
AYRIMCILIK TAM TAMLARI…
11 Subat 2023 14:18:30
AKP sözcüsü Ömer Çelik, depremin daha dumanı tüterken TV ekranlarına çıkıp; “Cumhur İttifakı olarak sahadayız” dedi mi ?
Dedi !
Bu şekilde…
Deprem felâketinde en çok ihtiyacımız olan milli birliğin altına dinamit koydu mu ?
Koydu !
Bu şekilde…
İktidara bu sahada da gol atmak için fırsat kollayan muhalefete eşsiz bir ara pas verdi mi ?
Verdi !
Şimdi bakıyorum…
“Ben bunlarla hiçbir platformda bir araya gelmem” diyen Kılıçdaroğlu’na kızıyorlar ! Sen baştan ayrımcılık yaparsan, seçime üç ay kala muhalefet durur mu kardeşim ?!
Enkazların altında binlerce insanımız kurtarılmayı bekliyor. Hayatta kalan insanlarımız kendilerine olsun.asgari yaşam koşullarının yaratılmasını bekliyor…
İktidar bir yerde, muhalefet bir yerde !
Sanki orası deprem bölgesi değil, miting alanı !
Peki buna yol açan kim ?
İktidarın kendisi değil mi !
Yunan düşünürü Platon, Devlet ismindeki eserinde şöyle der:
“Kanunların ve toplumun koruyucuları olanlar, koruyucu olmadan koruyucu geçinirlerse, devlet çöktü demektir. Bütün toplumun kaderi onların keyfine kalır.”
Kimi tarif ediyor usta ?
Halkın acılarına mikrofon uzattıkları için dürüst basına da kızıyorlar. Bu görevin, gerilimi azaltan , bir tür sübap işlevi gören pisikolojik boyutundan da tabii haberleri yok.
Sosyal medyaya getirilen kısıtlama bunun tipik bir örneği…Oysa o da bir sübap ! Birgikirliliği ise ne zaman yok ki ! Fısıltı Gazetesini susturabilir misiniz ?!..
Gerçekler yazılmasın, söylenmesin, herkes boynunu büküp kaderine razı olsun !İstenen bu !
Kısıtlamalar, demokrasileri yeteri kadar gelişmemiş ülkelerde çok sık görülen ortak bir iktidar refleksidir. Herkes benim türkümü söylesin isterler; türkülerine eşlik etmek istemeyenleri susturma yoluna giderler…
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu çapta bir depreme karşı hazırlıklı olunamaz anlamına gelen bir söz söyledi.
Buna kısmen katılıyorum. Yüzyılın en büyük depremini yaşıyoruz. Bu çapta bir depreme pat diye hâkim olmak zordan da ötedir. Buna katılıyorum.
Ama, depremin dördüncü gününde de dramatik olaylar şeklinde sırıtan organizasyon bozukluğu, siyasi ayrımcılık, bunun neden olduğu örneğin Bodrum Belediye Başkanlığının yardım tırına Muğla valiliğinin forsunun çekilmesi gibi tuhaf müdahaleler, kurtarma/yardım ekiplerinin deprem bölgesine dengeli dağıtılamaması, genelde yetersizliği, vb. göstergeler, depreme hiç hazırlıklı olmadığımızı gösteriyor…
Orman yangınlarında da çıkmamış mıydı bu ortaya ?
Deprem kuşağında bir ülkedeyiz…
Bu, deprem konusunu, birinci dereceden önemli bir konu haline getiriyor. Bu gerçeği içselleştirip her açıdan gereğini yerine getirmezseniz, doğal felâketlerin yolaçtağı yıkımın çapına müdahale etme şansınız da kalmaz !
10 ilimizde yaşanan olay bu !
**
Dün de yazdım. Deprem bölgesine yardım için halkımız kenetlendi. Siyasetçilerin ayrımcılığına metelik vermeden felâkete uğrayan insanlarımızı yardımları ile kucaklamaya çalışıyorlar…
Hiç değilse bu işin organizasyonunu düzgün şekilde sağlayın lütfen !..
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








