
ESAS SORUN…
15 Subat 2023 18:05:35
Bir biliminsanımız, Prof.Şengör, enkazların altında 150 bini aşkın insan olduğunu iddia etti. İddiaların gerçekleşme oranı değişebilir, hatta sonuçta düpedüz atmasyon olduğu ortaya çıkabilir, ama deprem bölgesi sözkonusu ise, sıfırnamaz. Çok sayıda insanımız, ölü veya diri enkazların altında halen…
Arama kurtarma ekipleri bu güne kadar enkazlardan 7 bine yakın insanımızı sağ çıkarttılar. Enkazlardan çıkarılan ölülerin sayısı, her gün toplam can kaybına ekleniyor, durmadan da artıyor. Tahminler, ölü sayısının 100 bini aşacağı yönünde.
Rakam büyük, ama uzmanlara göre, olağan değil. 7,7 ve 7,6 şiddetindeki iki depremin bu kadar ölüme yolaçmaması gerektiği fikrinde olanlar çok…
Şu sözü anımsayalım:
Deprem değil, bina öldürür.
Niçin bu kadar çok ölü sorusunun yanıtı bu sözde yatıyor işte:
Ölümlerin bu kadar yüksek rakamlara ulaşmasının nedeni, yapıların önemli bir kısmının depreme dayanıklı olmaması !
Bunun altında da zırt-pırt çıkartılan imar afları ile denetimsizlik yatıyor…
Bakıyorum, bulabildikleri müteahhitleri içeri tıkıyorlar. Bu yapıları denetlemekle görevli olanlar nerede peki ?, Denetleme mekanizmalarının başına işi bilmeyenleri atayıp kurumları felç edenler ? İmar afları çıkartanlar ?..
Onbinlerce insanımız öldü, bu rakamın 100 bini aşması bekleniyor, 80 bini aşkın yaralımız var. İmar işlerinden sorumlu tek bir bürokrat ve siyasetçi istifa etti mi ?! Hırsız müteahhitleri içeri atarak durumu idare etmeye çalışıyorlar!..
Aslında bu bir toplumsal sistem sorunudur. Sistem (ki neoliberalizm ya da vahşi tekelci kapitalizm diyoruz buna) insan-rant ikileminde ikincisini öne iter.
Çürük binalarda ölen insanlarımızın kâtili gerçekte toplumsal sistemdir. O sistemi içselleştiren herkes, teorik olarak, çürük binaların yuttuğu insanlarımızın ölümlerinden de sorumludur. Siyasetçiler, o sistemin veya kurulu düzenin temsilcileridir sonuçta.
Neoliberalizmi içselleştirmiş veya buna zorlanmış toplumların gelişmişlik ve/veya gerikalmışlık düzeyi, insana farklı değer ölçüleriyle yaklaşılmasına yolaçar. Ama, ne kadar gelişmiş olursa olsun, buralarda da insan yaşamı, rantın arkasında kalır daima…
Bir de bu açıdan bakmanızı öneriyorum yaşadığımız felâkete…
Sistemin temsilcilerinin, felâketler karşısında iyice somutlaşan insani/sosyal dayanışmaya bile tahammülü yok ! İliklerine kadar işleyen “egosantrizm” depremzedelere kendilerinin dışındaki kişi ve örgütlerin el uzatmasını egemenlik alanlarına müdahale olarak görüyorlar.
Bunun son örneğini MHP lideri ve iktidarın ortağı Devlet Bahçeli’nin, ellerinden geldiğince felâkete uğrayanlara el uzatanlara gösterdiği tepkide örneklendi .Biz varken size ne oluyor demeye getiren bir açıklama yaptı Bahçeli…Yardımsever dernekleri sahtekarlıkla suçladı; daha da ileri gitti, medyanın (yandaş medyayı kastediyor) bunları ekranlarına çıkartmamasını istedi…
Oysa o suçladığı dernekler depremin ilk gününden beri orada can kurtarıyor, yara sarıyor…İlk gün orada olması gereken Bahçeli, ancak dokuzuncu gün bölgeye gitme kararı alabildi !..
Bahçeli, sanıyorum, özellikle Ahbap Derneği’ni hedefe koymasının nedeni, derneğin önderi olan sanatçı Haluk Levent’in toplumcu bir aydın olması…
Oysa Ahbap, sadece bir yardım derneği. Ahbap Derneği’nin içinde her ideolojik-siyasal kesimlerden insanlar var ve dernek, depremin ilk gününden beri AFAD’la (devletle) koordineli olarak hizmet veriyor…Bir anlamda sistemin büyüttüğü felâkete insani boyutu daha geniş bir perspektiften yaklaşıyor, felakete uğrayanların tümünü kucaklıyor…Başta TİP ve TKP olmak üzere tüm sol partilerin ellerindeki tüm imkanlarla depremin vurduğu insanlarımız için koşuşturmaları gibi… Savaşlar ile milli felâketlerde sınıfsal değil, milli çekişki öne çıkar çünkü…
Sayın Bahçeli, ben milliyetçiyim diyor, ama milli bütünlük kavramı içine siyasi muarızlarını almıyor, bu şekilde bölüyor milleti !...
Oysa, savaşlar gibi, doğal felaketlerin de milli birlik ruhu içinde göğüslenmesi gerekir.
Son deprem felâketi bunu anlayanlar ile anlamayanları da ortaya çıkartan bir turnusol oldu…
Bu düzen değişmelidir ! Bu düzen değişmeden güzelim ülkemizin hiçbir sorunu radikal çözümlere kavuşamayacak…
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








