
TEK YOL SEÇİM..
18 Subat 2023 15:36:21
Merkez Bankası başkanı Kavcıoğlu eleştirileri haklı buldu; MB’nin depremzedeler için açılan kampanyaya 30 milyar lira bağışta bulunmasını, “milletin parasını millete verdik” şeklinde açıkladı.
Buna kimsenin itirazı yok kardeşim. İtiraz, gösteriye !
Devletleri bir arada yaşayan insan toplulukları kurar; çağdaş anlamda millet! Devletin nesi varsa; malı-mülkü parası, milletindir.
Bağışta araya devletin ve iktidarın girmesi, bağışın niteliğini değiştirmez; MB’nin kampanyaya 30 milyar lira bağışlaması, milli dayanışmadır özünde. Bu, felâket anlarında zaten rutin bir görevdir. O halde gösteri niçindi ?
Anlamsızdı, ama öğretici bir yanı da yok değildi:
Büyük kişisel servetlerin toplam bağış içindeki payının ne kadar cüce kaldığı da ortaya çıktı bu arada.
Emeğin milli hasıladaki payı yüzde 96’dır, ama aldığı pay yüzde 25’tir. Aradaki fark bunların cebine girer. Buna karşılık milli bir felâketle karşılaşıldığında bunların felakete uğrayanlara katkısı yüzde 25 bile olmaz!
Bu açığa çıktı bir kez daha…
Cengiz’in 3 milyarlık bağışı ise, bunu gizlemeye yönelik bir şovdu gerçekte. Nasıl olsa bunu bir yerden çıkartırdı. Nitekim, aynı günün sabahı devletten 3 milyar teşvik aldığı ortaya çıktı.
Oysa, millet kavramı içinde onlar da yer alır. Felaket dönemlerindeki millî dayanışmaya katkılarının az olması, kârı/parayı her şeyin üzerinde tutan sosyal konumları ile ilgilidir…
**
İktidarın inşaata/ranta dayalı ekonomi politikasının yanlışlığı, son deprem felaketinde de trajik sonuçlarla çıktı karşımıza:
İskenderun’da 10 yıl önce “riskli alan” ilan edilen 6 mahallenin geçen yıl riskli alan olmaktan çıkartılması bu politikanın tipik bir örneği. Son depremde orada bine yakın insanımız can verdi.
İktidar değişirse bütün bunların hesabı sorulacak mıdır, bilmiyorum. Eğer sorulmayacaksa iktidar değişikliğinin ne anlamı kalır !
**
Bu arada deprem felaketinden siyasal rant devşirmeye çalışanların varlığı bir kez daha ortaya çıktı.
İktidara/Erdoğan’a zaman zaman yönelttiği eleştirilerle kaybettiği kariyerine bir ucundan olun tutunmaya çalışan Bülent Arınç’ın esas misyonu da belli oldu nihayet:
Arınç, iktidarın keşif kolu artık !
Deprem felaketini öne iterek seçimlerin ertelenmesini istemesi bunun tipik bir örneği…
Tepki aldı, ama yılmadı, en son şöyle dedi:
“Anayasaya aykırıymış!..Anayasa ayeti-i kerime mi ?”
Bu çıkışı iki şekilde yorumlayabilirsiniz:
Birincisi, anayasanın, “bir kereden bir şey olmaz” mantığı ile delinebileceği şeklinde…
İkincisi, erteleme için anayasanın değiştirileceği şeklinde…
Ben ikincisini anladım. Ve açıkça memnun oldum. Evet, seçimin ertelenmesi için anayasa değiştirilebilir. Ama, TBMM’inde 400 sandalyenin “evet” oyu ile…
İktidarda bu yok, muhalefet hayır diyor. Bu durumda Arınç’ın önerisi kadük kalacak gibi…
Hem zaten iktidar da Arınç’ın önerisini, “bizim kurumsal görüşümüz değil” diye reddetti. Bu zaten bekleniyordu, sonuçta bir keşif hareketiydi zaten…
Seçimin normal zamanında yapılması daha da önem artık. İktidarın Türkiye’yi taşıyamaz hale geldiği deprem felâketi ile bir kez daha doğrulandı çünkü…
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








