekte kendisine döndürecek kararların alınmasını sağlayabilir. Böyle bir gelişme, Kılıçdaroğlu’nun partiyi kafasına göre yönetmesini de engeller.
Bunun yolu da öncelikle tüzük değişikliğinden geçiyor (ki zaten böyle bir hazırlık var.)
CHP, merkeziyetçi bir parti. Tüzük değişikliği öncelikle demokratik işlerliğin yaşama geçirilmesini sağlamalı. Tabanın iradesi öne çıkmalı. En önemlisi, milletvekilliğine dönem sınırlaması getirilmeli. Milletvekili ağalığı ortadan kalkmalı bu şekilde. Örneğin AKP’de üç dönem kuralı var, CHP’de var mı ?!
“Değişim”in biçimselliği tüzük değişikliği ile sağlanabilir. Ama, partinin kendine dönüp temel ilkeleri doğrultusunda politikalar üretmesi için iç dinamiklerin canlı tutulması ya da temel ilkeler doğrultusunda politikalar üretilmesinin sağlanması ve bunun için de parti genel merkezinin sürekli bir pozitif baskı altında tutulması gerekir. Parti-içi muhalefet hiç değilse bunu yapabilir.
Şöyle bağlayacağım.
CHP’de Kılıçdaroğlu’nun gönderecek kollektif bir irade de yok, organizasyon da…
O halde yapılacak şey, Kılıçdaroğlu’nun yüzünü CHP’ye dönmesini sağlayacak bir baskı gücü oluşturmaktır.
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








