
YSK NE YAPACAK ?
16 Nisan 2023 18:54:35
Erdoğan da biliyor ki onlar için muhalefete düşmek diye bir şey yok. Erdoğan cumhurbaşkanlığını kaybederse, ortada AKP diye bir parti kalmaz. Özellikle de mecliste şu anki ortakları ile birlikte çoğunluk olmaktan çıkarlarsa…
Bahçeli bunu hissetti, kendi logosuyla seçime katılma kararı aldı. Öteki ortaklar BBP ile YRP de…Bahçeli’nin kendi köşesine çekilmesinin nedeni, Hüda-Par ile aynı karede gözükmek değil. Erdoğan’ın seçimi kaybetmesi olasılığı ile AKP’nin meclisteki sandalye sayısının düşmesi olasılığı…
Bu durumda Cumhur İttifakı’nı sürdürmenin ne anlamı kalır ?
Daha önce de yazdım:
AKP’nin şeriatçı Hüda-Par ile YRP’yi cepheye sürmesi iktidarı yitirme fobisinden başka bir şey değil…
Paniklemek insana hata yaptırır. Erdoğan da hata yaptı.
Hüda-Par ile YRP’ye el uzatmasının kadın seçmende yaratacağı ters tepkiyi göremedi. Başı örtülü müteeyyin (inançlı) kadınlar bile AKP’den uzaklaşıyor…
Hüda-Par ile YRP’nin cepheye sürülmesi, ABD patentli ılımlı islam projesinin de sonunu işaret ediyor.
Bunda FETÖ’nün darbe girişiminin de etkisi oldu. Erdoğan, darbe girişimi ile, parlamenterizm dayalı ılımlı islam projesinin öteki yüzünü de görmüş oldu.
ABD’nin tüm Ortadoğu ülkeleri için projelendirdiği ılımlı islamın gerçekte Müslüman ülkeleri bölmeyi amaçlayan bir tezgah olduğu iyice anlaşıldı.
FETÖ darbe girişiminin arkasında ABD vardı.
Erdoğan’ın giderek ABD’den uzaklaşmasının bir nedeni de bu idi.
Erdoğan’ın islamı referans alan tüm politikalarının çökmesi, bunun sonucu olarak kitle desteğini kaybetmesi, eski dosta, radikal İslamcılığa el uzatmasına neden oldu.
Evet, bu bir hata. Ama elinde değil:
Son kozunu oynuyor.
Şeriatçılarla el ele seçim kazanan bir Erdoğan iktidarını düşünmek kabustur. Ya bu olacak ya da demokrasi kanalına girilecek.
Sosyalistler ikinci olasılığı ehven-i şer (kötülerin iyisi) kabul ediyorlar. Ben de öyle düşünüyorum. Ehven-i Şer olacak, çünkü olası iktidarın ideolojik-siyasal yapısı tam bağımsız ve gerçekten demokratik Türkiye idealine yine de uzak düşecek. Neoliberalizm, şıngır mıngır yaşamını tüm alanlarda sürdürecek.
Tarih, zaman oluyor, toplumları bazen yüzeysel, ama bazen radikal tercihlere zorluyor.
14 Mayıs bu anlamda bir milat olacak. Ya Cumhuriyet restorasyon sürecine sokulacak ya güzelim ülkemiz dinci bir dikta rejimine sürüklenecek…
Bakınız. Bu konuda halkın önemli bir kesiminin bu tarihsel yolayrımının farkında olduklarını düşünmüyorum.
Çünkü deneylerimizle biliyoruz ki halk kitleleri iktidarları daha çok ekonomik ve sosyal kriterle test ediyor.
14 Mayıs’ta muhalefetin en büyük kozu bu işte ! Yaşam pahalılığının tavan yapması !
Seçime, daha elverişli ekonomik ve sosyal koşullarda gidilseydi, bugünkü kutuplaşma doğmayabilirdi.
Bakıyorum…
Muhalefetin, her iki seçimi de kazanmaması için bir neden yok. Kazanmaları normal, beklenen sonuç olacak…
Ama şu da var:
Seçimin sandıkta kazanılması yetmiyor; onun YSK tarafından tescil edilmesi de gerekiyor…
Referandumda mühürsüz zarfları kullandıran, İstanbul seçiminde zarf içindeki üç pusulayı doğru, birisini yanlış sayıp seçimi yenileten ve en son anayasaya rağmen Erdoğan’ın adaylığını kabul eden bir YSK var karşımızda…
Aman ha !..
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








