
NERDE KALMIŞTIK ?
10 Temmuz 2023 00:02:09
Tatil bitti, cepheye dönüyorum…
Yazı yazmadığım günler genelde dinlendim, kıyı boyunda avarelik yaptım. Biz Karadeniz çocukları yüksek ısıdan çok etkileniriz. Çocuklar küçükken Türkiye’nin önemli tatil yörelerini dolaşırdık yaz aylarında. Bu geziler benim (ve Zehra için) sıkıntılı geçerdi, yüksek ısıya dayanamazdık. Artık oralara gitmiyoruz. Bunda yol sorunu da etkili oluyor. Bizim Ereğli, bir yanıyla gelişmiş, ama bir yanıyla da gerikalmış bir kenttir. Sadece karayoluna sahibiz örneğin. Artık uzun karayolu yolculukları bana göre değil…
Yazmadığım günler bol bol okudum da. Bir nefeste okuyup bitirdiğim kitap, şu sıralar cezaevin de olan Merdan Yanardağ’ın İslamo-faşizmi ile içtihad kapısı oldu. Bir başka kitap da Sina’nın Ayvalık tatilinden getirdiği Mahir/Eylem Günlüğü’ydü. Bu kitabı okurken birkaç yerde adıma rastlamak sürpriz olmadı benim için…
Uzattım. Sahi nerede kalmıştık ?
**
Dil cambazlığı ile esas konuyu saptırmaya demagoji denilir.
Bizde bol !
Bunun son örneğini CHP’de, CHP’nin önde gelenlerinin “değişim” kavramı üzerine yaptıkları açıklamalarda gözlemliyoruz.
CHP’de değişim isteniyor. Ancak, bu kavramla ilgili yapılan açıklamalar somut değil, soyut. Kavramın etrafında adeta Kızılderili dansı yapıyorlar ! Zikr çekiyorlar metaforu bile yanlış olmaz !..
Neyi değiştirmek istiyorlar CHP’de ?
Değişimden kasıtları Kılıçdaroğlu oligarşisinin tasfiyesi mi sadece ?
Öyle ise, bu biçimsel bir değişim olur. Buna değişim değil, olsa olsa demokratik bir operasyon denilir.
Ben, altıoku güncelleyin önerisinde bulunmuştum.
CHP’nin ihtiyacı değişim/başkalaşım değil, öze dönüş olmalı. Bunun yolu da altıok programını güncellemekten geçiyor.
Program diyorum, çünkü altıok, cumhuriyet devriminin temel ilkeleridir ve her ok devrim programının ara başlığıdır.
Açıklayın diyorum:
Altıok’tan yada Cumhuriyetçilikten, milliyetçilikten, halkçılıktan, Laiklikten, devletçilikten, devrimcilikten ne anlıyorsunuz ? Bu programın kafanıza yatmayan ilkeleri varsa, onu da açıklayın, tartışma ortamına taşıyın. Ama gündeminizde o olsun altıok.
Şu söylenebilir belki: Bu programın üzerinden 100 yıl geçti, hâlâ 100 yıl öncesinde ayak sürümek ne derece doğrudur ?
Neyleyelim ki hayatın gerçekleri bu programın yaratıcı bir şekilde güncellenmesini zorunlu kılıyor. Çünkü Türkiye’nin bugün de ihtiyacı bu:
Altıok, milli ve demokratik nitelikte bir program. Türkiye’nin tam bağımsızlığını ve ekonomik, sosyal, siyasal ve kültürel alanlardan ortaçağ gericiliğinin tasfiyesini, en azından etkisizleştirilmesini öngörüyor. Ekonomide bugün de ihtiyaç olan karma modelini getiriyor..Devlet+özel girişimciliği…
Kılıçdaroğlu’nun en büyük hatası ilkesizliği ! CHP’nin tarihsel ve toplumsal duruşunu, getirdiği kalkınma modelini kaale almaması ! Kılıçdaroğlu ya CHP’yi tanımıyor ya da pragmatik kişiliği onu görmezden gelmesine neden oluyor.
CHP devrim partisidir; cumhuriyet devriminin öncü siyasi örgütüdür. CHP’nin bu işlevi teorik olarak bugün de geçerli.
Cumhuriyet devrimi yarım kalmasaydı, geriye dönmesiydik, devrim öncesinin tarihsel ve toplumsal tablosu güncellenmeseydi, bugün altıok programını güncellemeyi değil, bir başka şeyi, bir sistemsel dönüşümü konuşuyor olurduk.
Türkiye’nin siyasal, ekonomik, kültürel vb. her alanda tam bağımsızlığa ihtiyacı var. Ortaçağ gericiliğini yenmeye ayrıca…
CHP özüne dönerse bu misyonu yeniden üstlenebilir.
Kılıçdaroğlu bunu anlamıyor. Toplumda on paralık karşılığı olmayan AKP küskünü muhafazakarlar ve SP gibi şeriatçı bir parti ile ortaklık kurmanın ne beyhudeliğinin farkında ve ne de partisinin tarihsel ve toplumsal kimliğinin bu şekilde ipe çekildiğinin !..
**
Tam söylemiyorlar gerçi; ama, İmamoğlu’nun ve öteki değişimcilerin CHP’yi Batı tipi bir sosyaldemokrat parti haline dönüştürme hedefleri, açıklamalarının satır aralarında sırıtmaya başladı şimdiden.
Batı tipi bir sosyaldemokrasi, sol filan değildir; neoliberalizmin bir varyantıdır. Tıpkı, faşizm gibi ! Neoliberalizm, her koşulda yönetimi elinde tutmak ister. Bazen kuzu postuna bürünür, bazen kurt ! Sosyaldemokrat da olur faşist de !
CHP’nin değişimcileri buna aldanmamalı. Yüzlerini CHP’nin kuruluş felsefesine, ilkeleri ve kalkınma modeli olan karma ekonomiye dönmeliler.
En gerçekçi çözüm budur. Bu da değişim değildir, öze dönüştür !
CHP’nin ihtiyacı bu !
Kılıçdaroğlu bunu anlamıyor. Geçen seçimler öncesi küskün muhafazakarlarla kurduğu 6’lı masayı bu kez 16’lı masaya dönüştüreceğini söylüyor. CHP’yi biraz daha sağa çekmeyi hesaplıyor.
İmamoğlu bu oyuna gelmemeli. Bu yöntemle kazanılacak bir seçim zaferi, neoliberalizmin zaferi olur.
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








