
YÜZDE 50+1 YANLIŞ DEĞİL !
27 Mart 2023 18:52:52
Bu satırları yazdığım öğle saatlerinde cumhurbaşkanı aday adaylarından (aday adayı diyorum, çünkü 100 bin destek imzası toplayamayanlar aday olamıyor) Doğu Perinçek’in 27 bin civarında imzası vardı. Eğer önümüzdeki 8 saat içinde büyük bir patlama yapamazsa, Perinçek aday olamayacak…
Bu noktada iki sonuç ortaya çıkıyor:
Birincisi, Perinçek’in Genel Başkanlığını yaptığı Vatan Partisi’nin 100 bin imza toplayacak teşkilatı yok. (Bana gelen haberlere göre, Doğu il ve ilçe başkanlarını toplayıp, “Beni rezil ettiniz” diye azarlamış.)
İkincisi teşkilatının yetersizliğine rağmen Perinçek AKP’nin desteği ile 100 bin imza toplayabilirdi. Toplayamadığına göre demek ki AKP Perinçek’in seçime katılmasını istemiyor ya da önemsemiyor.
Peki niçin ?
Bunun nedeni belli:
Perinçek aday olsa Millet İttifakının tabanından oy alma olasılığı çok zayıf. Millet İttifakı adayının oyunu bölme olasılığı zayıf olduğu için yarış dışı kaldı. Hem kendisi ve hem de partisi için kötü bir test oldu bu. AKP de seçmen de kenara itti eski dostu…İlkeli (!) yandaşlığın finalidir.
Buna karşılık Muharrem İnce ile Sinan Oğan 100 bin imzayı aştılar.
İnce’nin aldığı 100 bin imzanın tümünün “rafine” olduğunu düşünmek saflık olur.
İnce’nin Erdoğan’ın tabanından oy alması sözkonusu değil. Onun misyonu Kılıçdaroğlu’nun oyunu bölmek ! AKP’nin böyle bir hizmeti karşılıksız bırakması düşünülemezdi. İnce böbürlenedursun, AKP seçim satrancında İnce’nin adaylığı ile bir piyon kazanmış oldu.
Peki Sinan Oğan nasıl buldu 100 bin imzayı ?
Ülkücü-milliyetçiler paramparça. MHP ve İyi Parti ve BBP ile sorunları olan ülkücüler Oğan’a yöneldi. Bu nedenle Oğan, hem Kılıçdaroğlu’nun ve hem de Erdoğan’ın tabanından oy alabilir. Çünkü Millet İttifakının içinde de Cumhur İttifakının içinde de ülkücü partiler var.
Denilebilir ki Oğan’ın adaylığı ülkücü camiadaki iç hesaplaşmalara dayalı. En çok oyu kimin tabanından alır net bir şey söylenemez gerçi, ama bana göre Kılıçdaroğlu’nun tabanından daha çok oy alması olasılığı fazla. Bu nedenle Oğan, AKP tabanından imza desteği almış olabilir.
Adayların düşünsel formasyonlarına bakıyorum, sağda iki aday var, onlara göre solda da iki aday.
En azından seçimin ilk turunda, İnce ile Oğan, Truva atı konumundalar: Kendi başlarına seçimi kazanma şansları yok, ama kazandırma işlevleri var. Bu, İnce’nin ilk turda Kılıçdaroğlu’un tabanını ne ölçüde provoke edeceğine bağlı. Zaten hedefleri de seçimin ikinci tura kalması…
Onlar da biliyor ki seçim ikinci tura kalırsa kartlar yeniden karılacak. En çok oy alan iki adayın ikinci turda seçimi kazanması için muhteşem bir Pazar açılacak. Çünkü seçilme şansı zayıflayan öteki iki adayın tabanlarının ikinci turda kime oy vereceğinin tercihi akılalmaz pazarlıklara yolaçabilecek…
AKP, cumhurbaşkanlığı seçimindeki yüzde 50+1 formülünü anayasaya koyarken, doğru bir karar almıştı, ama, ikinci turun yolaçacağı karambolü göremedi.
Cumhurbaşkanının halkın oyları ile seçilmesinin yanlış bir yanı yok. Ayrıca yüzde 50+1 formülünün de !.. Demokrasi halk yönetimi ise eğer, halkın çoğunluğunun cumhurbaşkanını aracısız şekilde seçmesi en demokratik alternatiftir.
Yanlış orada değil, yanlış, ikinci turdaki görece çoğunlukta ! Eğer gerçekten demokratik bir seçim isteniyorsa, turlar, önceden belirlenmiş bir rakamla (diyelim ki üç) sınırlı olarak adaylardan birisi yüzde 50+1’i buluncaya kadar devam etmeliydi. Sonuçta kilitlenme olursa seçim yenilenmeliydi…Bu, ittifakların daha bilinçli kurulmasına ve aday sayısının azalmasına yolaçardı…
Şimdiki sistemde, seçimin ikinci tura kalması halinde cumhurbaşkanı yüzde 50’nin çok altında bir oyla da seçilebilecek, yani azınlık oyları ile…
Peki bunun parlamenter sistemdeki aracılı cumhurbaşkanlığı seçiminden ne farkı kalacak ?
Deniliyor ki yüzde 50+1 formülü anlamsız ittifaklara yolaçtı. Oysa anlamsız olan ittifaklar değil, ittifakların benzemezlerden oluşması. Aynıların aynı yerde toplanacağı, örneğin tüm solun ( Sosyalistlerin, komünistlerin, sosyaldemokratların, Kemalistlerin) bir araya geleceği bir ittifak tek adayla cumhurbaşkanlığı seçimine katılsa bunun nesi yanlış olurdu ?!.
Şuraya geliyorum. Başkanlık sistemi çok abartılı yetkilerle donanmaz ve meclis tarafından denetlenebilen bir kurguya sahip olursa, idealize edilmese de kabül edilebilir bir sistem bana göre.
Bizdeki sistemin yanlışlığı, üzerine oturduğu toplumsal isistem ile otokratik kurgusu !..Demokratik bir sisteme oturtulmuş başkanlık neden yanlış olsun !..
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








