
BATI DA İKİRCİKLİ…
18 Nisan 2023 16:09:56
Şurada-burada okuduklarımdan çıkardığıma göre, Batı’da Kılıçdaroğlu’na karşı bir belirsizlik var. Şu soruyu açıyorlar son zamanlarda:
Kılıçdaroğlu cumhurbaşkanı seçilirse Türkiye’yi nasıl yönetir ?
Aslında bu sorunun içinde bir başka soru gizli. Kafalarını karıştıran soru şu:
Kılıçdaroğlu Batı ile uyumlu bir dış politika izler mi ?
Bir başka soruları da şu:
Kılıçdaroğlu, cumhurbaşkanı seçilirse, restorasyon sürecini askıya alıp Erdoğan’ın yetkileriyle tek başına Türkiye’yi yönetmeye kalkışır mı ?
Bu üçüncüsü, herhalde, Kılıçdaroğlu’nun zaman zaman yaptığı tekil vaatlerle ilgili.
“Denenmişle yola devam etsek daha iyi olmaz mı ?” diyen de yok değil…
Buradan kalkarak, ABD Kılıçdaroğlu’nu istiyor yargısının çok doğru olmadığı söylenebilir.
Aslında Batı’nın Kılıçdaroğlu’nun Türkiye’yi nasıl yöneteceği umurunda değil. Onun umurunda olan Türkiye’nin Batı yörüngesinde kalıp kalmayacağı ! Batı yörüngesinde kalmak koşuluyla ABD’nin darbecilerle de iyi geçindiğini biliyoruz…
Kılıçdaroğlu zaman zaman neoliberalizme karşı olduğunu söylüyor; ama, onun neoliberalizm kavramına nasıl bir anlam yüklediğini bilmiyoruz, çünkü açıklamıyor.
Görünen ise, Kılıçdaroğlu’nun Türkiye’yi Batı görüngesinde tutacağı şeklinde. NATO’ya (ABD’ye) bağlı olduğunu, AB’ye girmek için mücadele edeceğini söylüyor nitekim.
Şu an için Kılıçdaroğlu’nun olası bir Avrasya savrulması beklenmiyor.
Hoş zaten açık açık Batı’nın finans mihraklarından 300 milyar dolarlık bir anlaşması olduğunu söylüyor.300 milyar doları bu yabancı yatırımcı getirecekmiş…
Parasal bağımlılık ekonomik, o da siyasal bağımlılık anlamına gelir. Batı’dan 300 milyar dolar’lık bir destek aldınız mı, artık onun çekim alanına girdiğiniz anlamına gelir bu.
Kaldı ki işin bir de finansal yaptırımları vardır. Kimse kimseye çıkarı olmadan borç vermez. Günü gelirce parasını faiziyle tahsil etmek için garantiler ister.
Kılıçdaroğlu 300 milyar dolar getirecek yatırımcıya teminatı olarak ne gösterdi, bilmiyoruz.
Şöyle toparlayacağım: Batı’nın, Kılıçdaroğlu için acaba Batı’dan kopar mı şeklinde sorular üretmesi anlamsız bence.
Peki şu olabilir mi ?
Kılıçdaroğlu, restorasyon(parlamenteryalizme dönüş) sürecini askıya alıp Türkiye’yi Erdoğan’ın yetkileriyle tek başına yönetme yolunu tutar mı ?
Pek olası değil gibi bu, ama öyle bir yol tutturursa benim bir itirazım olmaz.
Dışarda Türkiye’nin tam bağımsızlığını, içerde de adam gibi bir demokrasiyi yaşama geçirmesi koşuluyla !
Tamam bu biraz otopik kaçtı, ama ben bu doğrultuda atılacak her adımı göstermelik bir rastorasyona yeğlerim yine de.
Hep yazıyorum:
Gücün kimin elinde olduğu önemlidir elbette, ama asıl önemli olan o gücün kimin için kullanıldığıdır.
Ülkenin ve halkın esenliği için kıllanıyorsa/kullanılabilecekse kimin itirazı olabilir ki ?
Kılıçdaroğlu’nun seçilmesi halinde işi zor olacak:
Batık ekonomiyi düze çıkartmak…
Ezilen kesimlerin mağduriyetlerini gidermek…
Yargıyı bağımsızlaştırmak…
Eğitim sistemini reforme etmek…
Göçmen sorunu ile etnik kimi sorunları çizmek…
İlk üstünden gelmesi gereken işler olacak.
Peki gelebilir mi ?
Bu, kollektif yönetimin nasıl işleyeceği sorusuna bağlı. İdeolojik bakımdan ciddi farkları olan bir yönetimin ortak aklı öne çıkarıp çıkaramayacağına yahut…
Olmazsa Kılıçdaroğlu masaya yumruğunu vurur mu ?
Hiç şaşmam.
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








