
SORUN BAŞKANLIK SİSTEMİ Mİ ?
16 Subat 2023 19:30:02
“Erdoğan’ın talimatı olmadan bir vinç bile yer değiştiremiyor” diye eleştiriyor sayın muhalif basınımız…
Oysa, kısaca Başkanlık Sistemi de bu demek zaten.
Yürütme erkinin tüm yetkileri onda. Her şeyden o sorumlu.
Bu sistemin yaratıcısı ABD’dir. ABD, 1787 anayasası ile başkanlık sistemine geçti. Başkan seçimle geliyor. İki parçalı (Temsilciler meclisi ve Senato) yasama erki (kongre), bizde de olduğu gibi, daha çok danışma meclisi niteliğinde. Ama bize göre daha işlevsel Başkan isterse bir nükleer savaşın startını bile tek başına verebiliyor.
Bizdeki başkanlık sisteminin ABD’ninkinden eksiği yok, fazlası var. Fazlası, meclisi feshetme yetkisi ! ABD başkanının bu yetkisi yok.
Bizdeki gibi orada da bakanların (sekreterlerin) meclise karşı sorumluluğu yok. Ama, tek başlarına karar alamıyorlar. Başkan ne derse o ! ABD’nin efsanevi başkanı Lincoln’nin şu sözü sistemin özeti gibidir: “Yedi hayır, bir evet; evet’ler galip.”
Bizdeki başkanlık sistemi ABD başkanlık sisteminin daha da otoriter şeklidir.
Sistem, yürütmenin tüm yetkilerini Tek Adam’a verdiğine göre, ülkeyi de o tek adamın (tek başına) yönetmesi doğal. Bütün talimatları onun vermesi, en azından her şeyden onun haberli olması, onun onayıyla hareket edilmesi normal.
Vinç eleştirisi abartılmış bir eleştiri midir, bilmiyorum. Ama, bizim başkanın en küçük ayrıntılara kadar alınan her kararda kendisini bir şekilde duyumsattığını biliyoruz.
Belki de bu yüzden, tüm bakanlar ve kamu görevlilerinin dilinde “Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla…” sözü pelesenk olmuş durumda.
Bu biraz abartılı gerçi, ama gerçekçi bir temele de oturmuyor değil !
Son depremde alınan kararları başkanın tek başına alması, sistemin doğası ! Alınan doğru ve/veya yanlış kararların tüm sorumlusu başkan oluyor bu durumda. Yürütmenin çeşitli organları hata yaparsa eğer, bunun sorumlusu da başkan oluyor.
Şu var ki, tüm sorumlulukları uhdesinde toplayan başkan, meclis dahil kimseye karşı sorumlu değil !
Basın, doğası gereği ayrıntılara giriyor, deprem bölgesindeki aksaklıkları eleştiriyor ama, aslında tüm sorumluluğun başkanda toplandığının basın da farkında elbette.
Çokları, Kılıçdaroğlu’nun, tüm olup bitenlerden Başkanı sorumlu tutmasını abartılı buluyor, bunun toptancı bir yaklaşım olduğunu söylüyor.
Ama, Kılıçdaroğlu’nun nokta atışları gerçekte yanlış bir soyutlama değil. Sistemin de eleştirisi aynı zamanda…
Zaten izim muhalefeti, örneğin ABD’deki muhalefetten ayıran da bu. Bizim muhalefetimiz, sadece Erdoğan’a karşı değil, onun temsil ettiği başkanlık sistemine de karşı !
İlginç olan bir kolpasına getirilip seçim ertelenmezde, Haziran’da yapılacak seçimde muhalif bir cumhurbaşkanı seçilirse, haliyle Erdoğan’ın bu günkü yetkilerini taşıyacak! Parlamenter sisteme geçiş ne zaman ve nasıl olacak, o zamana kadar parlâmenter sistemin yürütme erki, başkanlık sistemine nasıl monte edilecek, burası meçhul !
Şuraya geliyorum…
Türkiye, dört yıl öncesine kadar parlâmenter sistemle yönetiliyordu. Eksiğine gediğine ve arada bir omuzlarındaki yıldızlarını şakır şakır parlatarak iktidara el koyanların varlığına rağmen, sisteme eni-konu alışmıştık, epeyce deneyim de kazanmıştık.
Eğer iyi işlese, ola ki başkanlık sistemine de alışırdık, alışmıştık bile ! Ama, iyi işlemedi. Türkiye’nin sorunları daha da büyüdü, her açıdan kaotik bir sürece girdik…
Türkiye, bu süreçte pandemi, orman yangınları, depremler ve Rusya-Ukrayna savaşı gibi doğrudan ekonomimizi etkiyen sorunlarla karşılaşmasa, bunun dışında başkan da seküler düzenle hesaplaşma gibi temel politikasını yoğunlaştırmasa, araya elitizm, nepotizm ve particilik girmese bugünkü hoş olmayan tablo doğar mıydı yine ?
Sanmıyorum.
Yani sorun, aslında, yönetim biçiminde değil, içeriğinde. Yürütme erkinin politikalarına yön veren kafa yapısında…En temelde de, toplumsal sistemin bizatihi kendisinde !
Şunu söylemeye çalışıyorum:
Başkanlık sistemini kötüleyip parlamenter sistemi idealize etmek, sihirli değnek değil.
Bugün başkanlık koltuğunda cumhuriyet devrimini içselleştirmiş yahut toplumcu bir başkan otursa, o zaman da parlamenter sisteme dönelim diye ısrar edecek miydiniz ?
Sonuç:
Erdoğan’la olmuyor. Ama bu, bir başka başkanla da olmayacak anlamına gelmiyor !
Tekrar edeceğim:
Sorun yönetim şeklinde değil, içeriğinde ! Neoliberalizmin borusu parlamenter sistemde de ötecekse, sonuçta ne değişir ?
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








