
ADAYLAR…
10 Nisan 2023 18:08:05
Başkanlık Sistemi, yasamayı ya da meclisi yarı-âtıl hale getirdi. Meclisin ülke yönetiminde ciddi bir işlevi yok. Sistem, ülke yönetimini tek adama veriyor çünkü.
Bütçe olsun yapamayan meclis olur mu ? Bizimki yapamıyor !
Önümüzdeki seçimin cumhurbaşkanlığı ayağı çok daha önem kazanıyor bu yüzden. Dört cumhurbaşkanı adayımız var, ikisi favori, ötekiler plase ! Plaseler cumhurbaşkanlığına kimi plaseleyecek şu an belli değil. Ama bu konudaki avantajın Erdoğan’da olduğu söylenebilir. Çünkü plaseler, daha çok Kılıçdaroğlu’nun oyunu bölecekler…Seçimin ikinci tura kalması bile Erdoğan’ın işine geliyor. Kılıçdaroğlu’nun ilk turda ipi göğüslemesi gerekiyor. İkinci tur, bir tür piyangodur !..
**
Milletvekili aday listeleri açıklandı. Beklenenin aksine pek gürültüye neden olmadı. Sağlı-sollu ittifaklar, siyasal mücadeleyi sosyal ve ideolojik temellerinden öylesine kopattılar ki, özellikle başı çeken partilerin listeleri Hz.Nuh’un son menüsü gibi ! Sınıfsal ve ideolojik ayrımların yerini, hiçbir bakımdan birbirini tamamlanmayan yapay/absürd birliktelikler aldı.
Bu koşullarda milletvekilli listelerini analiz etmeye kalkışmak boşuna çaba olur.
Listelere bir göz attım. Kimler yok ki ! Emekli Futbolcular, dönek solcular, liboşlar, cinayet sanıkları, imamlar, eski siyasetçilerin yakınları…Ailecek aday olan parababaları...
AKP’ye lâf sokan imam, CHP listesinde; CHP’ye laf sokan eski CHP’li, AKP listesinde…
Milletvekili adaylığı bir tür ödüle dönüştü. Çünkü geniş bir maddi tabanı var bu işin. Milletvekilleri ülke yönetimine ciddi bir katkıda bulunmadıkları halde, başta dokunulmazlık olmak üzere geniş maddi-manevi imkanlarla donatılıyorlar.
Bu, toplumsal sistem ile mevcut siyasi rejimin seçkinci/elitist zihniyetine koşut bir durumdur. Milletin aç, vekilinin tok olduğu bir siyasi sistem daha çok demokrasisi yeteri kadar gelişememiş ülkelerde görülür. Kurulu düzenin bir çelişkiler yumağı olduğunu da gösterir ayrıca bu…
Daha önce de yazdım. Kendi adıma kimin/kimlerin milletvekili seçileceği hiç umurumda değil. Şunu da biliyorum, halkın da değil. Halk kitleleri zaman içinde ağaçlara değil, ormana bakmanın daha doğru olacağını öğrendi. İktidara kimin geleceğini umursuyor elbette, ama kendilerini mecliste kimin temsil edeceğini umursamıyor artık !
Çünkü Başbakanlık Sistemi, yürütme ile yasamanın bağını da koparttı. İktidar milletvekilleri bile Bakanlarla görüşme imkanı bulamıyorlar. Yani milletvekilleri artık kişisel sorunlarının çözümünde bile etkin bir enstrüman değil. Bu yüzden millet-vekil ilişkisi de yeni sistemle birlikte koptu…
**
Dedim ya, bizim buralardan da kimlerin meclise gideceği hiç umurumda değil. Ama yine de gazetecilik dürtüsü ağır bastı, en azından olası milletvekillerinin kimliklerini istedim Zehra’dan…
AKP’nin ilk sırasındaki Muharrem Avcı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yakın bir isim imiş. Erdoğan Zonguldak’la ilgili bir sorun olsa ilkten onu arıyormuş…Gerisini okumadım. Çünkü Avcı, adaylığı dibine kadar hak etmiş birisi anlaşılan…
İkinci sıradaki avukat Saffet Bozkurt’un biyografi’si dikkatimi çekti: Kdz. Ereğli’ye bağlı Sinitli köyünden. İlk ve ortookulundan sonra TTK’nın çıraklık okulunda iki yıl torna-tesviye eğitimi alıyor. İki yıl sonunda TTK Armutcuk müessesesi mekanik atölyesinde çalışmaya başlıyor. Geceleri çalışırken gündüzleri eğitimini sürdürüyor. İlkten lise ve sonra da hukuk eğitimi alıyor…
Bozkurt’’un biyografisini okurken, niçin TİP’te filan değil de AKP’de demekten kendimi alamadım. Bozkurt dibine kadar emekçi bir aday. Yolu açık olsun diyorum.
CHP listesi, AKP’ye göre sosyal açıdan daha seçkinci. İlk sırada özel bir girişimci, ikinci sırada burjuvaziye daha yakın bir küçükburjuva yeralıyor…İkinci sıradaki yatıyla-katıyla CHP’nin “halkçı” pratitine cuk oturan bir isim…
Halk bir yerde potansiyel milletvekilleri bir yerde kısaca…Düzmece demokrasimizin parlak bir fotoğrafıdır bu !..
Başkanlık Sistemi önümüzdeki iki seçimde bizleri otokrasi ile demokrasi arasında bir tercih yapmaya zorluyor. Liste kalitelerinin bir önemi kalmadı. Seçmen demokrasiyi tercih ederse (ki etmeli) geçiş sürecinde deneyimli kadrolara ihtiyaç duyacak muhalefet. Grup yönetimi ile bu sorun aşılabilir mi, emin değilim. Çünkü bu aşamada farklı paradigmalar devreye girecek; grup yönetiminin üyeleri kendi pencerelerinden görünen doğru ve yanlışları dile getirecekler; ortak bir dil bulmak güçleşecek…
Ama, bunun bile şu an için bir önemi yok. Lâik Türkiye cumhuriyeti olmak ya da olmamak kavşağında !..
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








