
NEDEN ?
16 Mayis 2023 14:12:45
Dünkü yazımda daha çok seçimlerin sonuçları üzerinde yoğunlaştım. Bugün de muhalefetin, çok elverişli koşullara rağmen neden “başarılı olamadığı” sorusunu irdeleyeceğim:
İlkten şunu söyleyeceğim:
Cumhurbaşkanlığı seçiminde Millet İttifakı adayı Kılıçdaroğlu’nun Erdoğan’ın gerisinde kalması başarısızlık değildir, tam tersi ! Kılıçdaroğlu’nun, Oğan’ın yüzde 5’i aşkın oranda oy bölmesine rağmen seçimi ikinci tura taşıması başarıdır. Bunun aksini düşünmek, Erdoğan’ın ilk turda güvenoyu alamamasını görmezden gelmek anlamına gelir. Burada başarısız olan Erdoğan’dır. Erdoğan, Kılıçdaroğlu’na 2,5 milyon oy fark yaptı, ama muhalif pozisyonundaki Oğan’ın oyu 3 milyon !
Okurlarım hatırlayacaktır: Seçim öncesi yazdığım yazılarda, cumhurbaşkanlığı yarışının ilk turda bitmeyeceğini, yarışın ikinci tura kalacağını söylemiştim.
Benim bu değerlendirmem genel beklentileri karşılamıyordu, ama gerçek buydu. Muhalefet’in üç adayla yarıştığı seçimden ilk tur başarılı çıkması olası değildi. Öyle de oldu. İki adayın yarışacağı ikinci tur piyangodur, kime “vuracağı” belli olmaz. Dün de yazdım, çift yönlü bir savrulma bekliyorum ben…Çoklarının aksine, Oğan’ın oylarının seçim sonucuna belirleyeceği şeklindeki matematiksel yaklaşımlar bana yanlış geliyor. Oğan’ın yüzde 5’lik oyu, 28 Mayıs’taki ikinci turda dağılacaktır.
Sadede geliyorum:
Seçmenin çoğunluğu niçin iktidarı tercih etti ?
Değişimden korktuğu için !
Erdoğan’ın/AKP’nin kendi açılarından en büyük başarısı budur:
Kitleleri statükoya/kurulu düzene alıştırdılar ve bağladılar.
Bunu islamla yaptılar, vaatlerle yaptılar, korkutarak yaptılar…
Bu ortamı hazırlayan ise, özelikle 1970 ve 1980 faşist darbeleri oldu.
İki faşist darbe, Türkiye’yi dikensiz gül bahçesine çevirip neo-liberalizmin kucağına oturttu. Bu kırk yıllık sürecin son 22 yılında Erdoğan/AKP vardı. Halk kitleleri pasifize edildi. Var olanla yetinmeye alıştırıldı. Statüye bağlandı. Kitleler değişime kapatıldı.
Kılıçdaroğlu’nun emekçi halka dokunan proğramı/vaatleri, kitlelere inandırıcı gelmedi. Bunun temelinde de değişim korkusu yatıyordu. Vaatlerin kimilerinin “uçuk”luğu, muhalefete inanmamaya koşullandırılmış seçmenin tepki vermesini kolaylaştırdı. Değişimden yana olan seçmenin oyları, statükonun robotlaştırdığı seçmenin gerisinde kaldı.
Sonuna bu pencereden bakıldığında, islam referanslı statükonun erimekte olduğu da gözleniyor. AKP’nin meclisteki sandalye sayısı azaldı, “Tek Adam”, ikinci tura kaldı.
Bunu iktidar da farkında. Bu yüzden Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanırlarsa, daha baskıcı bir rejime yöneleceklerdir.
İktidarın başarısı geçicidir. Pirus zaferi bu ! Onlar da biliyor ki değişim ihtiyacı, şu an değişimden korkanları da kucaklayacaktır yakın gelecekte. Tarihsel ve toplumsal değişim ihtiyacı dipten gelecek dalga şeklinde Türkiye’nin de gündeminde olacak hep.
Güncel sorun şu:
Önümüzdeki 15 gün içinde, değişimden korkan kitlelerin yüzde kaçı ikna edilebilir veya edilecek ? Ayrıca muhalefetin tabanındaki moral erozyonu nasıl tersine çevrilecek ?
Gelecek yazıya..
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








