
İNCE’YE BİR ÇIKIŞ YOLU GÖSTERİLMELİ !
31 Mart 2023 13:32:10
Bu güne kadar Muharrem İnce ile ilgili çok yazı yazdım. Ta, CHP’deki umutsuz genel başkanlık mücadelelerinden bu yana…
Onun CHP’deki genel başkanlık mücadelesi, bir tür Sisyphos işkencesine dönmüştü: İnce normali ve olağanüstüsü ile her kurultayda Kılıçdaroğlu’nun karşısına genel başkan adayı olarak çıkıyor, durmadan kaybediyordu. Gün geldi, seçimle filan bu işin olmayacağını anlayıp, Kılıçdaroğlu’nun koltuğunu kendisine devrene devretmesini istemeye başladı: Olağanüstü kurultaya gidilecek, Kılıçdaroğlu aday olmayacak, İnce tek aday olarak CHP genel başkanı seçilecekti !..
Olacak şey değildi, olmadı da.
Ama başka bir şey oldu. Bizzat Kılıçdaroğlu, 2018 cumhurbaşkanlığı seçiminde İnce’yi cumhurbaşkanı adayı yaptı. Normalde kendisinin aday olması gerekiyordu, ama o zamanki siyasal konjoktür CHP’den yana değildi…
Erdoğan’ın cumhurbaşkanı adayı olarak kendisini ziyarete gelen İnce’ye söylediği sözleri dün gibi hatırlıyorum. Erdoğan, bir siyaset bilgesi edasıyla şöyle demişti İnce’ye: “Bay Kemal seni harcadı !..”
Doğruydu. Bay Kemal, hakikaten İnce’yi harcamıştı. Çünkü seçilme şansı yoktu.
Öyle de oldu. İnce, seçimi kaybetti, ama yüzde 30 civarında aldığı oy, onun için bir tür Pirus zaferi oldu. Oylar CHP’ye verilmişti gerçi, ama İnce kendisine verildiği zehabına kapıldı, oyları içselleştirdi, siyaset saati orada durdu.
Sonrasını biliyoruz…
Bir sonraki seçimde CHP’den aday olma şansı kalmamıştı artık. CHP genel başkanlığı şansı da…CHP’den ayrıldı, bir sonraki cumhurbaşkanlığı seçiminde aday olabilmek için parti kurdu.
Ama, partisi tutmadı. Başlarda ona destek olanlar yavaş yavaş partiden ayrıldı, İnce tek başına kaldı. Partisi anketlerde zaten hiç gözükmemişti. Elinde kala kala cumhurbaşkanı seçimi kalmıştı.
Aday oldu. Artık kimlerden geldiyse 100 bin imza da topladı, adaylığı kesinleşti.
İnce’yi ben de aday olduğu ve adaylıkta ısrar ettiği için eleştiriyorum. Benim gibi düşünenlerin gerekçesi şu:
Dört adaylı bir seçimde yüzde 50+1’i bulmak zordan da öte. Bu yüzden tek puanın bile önemi var. İnce’nin ne ilk turda ne de ikinci turda seçimi kazanma şansı yok. Ama, 1-2 puan arasında oy alma şansı var. O puanlar Kılıçdaroğlu’ndan alınacak, nesnel olarak Erdoğan’ın defterine yazılacak…Muhalif pozisyondaki bir siyasetçinin böyle bir tablo yaratmaya hakkı yoktu, olmamalıydı….
Ama, zaman zaman İnce olayına empatik bir yaklaşım denemiyor de değilim içimsıra:
İnce, sırf cumhurbaşkanı adayı olmak için parti kurdu. Partisinin kısa süre içinde boyası döküldü, çünkü beklediği rüzgarı alamamıştı. Tabela partisi oldu. İnce’nin elinde kala kala, cumhurbaşkanlığı adaylığı kaldı. Bir tür Hamlet’e döndü ! Ya aday olup biraz daha vitrinde kalacaktı yada siyaset sahnesinden silinecekti…Olmak ya da olmamak modundaydı !
Böyle birisine hiçbir çıkış yolu göstermeden adaylıktan çekil demek, siyaseten ne kadar mantıklı olsa da, onu “teamüden” boğmak anlamına gelir.
Bunları düşürdükten sonra şöyle bir sonuca varıyorum:
İnce’ye soluk alacağı bir kanal açılmalı, siyasal serüveni sürdürebileceği bir zemin yaratılmalı…
Ben Kılıçdaroğlu’ndan bunu bekliyordum, hâlâ da bekliyorum.
Daha somut konuşacağım:
İnce hâlâ adaylıktan çekilebilir, ama bir çıkış yolu göstermek gerekiyor bence ona…Meclise sokmak filan gibi…
Gerçi bu da bir Sisyphos işkencesi olacaktır onun için ama siyaseten yok olmaktan daha iyidir…
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








