
NE BEKLENİYORDU Kİ !..
21 Haziran 2023 16:42:55
Tarihin tanıdığı beş üretim tarzı/beş toplumsal sistem var. Bunlar sırasıyla ilkel komünal, köleci, feodal, kapitalist ve sosyalist sistemler.
İlkel komünal toplum kollektif emeğe dayalıydı, sömürü yoktu.
Ondan sonra gelen köleci toplum, köle emeğine, feodal toplum toprağa bağlı (Batı’da Serf, Osmanlı’da reaya) köylü emeğine, kapitalizmde de işçi emeğine ve onun sömürüsüne dayalıdır.
Bizim gibi kapitalist toplumlarda işçi emeğinin maliyeti ne kadar düşük olursa, sömürü oranı da o kadar büyük olur. Bu, son analizde, kâr/rant şeklinde karşımıza çıkar. İşçi ücretleri emek maliyeti içinde belirleyici bir yer tutar. İşçi ücretlerini düşürmek, sömürüyü/kârı yükseltmenin başlıca yoludur.
**
Bizim asgari (en düşük) işçi ücretini Asgari Ücret tespit Komisyonu (AÜT) saptıyor. AÜT, beş özel sektör, beş hükümet, beş de işçi temsilcisinden oluşuyor.
Diyeceksiniz ki sonuçta toplu bir pazarlık bu, hükümetin orada ne işi var ?
Var. Çünkü bir bütün olarak devleti hükümet yönetiyor. Devlet ise yanında işçi çalıştıran (kamu işçileri) bir patron !
Buna göre AÜT, gerçekte on patron temsilcisi ile beş işçi temsilcisinden oluşuyor. Denge patronlardan yana !
Bu yapıdaki bir Komisyondan emek sömürüsünü hiç değilse görece azaltacak bir ücret saptamasını bekleyebilir miyiz ?!
**
AÜT’nun Haziran toplantısı, öncekilerden daha gerçekçi ve farklıydı. İlk iki toplantıda masaya bir rakamın gelmediği açıklandı. Rakam gelmediyse neyi konuşmuşlardı komisyon üyeleri peki ?! Üçüncü toplantıda asgari ücretin açıklanıvermesi, aslında üç toplantıda da rakamın tartışılmadığının işaretiydi. Önceden belirlenen rakam açıklanmıştı.
Son toplantı için “daha gerçekçi ve farklı” nitelemesinde bulunmuştum. Çünkü bu kez işveren temsilcileri ile Türk-İş arasında her zamanki gerilim yüklü kurgu yoktu. Bu açıdan daha şeffaftı. Öncekilerden farkı ise, bu kez asgari ücretin Erdoğan tarafından açıklanmamasıydı.
Gazetelerdeki toplantı sonrası fotoğraflarında işçiler temsil eden Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay hayalet gibiydi. Sarıya çalan yüz rengi, sendikacılık literatüründe işveren yanlısı sendikalara verilen ismin güncellenmesi gibiydi.
Besbelli ki kimse onun görüşüne falan başvurmadı.Rakam üzerinde müzakere, filan da olmadı ! Konu mankeni gibiydi Atalay!
Nitekim, toplantıdan sonra sonuç hakkındaki görüşünü soran gazeteciye verdiği; “Allah yardımcın olsun kızım” şeklindeki yanıtı, yo hayır absürd değildi; bir emekçi olan muhabire, geçim kavgasında sırtını yaslayabileceği manevi gücü anımsatmıştı..
Elinden bu kadarı geliyordu !..
Sanıyorum emekli zamları da asgari ücret gibi yüzde 30’lu bir bantta olacak.
Peki bu rakam ne derece gerçekçi ?
Asgari ücret (ki ortalama ücrete dönüştü) hiçbir zaman gerçekçi bir rakam olmaz. Olsa olsa işçinin sömürü makasını biraz kapayan ve/veya tam tersi açan bir rakam olur. Bu kez de böyle oldu. Bu krizin faturası bir kez daha emekçilere uzatıldı.
Sistemin doğası bu !
Bizim asgari ücret ile emekli ve memur maaşlarının Batı’ya göre çok düşük olmasının nedeni, bir yanıyla onlar kadar gelişememizle ilgilidir, diğer yanıyla da ülkeyi yönetenlerin sosyal pencerelerinin kapalı olmasıyla !
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








