
İNSANA SAYGI…
26 Subat 2023 16:10:04
Nasıl da empati yüklü, zarif, insansı âdetlerimiz vardı:
İlkgençlik yıllarımda babamla bazen cenazelere, bazen de taziye ziyaretlerine giderdik. Babam uyarırdı: “Koyu renk birşeyler siz, cafcaflı kravat da takma?..”
Öyle yapardım. Beyaz gömleğe takılan açık gri bir kravat bile “cafcaflı” sayılırdı, koyu gri kravat takardım. Siyah ayakkabılarımız itinayla boyanmış ve cilalanmış olurdu…
Siyah, yas rengiydi. Siyah giysiler giyerek ölene saygı veya lacivert sunmuş olunurdu; yakınlarının yasını paylaşılmış…
Gericiler, “haçlı ruhu”diye tepki gösterirlerdi. Aldırmazlık. Cumhuriyet devriminin ikinci kuşağıydık ve ilk kuşakla iç-içeydik…
Cenazelerde ve taziye ziyaretlerinde gülümsenmezdi. Taziyelere çiçek götürmek gerekirdi. Kasımpatılar favori çiçekti. Evde fazla kalınmaz, başsağlığı dilenip ayrılınırdı…
Cenazelerin protokolü vardı:
Çok yakını değilseniz, törenin toprağa veriliş kısmına katılmak gelenek değildi. Cenaze yakınlarının özeline girmek kabül edilirdi bu. Buna hakkınız yoktu…
Aslında babam, siyaha takıktı. Çünkü siyah nazilerin de simgesel rengiydi. Siyah üniformalı şapkalarının ortasında kurukafa simgesi taşıyan naziler artık yoktu gerçi, ama lânetli anıları ve görselleri tazeydi. 1950’li yıllardan sözediyorum…
Babam Ahmet Naim’i hiç siyah elbise içinde görmediğimi bu yazıyı yazarken anımsadım. Lâcivert takım giyerdi cenaze ve taziyelerde… Cenaze veya taziye ziyaretleri için hazırlandığımız sıralarda beni “koyu renk siyah değil, haciverdi işaret ederdi…Zaten gardropumuzda siyah kostümler olmadı hiçbir zaman
**
Bir de günümüze bakın:
Cenaze törenlerindeki renk cümbüşü ve salaşlık bir yana, kahkahayla gülenlere bile rastlayabiliyorsunuz. Cenaze törenleri birbirini pek sık görmeyenlerin özel günlerine döndü. Musalla taşında yatan cenazeye sırtını dönüp fıkır fıkır kaynatanlar mı ararsınız, ayaküstü siyasi tartışmalara girişenler mi…Cenaze törenlerinin “Müslüman Kokteyli” diye anılması boşuna değil…
Deprem bölgesinde açıkta geceleyenleri sırtındaki 85 bin liralık Prada montla ziyaret edenleri mi ararsınız…Enkaz altındaki cenazelerinin çıkmasını bekleyenlerin yanında gülücükler saçarak sohbet eden densiz siyasetleri mi..
Hepsi bir arada artık. 32 kısım tekmili birden…
Nerden nereye geldik!
İçimsıra doğal diyorum…
İnsanın dirisine saygısı olmayanlardan ölülerine saygı göstermeleri beklenebilir mi?
Alın işte deprem bölgesini !
Dikkat ettim. CHP lideri Kılıçdaroğlu, koyu renk giysisi ve siyah kazağı ile ötekilerden ayrılıyordu deprem bölgesinde…Renk tercihi politik değildi, eminim, içinin acısının dışavurumuydu…
İnsanın, dirisini bir yana bırakalım, ölüsüne bile saygı duyulmayan vahşi bencillik bir sis gibi sardı/sarıyor güzelim ülkemizi…
O güzelim, zarif, empati yüklü geleneklerimiz yok oldu…Cumhuriyet devrimini yok edeceğiz derken, dirisi ve ölüsüyle insana saygıyı yok ettiler…
Deprem felâketi bunu da iyice açığa çıkartmadı mı ?!..
**
Türkiye’yi değiştirdiler. Ama, tıpkı bir nehrin kısa bir U dönüşü yapması gibi tersine bir değişim bu. yapay !..
Ne iyi ki tarih nehri hâlâ ileriye akıyor.
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








