
GANDİ KEMAL
30 Mart 2023 17:07:24
Millet İttifakının Cumhurbaşkanı adayı CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun, AKP’nin kalesi sayılan Konya’da yoğun ilgi görmesi muhalefeti hem şaşırttı ve hem de sevindirdi. Doğal olarak şöyle yorumlara yolaçtı:
“Konya da, AKP’nin kalesi olmaktan çıkıyor, muhalefete kapılarını açıyor…”
Bunda öncelikle Kılıçdaroğlu’nun izlediği “birleştirici” ve “barışçı” siyasi çizginin rolü büyük.
Kılıçdaroğlu her gittiği yerde; etnik, dinsel-mezhepsel, sosyal ve siyasal ayrım yapmaksızın herkesi kucaklıyor; geniş halk kitlelerine refah, mutluluk ve demokrasi vadediyor. Milleti bu ideal etrafında bütünleştirmeye çalışıyor. Millet İttifakı’nın çelişkili birlikteliği Kılıçdaroğlu’nun bu çizgisini daha da inandırıcı kılıyor…
Batı’da Kılıçdaroğlu’ndan “Gandi Kemal” diye sözedilmesinin nedeni, fiziksel benzerliklerine bir gönderme değil sadece, Gandi’nin tüm Hindistan halkını bir dava etrafında birleştirmesine atıf aynı zamanda…
Lâkabı Mahatma (Yüce Ruhlu) olan Gandi (1869-1948) İngiliz sömürge yönetimine karşı yükselen Hint milliyetçi hareketinin önderiydi. En önemli özelliği toplumsal ve siyasi hedeflere ulaşma mücadelesinde şiddeti reddetmesiydi. Birleştirici ve barışçıydı. Pasif direnişin dünya çapındaki kuramcı ve uygulayıcılarından birisiydi. Onun edilgen yöntemlerle Hindistan’ı bağımsızlığına kavuşturması dünya siyaset tarihinde ayrı ve seçkin biryere sahip olmasına yolaçtı.
Kılıçdaroğlu’nun Türkiye’yi özellikle ABD emperyalizminin sultasından kurtarma gibi ulusal bir hedefi yok. Hâttâ bu konuda ne düşündüğünü de kamuoyu ile paylaşmıyor. Arada-bir neoliberalizme karşı olduğunu söylüyor gerçi, ama bu konuda netleşmiş bir siyasi programı yok.
Kılıçdaroğlu’nun öncelikli hedefi, AKP’nin 21 yıllık iktidarına son vermek ! Halkın çoğunluğunu bu hedefle birleştirmek istiyor. Halkı bu hedefte birleştirmek için de; özgür, müreffeh bir Türkiye vadediyor…
Denilebilir ki Kılıçdaroğlu, siyasetlerüstü bir siyaset izliyor ! Herkesi Halil İbrahim sofrasına çağırıyor ! Erdoğan rejimine karşı mücadele özünde sınıfsal bir mücadele iken, Kılıçdaroğlu o vadiye girmiyor; mevcut siyasal rejimi, sınıfsal içeriğinden soyutlayarak, hedefe sadece Erdoğan’a ve yakın çevresini koyuyor.
Bunu yaparken partisinin temel ilkelerinden, örneğin lâiklikten ödün vermekten kaçınmıyor; “helalleşme” yöntemi ile Erdoğan’ın tabanını da ondan uzaklaştırmaya, kendi safına çekmeye çalışıyor.
Bu politikanın popülist, ütopik bir politika olduğu söylenebilir belki. Öyle de. Ama, kendi içinde bir rasyoneli de yok değil. Şu o; hedefi daraltırken ya da Erdoğan’da odaklaştırırken, normalde Erdoğan’ın safında olması gereken sosyal güçleri de en azından tarafsızlaştırma, bu şekilde kazanma taktiğini izliyor.
Şöyle de söyleyebiliriz:
Kılıçdaroğlu’nun partisinin temel ilkelerine karşı olan güçleri, o ilkelerden ödün vererek onlara da yaklaşma yollarını açıyor. Atılan her ilkesiz adım, karşılığını buluyor. En somut ve son örneği Konya’dır.
Bu çizgisiyle Kılıçdarolu farklı bir CHP lideri ve Cumhurbaşkanı adayı kimliğine bürünürken, partisini de farklı bir platforma taşıyor.
Buna oportünizm diyenler olacaktır, bir bakıma öyle de. Ama yine bunu mazur kılacak saklı bir gündemi var:
Erdoğan’ı yenerek, Erdoğan öncesine, daha doğrusu Başkan Erdoğan öncesine dönülmesinin yolunu açarken, aynı zamanda Erdoğan rejiminin cumhuriyet öncesini restore etme yolunu da kapatmış oluyor.
Bizim Gandi’miz, şu haliyle, Gandivari bir misyon üstlenmiş değil; ama, onun yöntemleriyle en azından Türkiye’nin kafaca ortaçağa dönmesi hareketini önlemeye çalışan bir lider olarak yine de milli ve siyasi bir misyon üslenmiş durumda.
Umarım başarılı olur. Sonrasına bakacağız…
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








