
DEVLETİN PARASI MI MİLLETİN PARASI MI ?
17 Subat 2023 17:03:02
Biliyorum başlıktaki soru aslında saçma. Devletin para basma yetkisi vardır, ama parası yoktur. Ancak olduğunu sananlar, devletin parasının aslında milletin parası olduğunu bilmeyenler hâlâ var.
Topa girmemin nedeni de bu; sonra lâfı depremzedeler için organize edilen bağış kampanyasına getireceğim. Lütfen sabırlı olun…
Kafakarışıklığını bir nebze olsun gidermek için devlet ve millet kavramlarını ne demeye geldiklerine bir göz atalım ilkten:
Devlet, siyasal bir örgütlemedir: Belirli bir ülkede yaşayan insan topluluklarının egemenlik ve bağımsızlık temelinde oluşturdukları bir yapıdır. Buna göre devleti yaratan belirli bir insan topluluğudur. Sorunun Marksist yorumuna girmeden devam edeceğim:
Batı’da ilk devleti eski Yunanlılar kurdu. “Polis” denilen kent devletlerdi bunlar. Devlet kavramının ilk teorisyenlenleri olan Platon ve Aristoteles’e göre, en özet tanımıyla devlet, her alanda (ekonomik, sosyal, siyasal ve kültürel) düzeni sağlayan bir aygıttı. Muhafazakar bir düşünür olan Platon’a göre en iyi devlet şekli, “bilge bir kralın” yönettiği monarşik devletti.
İlk devlet biçimleri de; monarşik, oligarşik ve demokratik olmak üzere üçe ayrıldı. Antik Yunan demokrasisi ilk demokratik devlet biçimi olarak tarihe geçti. Devlet, toplumsal düzeni, monarşilerde kralların, oligarşilerde egemen grupların, demokrasilerde halkın yaptığı yasalarla sağlıyordu.
Türklerin kurduğu ilk devlet olan (İÖ 3.yüzyıl) Hun devleti ile 10.yüzyıldaki Karahanlı devleti arasındaki öteki devletler, ilk şekle uyuyordu. Bozkır ortamında kurulan bu göçebe devletlerin, dağınık yerleşimler nedeniyle güçlü bir mezkeziyetçi yapısı yoktu. Yerleşik düzene geçildikten ve islamın kabülünden sonra Türkler güçlü monarşik devletler kurdular…
Uzattım affedin.
Millete gelince…
Millet, karegorik bir kavram, teorik olarak başı-sonu var kabül ediliyor…
Beş öğeden; toprak, pazar, dil, kültür ve tinsel/manevi birlikten oluşuyor. Devleti hangi baskın soy kurduysa onun adına alıyor. Kavram devletin içindeki öteki milli toplulukları (etnisti) kapsamıyor.
Millet, çeşitli sosyal sınıflardan meydana geliyor. Hangi sosyal sınıf üretim araçlarının mülkiyetine sahipse ve/veya onları kontrol ediyorsa, egemen güç de o oluyor. Neoliberal sistemde bunlara, terminolojik bir ayrımla, sermaye sınıfı ya da “burjuvazi” deniliyor.
Sermaye sınıfını temsil eden iktidarlar, doğal olarak devleti de bir bütün olarak yönetiyor…Yasaları da onlar yapıyor…
İster İngiltere’de olduğu gibi monarşik ister ABD ve Türkiye’de olduğu gibi Başkanlık ve isterse avrupanın öteki ülkelerinde olduğu parlamentarizmle iç-içe geçen yarı-başkanlık gibi biçimler de alsa, sosyal yapının içeriği belirli bir zaman dilimi için değişmiyor…
Örneğin Türkiye’de millet ve ona koşut olarak çağdaş devlet, cumhuriyet devrimi ile kuruldu. O tarihten (1923) bu yana parlamenter düzen egemendi. Dört yıl önce yönetim şekli/sistemi Başkanlık sistemi haline geldi. (Sistemin adı Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi gerçi, ama yalın bir ifadeyle başkanlık sistemi ile yönetiliyor bugün Türkiye).
**
Gelelim depremzedeler için açılan bağış kampanyasına Merkez Bankası başta olmak üzere kamu bankalarının “bağışçı” olarak katılıp 90 milyar lira tutarında bağış yapmalarına…
Buna neden gerek görüldü pek anlayamadım ? Çünkü sonuçta, Merkez Bankası ve öteki kamu bankaları, milletin parasıyla kurulmuş, milletin parasını yöneten kuruluşlar. Örneğin Merkez Bankasının kampanyaya bağışçı olarak katılması, gerçekte milletin parasının milletin bir kısmına (depremzedelere) aktarılması anlamına geliyor !..
Peki bu yola niçin başvuruldu ? Neoliberilizm ve iktidarın Türkiye’deki gözdeleri olan sermaye sınıfının bağış işinde pek de gözükmeyecekleri olasılığı dikkate alınarak mı ? Öyle de oldu: Bu satırların yazıldığı sırada 115 milyar lira olan toplam bağışın içindeki devletin (millet şeklinde okuyun) payı yüzde 75 idi. Geriye kalan yüzde 25’in içinde ise, sermaye sınıfının payı, halkın bağışlarının yanında hikâyeydi !..Bir de şu var: Merkez Bankasının bağışı Sayıştay denetiminin dışında kalacak…
İster Başkanlık ve isterse parlamenterist biçimde olsun neoliberalizmin gerçek yüzüdür bu ! Milletin çok büyük bir çoğunluğu üretir ama ranta küçük bir azınlık el koyar ! Bir milli felâket sırasında bunlar arazi olurken millet yine birbirine sarılır…
Adalet bunun neresinde peki ?
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








