
ARABIN KAPISINDA…
19 Temmuz 2023 00:16:22
Seçimden sonra ekonominin yangın yerine döneceği belliydi:
Deprem, ekonomiye büyük bir yük getirmişti. Buna sorumsuz seçim harcamaları da eklenince zaten ayakta durmakta zorlanan ekonomi çöktü. Bütçe, daha yılın 7. ayında 1,3 trilyon lira açık verdi.
Açık nasıl kapatılacaktı peki ?
Vergi ve harç zamları ile ! ÖTV zammı pastanın çileği !
Başka ?
Şuradan buradan “allah rızası için” yöntemiyle…
Maliye Bakanı Şimşek’in şapkasından tavşan değil vergi, harç ve ÖTV zamları çıktı ilkten. Zaten onun için oturtulmuştu o koltuğa. Gereğini yaptı…
Ancak bütçe açığı vergi ve harç zamları ile kapanacak gibi değildi. Kaldı ki vergi zamları kısa sürede genel yaşama yansıyacak ve o da enflasyonu patlatacaktı. Asıl sıcak paraya ihtiyacı vardı.
Sayın Cumhurbaşkanı ile beraberindeki heyetin Körfez gezisi bunun için…Dünya coğrafyası ile demografik yapısında nokta kadar yeri olan üç arap ülkesinden borç para isteyecekler. Bunun yanısıra”gelin yatırım yapın” diyecekler. Yatırım dedikleri “uygun”görülen KİT’lerin satışı !
Sayın cumhurbaşkanı Körfez ziyaretleri için yaptığı basın toplantısında şöyle açıkladı bunu:
“Biz neyi satacağımızı iyi biliriz…”
İnanın bu sözleri okuyunca gazetelerde için acıdı.
Şu halimize bakın:
Batı’dan artık borç para alamıyoruz, oradaki tefeciler kapıyı kapattılar yüzümüze. Endüstriyel yatırımcı zaten gelmiyordu…
Türki cumhuriyetlerinden bir şey istemeye yüzümüz kalmadı. Zaten verebilecek olanlar bir şeyler verdi, ötekiler kendi muhtaç-ı bir himmet dede modunda…
Rusya kendi sorunlarıyla boğuşuyor. Hoş zaten Erdoğan yüzünü yeniden Batı’ya çevirince Putin küplere bindi. Sonunda tahıl anlaşmasından çekildiğini açıkladı. Buğday krizi kapıda !
Gidebileceğimiz bir Körfez ülkeleri kalmıştı, son sefer oraya…Zaten yıllardır kapılarındayız…
Anasının gözü entarili arap babamızın oğlu değil. Daha düne kadar kimisini katil, kimisini terör destekçisi ilân ettiğimizin farkındalar elbette. Niçin kapılarını bir kez daha tıklattığımızı da biliyorlar.
Ama şu da bilinen birşey:
Politikada dostluklar düşmanlıklar yoktur, çıkarlar vardır. Arap kesenin ağzını açacaksa, babasının hayrına açmaz; karşılığında mutlaka bir şeyler isteyecektir. Zaten Erdoğan da, “Biz neyi satacağımızı iyi biliriz” sözleriyle pazarlığın önünü açtı.
Şu halimize bakın:
Dünyanın zaferle taçlanan ilk milli kurtuluş savaşını veren, tam bağımsız bir cumhuriyet kurarak mazlum uluslara örnek ve idol olan Türkiye cumhuriyeti bugün üçbuçuk arabın kapısında himmet bekliyor, cumhuriyetin biriktirdiği son KİT’leri de satmaya çalışıyor !..
**
Peki bu duruma sadece 21 yılını süren AKP iktidarının hataları sonucu mu düştük ?
Onun da rolü var tabii, ama bunda 70 küsur yıldır, 1946’lardan bu yana Türkiye’yi Batıya peşkeş çeken her iktidarın rolü var. En dipte ise, bize dayatılan toplumsal sistemin ! Vahşi tekelci kapitalizm ya da neoliberalizm diyoruz buna !
Bir sistem kötü ise, onu ne kadar iyi yönetirseniz yönetin halkınızı acılardan kurtaramazsınız; olsa olsa acılarını hafifletebilirsiniz.
Yok, yönetim de kötü ise, dünya çoğrafyasında nokta kadar yeri olmayan arabın kapısına düşmeniz kaçınılmaz olur !..
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








