
KILIÇDAROĞLU DEVRİMCİ DEĞİL, NEOLİBERAL !
18 Temmuz 2023 00:24:22
CHP lideri Kılıçdaroğlu, “CHP’nin değişime değil yenilenmeye ihtiyacı var” dedi.
Bu yanlış değil. Ben de uzunca bir süredir bunu söylüyorum. Ancak, tüm kavramlar gibi yenilenme kavramı da kötü tanıma elverişli bir kavramdır. Kavramın içi farklı şekillerde doldurabilir çünkü.
“Ben CHP yenilenmelidir” görüşünü bu yüzden şöyle temellendiriyorum.
CHP özüne dönmeli. Bu anlamda yenilenmeli. Yenilenme kavramını bir tür restorasyon olarak düşünüyorum.
Yeni eskiyi silip atan bir yenilenme değil, eskinin temelinde bir yenilenme !
Yenilenme, biçimsel ve içeriksel olmak üzere iki şekilde olabilir:
Genel Başkan dahil kadrolar yenilenir…Bu, biçimsel bir yenilenme olur.
Partinin temel ilkeleri güncellenir. Bu da içeriksel bir yenilenme olur. Burada önemli olan içeriksel yenilenmedir.
Çok yazdım:
Sorun, Kılıçdaroğlu’nun gitmesi sorunu değil. CHP’nin özüne dönmesi sorunu. Kılıçdaroğlu bunu sağlayabilecekse ne âla…
Kılıçdaroğlu aynı açıklamasında şunu da söyledi:
“CHP’nin temel ilkeleri belli: Altıok. Atatürk’ün koyduğu ilkeler…Bunların nesini değiştireceksiniz ?..”
Bu yaklaşım da doğru. Ancak şu da var:
“CHP’nin altıoku ya da logosu orada logo olarak kalsın, ben kafama göre takılırım” derseniz temel ilkeleri reddetmek anlamına gelir bu.
Kılıçdaroğlu uzanca bir süredir kafasına göre takılıyor. CHP’nin temel ilkelerine sırtını dönüyor. Tam bağımsızlık/antiemparyalizm, devletçilik, laiklik, halkçılık, devrimcilik vb. ilkeler Kılıçdaroğlu’nun (af buyrun) ipinde değil. Temel ilkelerine göre ortanın solunda ki CHP, Kılıçdaroğlu eliyle son seçimde sağın en gerici partileriyle ortaklık kurmaktan kaçınmadı. Irkçı milliyetçiliğin yeni partisi olan Zafer Partisi genel başkanına, seçimin kazanılması halinde içişleri bakanlığı ile MİT’i teslim edeceği yeni ortaya çıktı örneğin. Milliyetçi-muhafazakar bir yapıya teslim oldu örneğin.
Sonuç ortada ! Peki bu sonuçtan akılcı çözümler çıkartabildi mi ?
Öyle görünmüyor. Bu kez 16’lı masa kuracağını söylüyor !
Bundan da anlaşılıyor ki seçim öncesinin CHP’sini gerçek mevziine çekme niyetinde değil? Altıoktan sözetmeye hakkı yoktur.
Kılıçdaroğlu, Saygı Öztürk’le yapığı söyleşide, tüzük değişikliğinden de sözetti. Gerçi yeni tüzük hakkında ipuçları vermedi, ama öyle bir şey söyledi ki, onun kafasındaki tüzük değişikliği gerçekte merkeziyetçi yapıyı daha da tahkim etmeyi amaçlıyor.
Belediye Başkanı adaylarının nasıl seçileceğini soran Öztürk’e şöyle yanıt verdi:
“Artık tek gözlemle seçmeyeceğiz. Bizim denetçiler oralara gidecek, kiminle seçimi kazanabileceğimizi saptayacakla, adaylar ona göre seçilecek.
Türkçesi,merkez seçecek yine !
Hani nerede kaldı parti-içi demokrasi peki ?!
**
Başta İmamoğlu olmak üzere parti-içi muhalefet sonunda susturuldu. Bunda, İmamoğlu hakkında yeni bir dava açılmasını sağlayan iktidarında rolü oldu.
Yazımı şöyle noktalayacağım:
Kılıçdaroğlu devrimci bir siyasetçi değil, neoliberalizme biat etmiş bir “düzen” siyasetçisidir. Bu anlamda neoliberal !
Oysa CHP’ye devrimci bir başkan ve kadrolar gerekiyor öncelikle.
CHP ancak bu koşulda tam bağımsız ve gerçekten demokratik bir Türkiye mücadelesine önderlik yapabilir.
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








